yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Haziran 2022 Pazar

Kiraz Partisi

                     Altı kişilik kızlar grubumuz ( gerçi bir arkadaşımız Siirt'e tayini çıktı gitti , ayrı kaldık ondan ) yıllar süren birlikteliğimizle hayatımda güzel bir yeri olan şey. Hafta boyunca işe gidiyoruz geliyoruz, arada bir araya geliyoruz. Geçen hafta sonu trenle Eskişehir'e gitmiştik. Bu hafta içi de yani perşembe günü okul sonrası buluşalım dedik. Bir arkadaşımızın bahçesinde ki iki ağacın kirazları olmuş, gelin toplayalım dedi. Bize de bahane olsun; o günü güzel geçirelim dedik ve kiraz partisi yapalım, yiyelim içelim , biraz hayatımıza renk gelsin istedik :)

                 Dediğim gibi, en küçük durumları güzel anlara dönüştürmeyi seviyoruz. Yoksa elimize torbayı alır yarım saatte kiraz toplardık. Ama hayat onu ne kadar güzelleştirdiğine, anlam kattığına bakar. Her şey tercih meselesi. Yoksa hepimiz en az yarım gün çalışıyoruz, okul sonrası çok yorgun oluyoruz ama mutlu bir ortamda oturmanın keyfi de başka bir şeyde yok. Hepimiz arkadaşımıza giderken bir şeyler götürdük. 



Bahçesine geldiğimizde arkadaşımız sofrayı hazırlamış, bizi bekliyordu. Bahçeli evi olmasının avantajıyla sakin bir ortam hazırdı.


Sonra el birliği ile yiyecekleri masaya taşıdık.


                                                            İçecekler hazırlandı..



Arkadaşımız bugün için temaya uygun tabak bile almış :)




Partilerimizin olmazsa olmazı pastalarımız tabi ki kendi yaptıklarımız..


Akşama kadar masa başı sohbet, muhabbetle geçen zaman..
Ağaç altında kurulmuş masada oturmak, yemek ,içmek..
Rüzgarla biraz üşüdük ama işte kiraz vakti bile geldi çattı. En son benim bahçe de limon kızlar partisi yapmıştık. Bakalım bundan sonra ne olur?
Size tavsiyem, arkadaşlarınızla bir araya gelmelerinizi özelleştirin, her anı kutlayın, hiç birşey için üşenmeyin, küçük dokunuşlar yaşama büyük mutluluklar olarak dönüyor, unutmayın!



4 Ekim 2021 Pazartesi

Sonbaharı Kutlayalım !

                        Sonbahar geldiyse bizim arkadaşlarla artık buluşma zamanımız. Uzun yaz tatilinden sonra herkes eve dönmüş, işler tamamlanmış ve birlikte olma zamanı gelmiştir. İlk olarak grubumuzda ki bir arkadaşımızın eylül başında ki doğum gününde bir kutlama yaparız. Sonrasında tabi ki beraber küçük oturmalar , buluşmalar düzenleriz ama sonbahar partilerimiz meşhurdur. Kabak sevgimi onlara da bulaştırdım, yaz bitimiyle harıl harıl aramaya başlarız. 

                        Kaç yıldır kutluyoruz böyle hesaplamak  lazım hatta bir ara her senenin fotoğraflarını bulmam lazım çünkü bu anılar çok değerli. Bu sene de bir araya gelerek güzel bir güz partisi yaptık.



Arkadaşım Hanife'nin evinde buluştuk. Aslında bahçede olacaktık ama o gün hava öyle bir bozdu ki dışarıda oturmak imkansızdı. Bizim için hoş ayrıntılarla dolu bir mekan hazırlamış arkadaşımız. İsterseniz bir bakalım..


           Eve girince getirdiğimiz hediyeleri bir köşeye koyduk. Bunlar küçük küçük sonbaharla ilişkili şeyler genelde. 


                  Taa uzaklarda olan arkadaşımız Esmanur'dan ayrı kaçıncı yılımız bu sene. Tayini Siirt'e çıktığı için oraya gittiler. Ama sevgili arkadaşımız oralardan bize hediyeler göndermiş.Yokluğunu hep hissediyoruz ne yazık ki.



Hediyelerimiz..


Gittiğimiz yere yiyeceklerimizi yanımızda götürüyoruz, böylece ev sahibini çok yormamış oluyoruz. Pastamız Hanife'den bu sonbahar.



Masamız tabi ki sonbahar temalı :)






                    Temamız ne olursa olsun yıllardır süren dostluğumuz bir masa çevresinde devam ediyor. Her grup gibi sorunlarımız olmuyor değil ama her seferinde ortak paydamız anlayışla hallettik. Bu fotoğrafta iki arkadaşımız eksik. Biri dediğim gibi çok uzaklarda ama gönlümüz hep onunla. Diğeri bir taşınma yüzünden gelemedi ama bugün bende toplanacağız bakalım hava da güzel olursa bahçede sonbahar kutlaması yapacağız.
Bize bahane olsun, kutlamalar bitmez :)









25 Ocak 2021 Pazartesi

Dedemin Lokantası

                   Şu ağacı görüyor musunuz? Derme çatma küçük dükkanların dibinden çıkmış , kimbilir kaç kişi altından geçmiş, kaç kişi dibine sandalye atarak oturmuş ve ne yaşamlara şahit olmuştur. Dedemin neredeyse elli yıllık ahçılık mesleğinin tanığı ama. Köklerinin üzerinde dedemin lokantasının mutfak kısmı var çünkü. Burada ki lokantada dedem birbirinden lezzetli sulu yemekler yapar, çevrede ki esnaf özellikle öğle yemeklerinde lokantaya gelirlerdi.


Bu sokakta diğer küçük esnaf bulunuyordu ki hala da böyle. Yalnızca dedem ölmeden önce emekliye ayrılıp lokantasını birine devretmişti. İkinci el dükkanı, ıvır zıvır eşyaları tamir eden bir amca, bir balıkçı, küçük bir lokanta, çoğunluk dedelerin geldiği ve dip dibe oturduğu minik bir kahve var bu sokakta. Fazla insanın geçtiği bir sokakta değildir. Küçükken dedemin dükkanına gider, bu ağacın başladığı arka kapıdan girer, kapkaranlık mutfak kısmında ki yığılmış bulaşıklara şaşkınlıkla bakar, ön tarafta ki masalardan birine otururduk.. Hangi torunu giderse gitsin dedem hemen bir tabak pilav üstü kurufasulye önlerine koyardı. Aman Allahım bize ne tatlı gelirdi bu yemek. Evlerimizde binbir mızmızlıkla yediğimiz fasulye pilavı burada sesimizi çıkarmadan beş dakika da bitirirdik. 
Dedem sonra küçük bir harçlık vererek bizi eve geri gönderirdi. Şimdi düşünüyorum da çıkar çıkmaz koşmaya başlayışımızın nedenini bulamıyorum.
Ben fotoğrafı çekerken dedeler kahvenin önünde oturuyordu. Onlara Ahçı Hüsnü'nün torunuyum, yıllar önce dükkanı buradaydı deyince hatırladılar. Hemen eskilerden bir şeyler anlatmaya başladılar.
Ee durur muyum, hemen bir sandalye çektim yanlarına. Benim için bulunmaz altın saatlerdi o anlar!

27 Aralık 2019 Cuma

Yılın Son Cuması

                        Geldik bir yılın sonuna daha. İçim bir kötü oldu şöyle adamakıllı düşününce bunu. Yeni bir yıla kavuşup mutlu olacak yaşları geçtik tabi ki. Her geçen günde umutsuzluğa daha bir kolay düşüyorum nedense. Yine de yaşamak güzel şey be kardeşim !
Şu dünya da neysek oyuz fazla ayrıntıya gerek yok. Fatma Barbarosoğlu'nun dediği gibi;
''Her kalp, kendi merhameti ve şefkati kadar yer tutar şu yeryüzünde. Ya da kendi kini ve şiddeti kadar.''
                        Bakalım bir hafta boyunca neler yapmışım..



                           Hafta içi sabah saat 8 civarı. Otogara köy minibüsüne binmek üzere yola çıktım. Yaklaşık olarak 1,300 m yürüyorum. Sabahları sıcacık yataktan kalkmak zor geliyor her sabah ama sonra serin havayla kendime geliyorum. Otogara bu kısa yürüyüş öyle iyi geliyor ki..


Çocukların en sevdiği hikaye ya da masal dinlemek...


Okul sonrası.. Hava genelde sisli köyde şu sıralar..


                               Hafta sonu küçük bir İstanbul kaçamağı yaptık. Tarihi dokusu, denizi, sokakları bir de güzel kitapçıları ve kahvecileri olmasa hiç çekilmez şu şehir..


Bir de çikolatacıları.. Stok yapıp eve dönüyorum her seferinde..


                 Yeni yıla doğru hediyelerimi hazırladım aileme ve arkadaşlarıma. Sanırım hediye vermeyi daha çok seviyorum..


Bana da verilen hediyeler öyle zevkli ki..


Bu yıl da geleneksel kız kıza yeni yıl yemeğimizi yedik.


Her şeyi kendimiz hazırladık tabi ki...


Hediyeler verdik birbirimize..


                        Sadettin Ökten'in güzel bir cümlesini okudum geçen gün. ''Kalpler bir birinden uzaklaştıkça sesler yükselir, yaklaştıkça fısıltıya döner. Kavgada bağırmanın, sevgide fısıldamanın sebebi budur.''
                              Kalplerimizi birbirine yaklaştırma yollarını bulalım her zaman. İhtiyacımız olan karşılıklı sevgi ve saygının yolu çabadan geçiyor. 
                              Herkese mutlu ve hayırlı cumalar !

31 Mart 2019 Pazar

Tencere Keki

                     Evde sürekli yaptığım bir kektir tencere keki.Fırını aç kapa, üzerindekileri kaldır, yerleştir bir de harcadığı elektrik benim için zorlaştırıcı etmenlerdir. Ama keki hemen çırpıp tencereyi koydunuz mu ocağa her şey şipşak gerçekleşir. Tadında kıvamında bir fark olmuyor fırında pişene göre. Yalnızca tencere dibinde biraz yanma oluyor , onuda kazıyınca normale dönüyor.
                 Gelelim nasıl yapıldığına. Benim bugün yaptığım elmalıkek. İlk olarak büyük boy bir elmayı rendeledim. 1 tatlı kaşığı tarçın ile karıştırdım. Üzerine dövülmüş ceviz ekleyerek bir köşede beklettim. Başka bir elmayı da ince dilimler halinde kesip tencere dibine yağlı kağıt sererek üzerine dizdim.



Sonra da keki yaptım. 
Malzemeler:
3 yumurta
1 su bardağı seker
1 buyuk cay bardağı süt 
1 buyuk cay bardağı sıvıyag
2 su bardağı un
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Keki yaptıktan sonra içine elma karışımını ekledim.



Kapağını kapatmadan kumaş bir peçete ile üzerini kapatmak gerekiyor. Benim peçete büyük olduğundan uçlarından toplamam gerekti.


Kısık ateşte 20 ya da 25 dakika da pişiyor. Bir bıçakla kontrol edebilirsiniz  pişip pişmediğini.


           Soğuduğunda ters çevirip üzerine pudra şekeri serptim. Yarım saatte hazır bir kek. Afiyet olsun!





3 Aralık 2018 Pazartesi

Sonbahar Gecemiz


Küçük bir kasaba da yaşayan kadınlar ne yapar ?  Bizi tanıyan bilir konsept gecelerimiz meşhurdur. Özellikle her kasım ayında toplanıp sonbahar gecesi düzenleriz. Çocukları eşlere bırakıp sonbahar renklerini içeren elbiselerimizi giyip hazırladığımız güz paketlerini de alıp hangi arkadaştaysak onun evine gideriz. Tabi ki yiyecekleri de herkes yanında getirir. Evin de toplandığımız arkadaşımız da temaya uygun soframızı hazırlar.


Bu yıl da Hanife'nin evindeydik. Bize yine harika bir masa hazırlamış, mumları ve şömineyi yakmış, elmalı tartını da pişirmiş bekliyordu.


Küçük ayrıntıların yaşamı zenginleştirdiğine inanan insanlarız. Sofra da ki sonbahar havası hepimizi sardı sarmaladı..


Yanımızda ufak tefek hediyelerde getirmiştik. Paketlerin güzelliğine bakar mısınız..


Sofra örtümüz, servis peçetelerimiz , meşe palamutları...


Gecenin yıldızı kabak pastamız. Yine bu eseri yapan Gezgincibulut.. 


Gecenin sonuna doğru kahvemizle pastamızı yaparken gelecek yıl açmak üzere bir kağıda dileklerimizi yazdık. Küçük bir kutuya koyup mührümüzü de bastık..


Tüm dileğim daha bir çok partiyi birlikte kutlamak, bir arada olmak, çocuklarımızı ortamızda büyütmek. Size bir sır vereyim, böyle mutluluğu yakaladığınız, güldüğünüz ağladığınız, birlikte olmaktan hoşlandığınız, bu saçma dünya da sizi saran arkadaşlarınızın olması kadar güzel bir şey yok..

30 Aralık 2017 Cumartesi

Yeniyıl Üzeri Evde Pişenler


Yeni yıl ruhu gerçekten var. Her sene aynı şeyleri tekrarlasakta yapılan insana büyük bir mutluluk veriyor. Her yerde kırmızı ve yeşilleri görmek çok güzel. Evlerimiz de pişen kurabiyeler , pastalar ayrı bir keyif kaynağı. Özellikle kış aylarında pişirilen kurabiye ve keklerin kokusu  evleri sarıp sarmalıyor.Sonra demli bir çay ya da mis gibi kokan kahveyle neşemizi daha da arttırıyor.
Bu yıl sona ererken son ayda hazırladıklarımı paylaşmak istiyorum.


Çam ağacı kurabiyeleri en sevilenlerden. Tarifi hep yaptığım kurabiye tarifi :  130 gr tereyağ  2 su bardağı un 1 su bardağı buğday nişastası, 1 su bardağı pudra şekeri, 1 yumurta, karanfil , zencefil tozu bir tutam, biraz tarçın, vanilya, çok az kabartma tozu


Havuçlu ve cevizli kek tarifini vermeye gerek yok, herkes biliyor ve seviyordur eminim. Üzerine muhallebi sosu ve biraz gül yaprağı koymuştum ben.


Portakallı kekte kış aylarında çokca yaptığım kek çeşidi. Mis gibi kokan kek gibisi yok bence. Bazen limonlu da yapıyorum bu keki. Sade keki sevmiyorum, mutlaka içine bir şey konmalı bence.


Geyik kurabiyelerinin tam zamanı..


Ve  pasta zamanı. Bu pastayı ben yapmadım , arkadaşım yeniyıl yemeğimiz için yaptı geçen gece. İçi çilekli. Üzerini de harika süslemiş değil mi?



















18 Temmuz 2017 Salı

Leros Adası Tatları


Leros Adasında gezdik, dolaştık, harika yemekler yedik. Bizim gittiğimiz yerleri , yediğimiz yemekleri anlatmak istiyorum şimdi. Aslında bir yere gidince şuraya gidin gelin demek saçma bence. Turistlik yerleri bilmek güzel ama insan kendi keşfetmeli. Gezerken gözüne hoş gelen  yerlere girmeli. Yunan adaları her zaman cazip gelmiştir, daha ucuz diye yazılır çizilir. Ama artık euronun yükselmesi bunu geçersiz kıldı, bize artık her yer pahalı. Yine de Taze balık çeşitleri, balık çorbası, karides, fava, humus, musakka, cacık "Tzatziki", kabak çiçeği dolması, Ege otları, rakının kardeşi "Ouzo" ile yunan yemekleri lezzetli.

Leros adasında Alinda koyunda kaldık biliyorsunuz. İlk gün öğle yemeğini yediğimiz yer bence en güzel restorandı. Getirdikleri gerçi basit şeylerdi; patates, salata , balık ama çok lezzetliydi. Patates kızartması yapmak en zor iş aslında, ya çok yağ çeker, ya çok kızarır, ya hamur gibi olur ayarı zor . Yediğimiz patateslerin kesim şeklinden tadına kadar herşeyi çok güzeldi.


Restoranın adını yazamadım ama kendisini çektim . Alinda koyunda deniz kenarında olan bu restoran ..


Yunan adalarında yemeklerin baş tacı tabi ki Yunan salatası..


Leros sokaklarında gezerken merkez Platanos bölgesinde biraz dinlenmek için oturduğumuz bu kafe de ki dondurma çok güzeldi. Yer Platanos Cafe..


Panteli koyunda bir kaç tane deniz kenarında kafe var. Bunların birinde oturarak frappe içip serinleyebilirsiniz. Bir frappe ada da genelde 2,5 euro.


Ada da methedilen restoranlardan biri Mylos  diğeri O Karaflas. İkisine de rezervasyon yaptırarak gitmek gerekiyor akşamları. Gündüz kimsecikler yok biz uğrayıp restoranı gezmiştik. Biz yine Alinda koyunda ki  To Steki  restoranda yedik .


Vee gelelim adanın tarihi, en eski pastanesi. Orada olduğum sürece her gün gidip birşeyler yediğim , bayıldığım bir yer oldu. To Paradosiaka  1800lerin sonundan beri gelen bir pastane. Damla sakızlı dondurma ile servis edilen bir tür revani olan '' paçavouropita''  en beğenilen tatlısı. Özel dolgulu milföyde harika bir tatlı mutlaka denenmeli.


Son gün feribotu beklerken zaman geçirmek için Lakki sokaklarında gezmiştik. Sonra da herşeyi pembe olan bu kafeye girip kahve içmiştik. Sunum, tatlar, garsonların ilgisi harikaydı. Adını hatırlamıyorum ama Lakki zaten küçük, eninde sonunda bir yerlerden çıkar.


Ekim Cuması

                                  Ekim ayını neredeyse bitiriyoruz. Ekim ayının 15'i gibi eve döndük ve geldiğimizden beri temizlik, çam...