doğumgünü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğumgünü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mart 2022 Cuma

Merhaba Cuma !

                          Tanrıyı inkar eden hiç bir şeye inanmaz hale gelmez, her şeye inanır hale gelir demişti Umberto Eco. Tek bir Yaradana inancım sayesinde anlam buluyor yaşamım diye düşünüyorum. Gittikçe de O 'nun istediği şekle bürünmesi için çalışıyorum. Başta yol göstericim Peygamberimiz, diğer müslüman büyüklerimiz. Abdullah b. Ömer şöyle dermiş;
'' Ey Mümin! Akşama eriştiğinde sabahı , sabaha çıktığında akşamı bekleme . Hastalanmadan önce sıhhatinin kıymetini , ölmeden önce de hayatının değerini bil.''
                     Yaşadığımız şu dünya da ki bir çok kötü olaylar, savaşlar, farklı coğrafyalar da ölen binlerce çocuk, katledilen gencecik kızlar, kadınlar hep gündemimizde. Biraz kendimi iyi hissetsem beş katı kalbim daralıyor, nefesim kesiliyor. Bir çoğumuz gibi elim kolum bağlı hissediyorum. Hayattan biraz keyif alsam bu bana artık utanç veriyor. Şu anda binlerce insan ne halde sen biliyor musun diyen bir ses var devamlı içimde. Öyle bir zamandayız ki bunları yaşamayan insan yok herhalde. Bu durumda yine inancıma sarılıyorum. Peygamber Efendimiz insanın elini kolunu bağlayıp onu felç eden üzüntüden Allah'a sığınmıştır. Böylesi durumlarda Rabbimizin bir üzüntüyü unutturacak başka üzüntüler verdiği Kuranı Kerim de bazı ayetlerde geçiyor. 
Bu yüzden acıların elimi kolumu, umudumu bağlamamasına çalışıyorum. Elimden gelenleri yapmaya devam ediyorum. 
                      Gün içinde çokca şükrettiğim en büyük şey canım anneciğimin sevgi dolu mesajları. Öyle güzel bir anneye sahibim ki. Ne yazık ki bunun farkına çok geç yani bu yaşlarımda vardım. Gençken bir çok şeyin farkında olmadığınız gibi ebeveynlerinizin kıymetini de uzun yıllar sonra anlıyorsunuz. Çünkü herkesin anne babasının aynı olduğunu, herkesin çocuğuna fazlasıyla mecburi bir değer verdiğini sanır, yaşadıklarınızı hayatın normal akışı olduğuna inanırsınız hep. Sonrasında gözleriniz açılır , aslında her anne babanın çok da nitelikli olmadığını kavrarsınız.Meğer anne babam benim en büyük hazinemmiş bu dünya da. 
                     O yüzden şu an hayattayken onlara daha fazla ilgi, alaka göstermeye çalışıyorum. Eskiden aramak bile aklıma gelmezken şimdi mutlaka haberleşiyoruz yüz yüze görüşemezsek de. 


                  Ah anacığım öyle hayat ve neşe doludur ki. Bitmeyen bir iyimserliği vardır ki ben ona çekmemişim. Geçen hafta kar tekrar geri gelince camının önüne bir kardan adam yapmış , fotoğrafını çekmiş ve göndermişti.



               Sabah namaza kalktığında biz uyuyor olsak dahi pencereden etrafın videosunu çeker, bir çok tatlı emoji barındıran mesaj ve dualarını gönderir. Bu güzel karlı sabahın fotoğrafı çekip gönderdi cumartesi sabahı.


Gece yağan karın tuttuğunu görünce ben de sabahı zor ettim..


                                      Cumartesi sabahı uyanır uyanmaz - galiba saat 9 civarıydı - iyice giyinip sokağa çıktım. Eşim ve kızım uyuyorlardı. Daha kimselerin bozmadığı kar dolu yollarda yürüdüm. Sonra yaşadığım şehrin tepelerine çıktım. Zeytin ağaçlarının olduğu bir yer var, oraya geldiğimde kar kalınlığı da yükselmişti. Neredeyse iki saat yürüdüm, gezdim, dolaştım. Dönüşte ekmek alıp eve geldiğimde sofra hazırlanmış, çay demlenmişti. Şükürler olsun ki hayatın her alanında yanımda olan, beni düşünen bir eşim var. Bencilleşen şu dünya da bu tür şeyler ne büyük lütuf.


               Kahvaltıdan sonra çayımı alıp battaniye altına girdim ve saatlerce böyle oturdum. İnsan buna nasıl ihtiyaç duyuyormuş anlatamam.



           Sonra salonumda en sevdiğim cam kenarına geçip kahve içip kitap okudum. Manzaram evlerle dolu olsa da çam ağacımı kıyıdan köşeden görüyorum.


                        Pazar günü doğum günümdü. Canım arkadaşlarım geldi, oturduk yedik içtik.     Şükürler olsun ki yeni yaşıma sağlıkla, ailem ve arkadaşlarımla girdim.


Pazartesi günü yeni yaşımı kuzenlerle kutladım.


Pazartesi okula gittiğimde sabah manzaram..


Sınıfımda çocuklar..


Okul çıkışı minibüs beklerken..


                   Hafta boyunca köyde kar yağmaya devam etti. Bizim kasaba da karlar erimesine rağmen köyde uzun süre kaldı. Soba da mısır patlatmak en sevdiğimiz. Çocuklarla bu heyecanı yaşamalısınız.


                             Bu hafta içinde Yaşlılara Saygı Haftasını kutladık. Onlar için çocuklarla hediyeler hazırladık. Kendi anneanne, babaanne ya da dedelerine götürüp ellerini öperek verdiler.


                     Karlı soğuk günlerde en sevdiğim içecek ıhlamur. Okula gelir gelmez demliğimi hemen sobaya koyuyorum. İnstagramdan biri öğrencilerim  ve ortamımız için sanki 80li yıllar diye yorum yapmıştı. Gerçekten de o eski , özlediğimiz günleri tekrar yaşıyorum gibi geliyor. Köye tayinimi istediğimde bu herkese çok garip gelmişti, bazıları hatta sürüldüm falan sandı. Ama bunu yaşayacağımı biliyordum. Şükürler olsun ki 7 senedir durumum hiç değişmedi.
Cuma yazımı Peygamberimizden bir hadisle bitirmek istiyorum;
 “İyilik güzel ahlaktır. Kötülük ise vicdanını rahatsız eden ve insanların bilmesini istemediğin şeydir.”







6 Ağustos 2021 Cuma

Merhaba Cuma!

                       İnsanın sağlıkla, huzurla, umutla merhaba demesi ne güzel bir şey ! Yaşadığımız bu kötü günlerin biteceğine dair umudumu koruyarak, sağlıklı bir şekilde hayata devam ettiğimin bilincinde ve tatilin sıcaklara rağmen keyfinde bugün merhaba demek istedim. Bir taraftan da aşırı üzgünüm  tüm dünyayı felaket  haberleri sardı. Son bir haftadır cehennem günleri yaşıyoruz. Elimden gelen sadece her zaman yapmaya çalıştığım  çevreci hayat şekli. Umarım bu felaket dolu günleri atlatırız.

                      Uzun zamandır yazamadım, nedenini anlatacağım. Beni soran , merak eden , mesaj yazan ( hahhaa 1 kişi o da kendini biliyor :) çok teşekkür ederim.  Uzun zamandır yazamadım çünkü bayram öncesinde karavanla yola çıkıp gezdik dolaştık.

                    Bu sene bize yakın bir yere gidelim , kendimizi yollarda yormayalım dedik ve İzmir Karaburun'a yola çıktık. Aman nerde yorulmamak mümkün mü? Kocaelinden Karaburun'a tam 8 saatte gittik. Karavanla ücretli otobanı kullanamıyoruz çünkü normal taşıtların neredeyse 3 katı fiyat ödüyorsunuz uzunluktan dolayı. Zaten karavan çektiğiniz için hızda yapamıyorsunuz; yavaş yavaş  giderek öğle saatlerinde Karaburun'a ulaştık. Daha aşağılarda ki yerleri de biz seçmedik çünkü nedense bu sene karavancılara hiç bir yerde göz açtırmıyorlar. İyi ki de buraya gelmişiz.  Çok güzel bir tatil geçirdik.


                       Karaburun merkez sahil kesiminde değil. Hükümet binası, pazar yeri, emniyet gibi birimler yukarı kısımda bulunuyor. Bir iki kilometre aşağıda denize nazır yer iskele diye geçiyor. Burada pansiyonlar, oteller, restoranlar var ama çok kalabalık değil neyse ki.  İskele camisinin yan tarafında bir boşluk var biz de ilk başta buraya park ettik karavanımızı.


İlk gittiğimiz gün Çarşamba günüydü ve Karaburun'un pazarı vardı.   Hem iç taraflarını gezerek alışverişimizi bu pazardan yaptık ama orada bile pazar oldukça pahalıydı. Fazla çeşitte yoktu, küçük bir pazardı. 


                       Bir gece merkezde kalarak  o gün keşfettiğimiz yürüme mesafesi olan İncirlikoya karavanımızı getirdik ve sonra ki 2 hafta boyunca hep burada kaldık. Karavanla insanlar koy koy geziyor ama bizde artık yaştan mıdır ya da tembellikten midir bilmiyorum böyle güzel yer  bulunca başka bir tarafa gitmeden tüm tatili burada geçirdik. Bizim olay yazlıkçı karavana döndü ama biz halimizden memnunuz.


                             İncirli koy böyle bir yer. Belediyenin çok güzel bir işletmesi var. Duş, şezlong, wc, yeme içme ne isterseniz temiz temiz var. Gençler çalışıyor. Denizi o rüzgarlı ve çok dalgalı zamanlarda bile koy olduğundan çok sakin ve tertemizdi.


                          Şezlong kiralamak istemeseniz de plaj tarafına şemsiyenizi açıp günü geçirebiliyorsunuz. Ben de sabah kahvemi burada ki söğüt ağaçlarının altında içiyordum. Kitabımı okuyup insanları seyrediyordum. Sonra sıcak mı bastı, cup denize !


                              Günlük rutinimiz şöyleydi. Bizimkiler uyuyor olsa da ben en geç saat 8 gibi kalkıp uzun deniz kenarında sabah yürüyüşümü yapıyor , denize giriyor ve karavan önü kahvaltımı hazırlıyordum. Geç kahvaltımızı tepeden deniz manzaramıza karşı plaja gelen insanların telaşını seyrederek yapıyorduk uzun uzun. 
Ne yazık ki her gelen etrafa çöpünü atıyor. Gözlemlediğim kadarıyla eli yüzü düzgün, bu yapmaz dediğin adam bile mutlaka elindekini yere atıyor. Gençlerden tutun yaşlısına kadar. Her sabah benim etrafı temizleme rutinimde oluştu böylece. Yok arkadaş bizden bir şey olmaz milletçe. Hiç umudum yok artık.


                                   Sonrasında dinlenerek ya da denize girerek günü geçiriyorduk. Karavanımız tüm gün güneşte olmasına rağmen izolasyonu gerçekten iyi bence. Hiç bunalmadan içinde de oturabildik o öğle sıcaklarında. Öğleden sonra rutinimiz foroğrafta da görüldüğü gibi midye, patates. Karaburun'un midyesi meşhurmuş. Temiz deniz midyesi de bulunca hiç fırsatı kaçırmadık .


                 İlk günden itibaren etrafta bulunan komşularda yakından bizimle ilgilendiler. Bir ihtiyacınız olursa diye başlayan sohbetler diğer günler artarak devam etti. Bahçelerinde yetiştirdikleri sebzelerden getirdiler hatta kurban bayramında kavurma pişirip getirdiler.


                                Tatil boyunca iki güzel kitap okudum. İlki Miras. Oldukça güzel bir kitap . Konusu zaten çok hassas ve bunu yaşayanın ağzından aile içinde ki ilişkilerin , ana babalık kavramlarının sorgulanması, kardeşlerin bile aynı ailede olmasına rağmen geliştirdikleri farklı karakter özellikleri sizi öyle çok düşündürüyor ki. Kitap bittiğinde göğsüme oturmuş olan koca bir kayayla bir kaç gün daha yaşadım.


                                Diğer kitap Dominik asıllı Amerikan yazar  Junot Diaz'dan Boğul. Yazar ilk kitabıyla 2008 yılında Pulitzer ödülü kazanmış. Bu kitabında da Amerika rüyası yaşayan, sefil hayatlarında bir şeylere tutunmaya çalışan, sömürülmüş bir çok insanın hikayesi var. Okurken dünyanın uzak bir bölgesinde tanıdık acınası yaşamlara bakıyorsunuz ve kalbiniz tekrardan sızlıyor.


Karaburun'da geçirdiğimiz harika 15 gün sonrasında eve geldiğimizde kızımın 17. yaşını kutladık arkadaşları ve ailemizle. Genç kız olduğundan beri yalnızca arkadaşlaryla kutluyordu. Bu sene arkadaşlarını organize ederek bizim bahçe de bir arada olduk. Hasta olan dedemizde iyileştiğinden onu da bahçeye getirerek kutlamayı beraber yaptık ve çok güzel oldu. İki dedemiz, anane, babane, hala, yenge ve arkadaşlarıyla tatil sonrasında  güzel bir buluşma yaşadık böylece.



Çok çok şükrediyorum bu günleri gördük. Neredeyse Pelin 6 yaşından beri bu bloga yazıyorum, Pelin ellerinizde büyüdü diyebilirim. Bu sene 12. sınıf oldu ve bu pazartesi okula başladı. Allah güzel günler gösterir umarım ve en çok istediğim iyi insanlarla ömür boyu karşılaşması.
Eve gelince Karaburun videosu da hazırladım..Seyretmek isteyenler buyrun :)






23 Mart 2019 Cumartesi

Cuma Gitmiş!

                     Ben cuma yazımı yazana kadar gelmiş geçmiş bile. Yoğun geçen günler, koşturmaca, biraz hastalık, biraz yorgunluk derken bir haftayı daha geride bıraktık. En başta şu dünya da cennet gibi bir ülke de yaşıyor olmamıza, ailem, arkadaşlarım, konu komşum huzur ve sağlık içinde bir haftayı geçirmiş olmamıza, eşimin uzuun yollardan kazasız belasız gelmiş olmasına şükür etmek istiyorum. Öyle çok kötülükler duydum ki bu hafta kendimi toparlamam zaman aldı. Yaşadığım güzel anlara, görüntülere odaklandım bende. 
                Hafta sonu baharı öyle güzel yaşadık ki iki gün nasıl geçti anlamadık. Havayı güzel bulunca tabi ki atladım bisiklete çıktım yollara.


Arkadaşlarım piknik yapıyorlardı bir bahar ağacının altında. Öyle güzeldi ki halleri ben de fotoğraf çektim ve bu anı sakladım.


O bahçe de kır çiçekleri vardı, bir demet topladım ben de. Eve gelince vazoya koyup günlerce seyrettim.



                         Pazartesi ile okul başladı. Miniklerimle her gün 5 saat nasıl geçiyor anlamıyorum. Eylül ayındaki acemilikleri gitti artık birçok konu da çok iyiler. Beraber taş ve kozalak boyuyoruz, bunu çok seviyorlar.


Çıkışta yine yürüdüm köy yollarında. Hatta dün çok soğuktu ve uzun bir yürüyüş yaptım arkadaşımla bu yüzden gece ateşim çıktı. Haftasonu yaşadığımız bahar havasından eser kalmamıştı, çok serinledi tekrar.


Yine de her yer bahar beyazlığına büründü, öyle güzel ki her şey..


Bu hafta 3 kitap aldım kütüphaneden. Dücane Cündioğlu'nun okumadığım kitabı Düşünce Düşlenir e Ali Şeriati'nin Biz ve İkbal okuduklarım..


Kendime alışveriş günü ayırdım bir gün. Uzun uzun mağaza mağaza gezmeme rağmen bir şey almayıp bir kahveyle kitap okurken buldum kendimi.


Mart ayı doğduğum ay. Bir yaş almak artık eskisi gibi eğlenceli değil. Yine de dostlarla geçirilen zaman için insan minnet duyuyor..


Doğum günlerinin en güzel tarafı hediyeler tabi ki..


Beni çok mutlu eden bir kargo da aldım bu hafta. Doğum günümü hatırlayan sevgili iki kum tanesi öyle güzel bir paket hazırlamış ki. Blog dostluğu deyip geçmeyin,ayrı şehirlerde birbirine yabancı insanları ne güzel birleştiriyor.


Cumartesi oldu bile. Güzellik, huzur , sağlık dolu günlerimizin olması dileğiyle..

23 Mart 2018 Cuma

Yeni Bir Yaş ...


Geçen gün arkadaşlarımla yeni yaşımı karşıladık. Şu blogumda arşive girsin istiyorum güzel pastam. Arkadaşlarımla kutladığımız doğumgünü partilerini şimdiye kadar farklı mekanlarda kutladık. Yaş ilerledikçe daha bir evcimen oluyorum galiba. Bu yıl hiç bir yere gitmek istemedim. Mekanların abartı fiyatları sizden koparıp baştan savma hizmette bulunmasına ayrı bir sinir oluyorum. Bu yüzden kızlar bana geldiler.


                                Arkadaşlarımın her biri farklı maharetlere sahip. İşte bu pastayı benim için yapan instagramda da bulacağınız Esmasultanınikramları..


Evimizde çayımızı demleyip daha güzel bir ortamda doğum günümü kutlamış olduk. 


Bir yaş daha yaşlandım tabi işin acı tarafı. Ama derler ya bugün yarından daha gençsin. Ne yapalım bardağı dolu tarafından görmekte fayda var.

20 Mart 2018 Salı

Hoşgeldin Bahar Partisi


Altı kişilik kapalı kızlar grubumuz var yani kapalı derken başka kimseyi almıyoruz :)  Yıllardır beraberiz ve şimdiye kadar aramızda ne bir yanlış anlama, ne bir sürtüşme, tartışma olmuştur. Maşallah diyelim ! Beşimiz öğretmen bir tanemiz grafik tasarımcı ama o da İstanbul'da ki 20 yıllık iş hayatından kendini emekli edip memleketine yani şimdiki yaşadığımız yere döndü. Grubun en yaşlısı ben 44 yaş, diğerleri 40, 35, 30 ve 26.
Bu kadar farklı yaşların anlaşması ortak zevklerin fazlalığından oluyor bence. En gencimize hep takılırım '' kızım ya teyzelerle işin ne '' diye. Ama  aradığı heyecan bizde tabi :)


Doğum günlerimizi dört gözle bekleriz ,parti yapmak için fırsattır. Bazen şehir de bir klube gideriz, bazen bir kafede bazen evde. Bunların dışında birşeyleri bahane ederek partiler hazırlarız. 
İşte geçen gece de ilkbahar partisi düzenledik.


Her parti bir arkadaşın bu görevi üstlenmesiyle oluyor. Bahar partimizi en küçüğümüz Esmanur düzenledi. İnstagramda çok güzel paylaşımları var , merak edenler bakabilir.         ( Gezgincibulut )


Arkadaşım sofrasına baharı getirmiş. Çok güzel ayrıntılar var. Tabaklarımızda ki sümbüllere, lavanta desenli peçetelerimize, hepimize bir gül hazırlamasına bakar mısınız..


Arkadaşlarımızdan biri hamile ve yakında baby shower partimiz olacak. Onun davetiyesini de o gece bize dağıttı. Çokta güzel fotoğraflar çeker. İnstagramda adı   _anfo



Gecemize özel pastamız harikaydı. Şu pastanın güzelliğine bayıldık..




Partilerimizin konseptine göre giyinmekte diğer kural. İlkbahar renklerinden oluşan elbiseler, etekler, kazaklar..


                            Hep birlikte güzel bir masa çevresinde toplanıp, güzel yemekler yemek, sohbet etmek, müzik dinlemek, kahkahalar hayatımıza renk katan unsurlar. İlerleyen günlerde 2 doğumgünü,  bir baby shower, bir yaza merhaba partisi daha var. Hatta bir tanesi yarın :)  Sonra herkes yaz tatiline kısmetse.
                          Hee bu arada kocalar nerede mi? Ev sahibinin kocası genelde tüm gece bir kafede. Diğerleri evde  :)

21 Mart 2014 Cuma

Bugün Doğumgünüm !

                        İşte  bir yıl  daha  geçti  ve bir yaş daha aldım.  Artık yaşımı  sakladığım  bir  döneme girdim,  söylemeyeceğim soranlara  :)  Bu yıl da  arkadaşlarımla, velilerimle, öğrencilerimle kutladığım bir  yaşgünüm oldu. Hatta  en  yakın arkadaşlarım az  önce bizim  evden ayrıldılar.  Güzel  günümde yanımda olan, tebrik eden, unutmayan herkese  tekrar buradan da  teşekkür  ederim ..Herkese sevgiler...


 
                     


Ekim Cuması

                                  Ekim ayını neredeyse bitiriyoruz. Ekim ayının 15'i gibi eve döndük ve geldiğimizden beri temizlik, çam...