27 Eylül 2022 Salı
Joie De Vivre *
5 Haziran 2022 Pazar
Kiraz Partisi
Altı kişilik kızlar grubumuz ( gerçi bir arkadaşımız Siirt'e tayini çıktı gitti , ayrı kaldık ondan ) yıllar süren birlikteliğimizle hayatımda güzel bir yeri olan şey. Hafta boyunca işe gidiyoruz geliyoruz, arada bir araya geliyoruz. Geçen hafta sonu trenle Eskişehir'e gitmiştik. Bu hafta içi de yani perşembe günü okul sonrası buluşalım dedik. Bir arkadaşımızın bahçesinde ki iki ağacın kirazları olmuş, gelin toplayalım dedi. Bize de bahane olsun; o günü güzel geçirelim dedik ve kiraz partisi yapalım, yiyelim içelim , biraz hayatımıza renk gelsin istedik :)
Dediğim gibi, en küçük durumları güzel anlara dönüştürmeyi seviyoruz. Yoksa elimize torbayı alır yarım saatte kiraz toplardık. Ama hayat onu ne kadar güzelleştirdiğine, anlam kattığına bakar. Her şey tercih meselesi. Yoksa hepimiz en az yarım gün çalışıyoruz, okul sonrası çok yorgun oluyoruz ama mutlu bir ortamda oturmanın keyfi de başka bir şeyde yok. Hepimiz arkadaşımıza giderken bir şeyler götürdük.
26 Ocak 2022 Çarşamba
Kardan Adam
Tüm yurtta sevince neden olan kar yağışı bizim kasabaya da tüm güzelliğiyle geldi. Okulların kapanmasıyla denk bir zamana gelen yağışla etkisi oldukça fazla oldu. Şu sıralar yağmıyor ama çatılar bembeyaz, her sokakta çocuklar tarafından yapılan kardan adamlar var.
Bu sene bazı sebeplerden dolayı sokak sokak gezmek nasip olmadı. Nedenini cuma yazımda anlatırım kısmetse.
Ama bizim buralarda yapılan kardan adamları şöyle tarihe not düşelim istedim.

8 Kasım 2021 Pazartesi
Harikalar Odası
4 Ekim 2021 Pazartesi
Sonbaharı Kutlayalım !
Sonbahar geldiyse bizim arkadaşlarla artık buluşma zamanımız. Uzun yaz tatilinden sonra herkes eve dönmüş, işler tamamlanmış ve birlikte olma zamanı gelmiştir. İlk olarak grubumuzda ki bir arkadaşımızın eylül başında ki doğum gününde bir kutlama yaparız. Sonrasında tabi ki beraber küçük oturmalar , buluşmalar düzenleriz ama sonbahar partilerimiz meşhurdur. Kabak sevgimi onlara da bulaştırdım, yaz bitimiyle harıl harıl aramaya başlarız.
Kaç yıldır kutluyoruz böyle hesaplamak lazım hatta bir ara her senenin fotoğraflarını bulmam lazım çünkü bu anılar çok değerli. Bu sene de bir araya gelerek güzel bir güz partisi yaptık.
10 Ağustos 2021 Salı
Zemheride Güller Açsın, Ağustos'ta Karlar Yağsın *
Haftalardır süren aşırı sıcaklar sonu biraz serinleyen havayla mutluluğuma diyecek yok. Cumartesi sabahı ezana yakın gök gürültüsü başlayınca hemen kalkıp pencereyi açtım. Hiç korkmam sesinden, şimşeklerden. Çok severim böyle havaları. Yağmur çok yağmadı ama iki gün bizim için ferah ve serin geçti bir nebze. Cumartesi ara sıra yağan yağmur eşliğinde bisiklet sürdük. Hatta ilk çıktığımızda öyle bir sağnağa yakalandık ki. Kendimizi bir ev girişine atıp yağmurun dinmesini bekledik.
Pazar günü biraz yürüdüm. Yağmur yoktu ama hava oldukça bulutluydu. Eve döner dönmez bir filmi tekrar seyretmeyi aklıma düşürdüm. Böyle huylarım vardır; bazı zamanlara, mevsimlere ait filmlerim, yönetmenlerim vardır. Mesela Bergman kış yaklaşırken tekrar tekrar seyrettiğim yönetmendir. Yağmur yağarken Cherbourg Şemsiyeleri filmi seyredilmelidir. 60'lı yılların Paris'inde bir aşk hikayesidir aslında farklı bir hikayesi de yoktur. Yağmurlu ve gri günlerin inadına o şemsiyeler rengarenktir. Tekrar internetten bularak serin balkonumda izlemeye başladım. Açılış sahnesinde oradan oraya koşturan renkli şemsiyelerle içim nasıl mutluluk doldu anlatamam. Filmde Catherine Deneuve annesiyle birlikte şemsiye satan bir dükkan işletir. Şemsiyeli insanlar aynı başlangıçta ki gibi film boyunca gezinip durur. Bir taraftan da şarkılar etrafta uçuşur durur. Hatta bu film için Denevue'nun gülümsemesinin görüldüğü son film derler.
Şavkar Altınel'in bir şiirinden de haberim oldu bu film ile alakalı. Bir zamanlar güzel yazılar yazan blog Neolitikhanım'dan aldım şiiri. Buyrun şiire..
BERKHAMSTED ŞEMSİYELERİ
15 Haziran 2021 Salı
Gün Geçerken
12 Nisan 2021 Pazartesi
Biraz Nisan Olsun
Nisan ayıyla içimize doluşan minik kelebekler, kemiklerimizi ısıtan güneş, ağaçların yemyeşil olmaya başlaması ne kadar güzel, değil mi? Ama bu yıl nisanın ortasına gelmemize rağmen böyle olmadı, öyle soğuk ki hava acaba şubatta mı kaldık diyorum. Şair Eliot 'yu haklı buluyorum nisanın zalimliği hakkında. İlginçtir şair bu şiiri bir zamanlar dünyayı şimdi ki gibi esir alan virüs salgının sonunda yazmış. T.S. Eliot karısıyla birlikte ispanyol gribine yakalanmış. Meşhur şiiri Çorak Ülke oluşmuş bu sıralar. Soğuk havanın etkisini azalttığına inandığım bugün içim bahara yakışır şekilde minik kıpırtılarla dolarak yürümeye çıktım okul sonrası. Öyle ihtiyacım vardı ki uzun uzun yürümeye, serin havayı ciğerlerime çekip biraz ısınan topraktan süzülen buğuyu ciğerlerime çekmeye. Cahit Zarifoğlu fısıldıyor sanki kulağıma, nasıl yapmam diyorum hemen kaldırıyorum başımı yukarı;
'' Gökyüzüne bakmayanların kalbi daha çok kirlenir.''
Doğanın güzelliğinin suçları önlemeye, kalbi yumuşatmaya etkisi var mıdır acaba? Ağaçların altında yürürken içini merhamet ve sevgi kaplamayan var mıdır? Ya da benim gibi melankolikler herhalde bu kadar fazla anlam yüklüyor insan dışında olan her şeye. Yoksa Hitler bile Bavyeranın uçsuz bucaksız doğal güzelliğine bana mısın dememiş.1934 yılında Uzun Bıçaklar Gecesi'nin sabahında Ernst Roehm'i öldürmek için Münih'in 70 km ötesinde ki Bad Wiessee köyüne giderken bir ormanın ve bir gölün kenarından geçmiş ama doğa kalbini yumuşatmamış, kötülüğünü yapmıştır.
Ağaçların güneşe kavuşur kavuşmaz patlatacağı tomurcuklarına baktım. Onlarda benim gbi bekliyorlardı gün ışığını. Coşmalarına az kalmıştı. Bakmak, seyretmek en çok bahara yakışıyor sanki. Özlediklerimizi içeriyor, mutlu olmayı garantiliyor sanki. Eve dönmeden , şehrin kalabalık sokaklarına girmeden önce bu patikadan geçmeliyim, şuradan çiçek toplamalıyım, belki koyunlar da görürüm diye az yürümemişim. Otuz yıl önce de bu bağlarda geziyordum, anneme çiçek topluyordum her seferinde. İşte değişmeyen şükür ki bu sarı , mor çiçekler. Çocukluğumun kanıtı sanki, hala varlar.
'' Bu dünyadan bize kalacak olan gözümüzün gördükleri değil , gönlümüzün duyduklardır. ''
diyen İbrahim Tenekeci'yi hatırlamamak olmaz. Gönlümüzü eğitmenin yollarını bulmalıyız, bunun için daha çok bakmalı, farketmeli, merhameti eksik etmemeliyiz . Daha çok yalnız kalmalı, fazla da bel bağlamamalıyız çok sevsek de bazılarını. Hayatı yavaşlatmalı, hep koşmamalıyız günler günler boyu.
'' Uzun sürmenin yollarını arayıp bulmalı insan. Yavaşlamanın.. Hızlıca geçip giden bir şey olmamanın çaresini arayıp bulmalı. Otobüsün penceresinden dışarıya baktığımızda nasıl çizgileşerek kayıp gidiyorsa her şey, öylece kayıp gidiyor hayat ellerimizden, akan yol şeritleri gibi akıyor gözlerimizin önünden '' diye yazınca ne zamandır Gökhan Özcan köşe yazılarını okumadığım aklıma geliyor.
Güzel bir yürüyüş sonrası eve gelip kendime bir kahve yaptım. Topladığım çiçeklerin yarısını anneme verdim yarısını da vazoma koydum. Sonra da bunları yazmaya oturdum. Gün içinde içtiğimiz son kahve bugün. Yarın ramazan başlıyor, değişik bir heyecan inananların bildiği bir haz.
Bir zamanlar Cahit Zarifoğlu eşi Berat Hanım'a bir mektup yazmış ve Mutluluk hakkında şunları demiş;
''Bana soruyorsun şu resimdekiler kim diye. Emin ol kim olduklarını çıkaramadım. Görünüşe bakılırsa mutlular. Fakat insanlara tavsiyem şudur ki nasıl ' zenginin parası parasızın çenesini yorarsa' , başkalarının mutlu görünümü , insanın kendi mutlu olma imkanını, kabiliyetini görmekten alıkoymamalı. Filmler, resimler birer hayaldir. Başka insanların dış görünümleri de bizi aldatmasın. İnsan kendi mutlu olma imkanını görebilmeli. Mutluluksa filmlerin, romanların içinde değil, kendi yaşadığımız basit hayatın içindedir. Ve önemli olan yaşanılan 'an'dır. Onu ibadet, sabır, anlayış, tevazu ve merhamet ile anlamlı hale getirmek mutluluğun ta kendisidir. ''
Öyle beğendim ki mutluluk formülüne Zarifoğlu'nun. Yaşamı anlamlı hale getirmek insandan insana değişir ama bu reçete tam benlik; yılın en anlamlı ayına gelmenin mutluluğunu yaşayan herkese selam olsun. Bereketi, huzuru, nuru evlerimizi doldursun, dualarımızda birbirimizi unutmayalım.
Hayırlı Ramazanlar !
8 Şubat 2021 Pazartesi
"Küçük Bir Kasabada Bahar"
Siyah beyaz bir film izledim nasıl güzeldi. Film Wong Kar Wai'nin Aşk Zamanı filmine ilham veren 1948 de çekilen bir Çin filmi. ''Küçük Bir Kasabada Bahar'' ..
Açılış sahnesinde bir kadın koluna taktığı sepetiyle kırlarda yürüyor. Bir taraftan da şöyle diyordu ;
'' Küçük bir kasaba da yaşamak, hiç bir şeyin değişmediği hayatı yaşamak ... Her gün bakkal alışverişini bitirdikten sonra surların yukarısında ki alanda bir süre yürümek hoşuma gider. Şimdiden bir alışkanlığa dönüştü bile. Surlar boyunca yürürken bu dünyayı arkamda bırakırmışım gibi bir hisse kapılırım. Gözlerim hiç bir şey görmez. Aklım tamamen boşalmıştır. Kolumda ki sebze sepeti ve kocam için tuttuğum ilaçlar olmasa tüm gün eve gitmeyebilirim.''
19 Temmuz 2020 Pazar
Yaz Yürüyüşleri
Ekim Cuması
Ekim ayını neredeyse bitiriyoruz. Ekim ayının 15'i gibi eve döndük ve geldiğimizden beri temizlik, çam...
-
“.. yağmurlar içindeydi Prag, bir gölün dibinde gümüş kakma bir sandıktı, kapağını açtım. içinde genç bir kadın uyuyor'' ...
-
Merhaba Blog Ahalisi! Bugün önemli haberlerim var size. Geçen ay hayatımız üzerine vereceğimiz karar...
-
Hey Millet ! Orada mısınız? Yaz sıcakları beni mahvetti. Temmuz başı tüm eşyalarımızı toparlayarak Kocaeli'ye döndük. Zaten kişisel ...


.jpeg)

.jpeg)


.jpeg)

































