7 Ekim 2026 Çarşamba

Muhteşem Akyaka

                  Akyaka meğer ne kadar güzel bir yermiş!

              Bunca yıldır Ege ve Akdeniz kıyılarını gezeriz Akyaka bir türlü kısmet olmamıştı. Nihayet Bodrum tatili sonrasında nereye gidip deniz tatilimizi sürdürsek diye düşünürken Gökova körfezine gitmediğimiz ve bu bölgeyi gezmediğimiz aklımıza geldi. Kızımı uçakla İstanbul'a gönderdikten sonra Bodrum'dan kısa bir sürede Akyaka'ya geldik. Aracımız artık uzun bir ticari araç oldu. Eski arabamızı bu ticari araçla değiştirdik, arkasına yatak koyduk. Yorgan, battaniye, bir sepet mutfak malzemesi, kamp ocağı alıp yollara düşmüştük zaten. Artık tatilimiz kamp şeklinde devam edecek. Çünkü uzun süre seyahat etmek istiyorsak bir yerlerde kalma işini ve yeme-içme işini en ucuza getirme şeklini bulmamız lazım. Malum artık emekliyiz. Hem İstanbul gibi bir yerde üniversite öğrencisi kızımız var hem de yarıya inmiş maaşlar artık gündemde. Yine de Allaha şükür, bir yolunu bulup gezme tutkumuzdan vazgeçmiyoruz.

Akyaka'da sezonunda park edecek yer yoktur büyük ihtimalle. Ama eylül sonunda nüfus baya bir hafiflemiş. Yine de kalabalık tabi ki ama şehir merkezinde çok rahat yer buluyoruz.


                            İlk geldiğimiz gün aracı park eder etmez çantamızı aldık sahile gittik. Sabah erken saatlerde deniz dümdüz oluyor. Kimsecikler yokken denize girdik, orman kampında duşlarımızı aldık ve kahvaltı için aracımıza gittik. Aslında orman kampında kalmak istiyorduk ama aracın karavan ruhsatı olmalıymış. Kabul edilmedik, acaba yurt dışında da böyle mi ki? Çünkü çok insan var böyle normal araçlarında yatıp kalkan. Yanımıza gelenlerden gördük, küçücük araçlarda bile insanlar otel parası vermemek için kalıyor. Artık devir hesap devri. Bizde okulun alt tarafında bir boşluk bulup orada kalmaya başladık. 

Yemek işini hiç kamp ocağında yapmadık çünkü ekmek arası balık ücretleri gayet nornaldi. Marketlerden de soğuk meze şeklinde bir şeyler alıp yemeği de ucuza getirdik.




                                           Akyaka'da begonviller bir başka güzel!

Akyaka evlerinin mimarisi, ahşap balkonlar, tavanlar, çiçek çiçek sokaklar nasıl da güzeldi. Akyaka evleri hakkında internetten bilgi isteyince şunlar çıktı;


''Akyaka'nın tarihi, antik İdyma kentine kadar uzanır; M.Ö. 5. yüzyıldan itibaren bölgede çeşitli Karia yerleşimleri mevcuttu ve Roma döneminde de önemini korumuştur. 20. yüzyılın sonlarına kadar basit bir balıkçı köyü olan Akyaka, 1970'lerde turizm sayesinde daha geniş bir kitle tarafından bilinir hale gelmiştir. 1983 yılında sanatçı ve ressam Nail Çakırhan, geleneksel Ula evlerinden esinlenerek kendi evini inşa etmiş ve bu yapı Ağa Han Mimarlık Ödülü kazanmıştır. Bu öncülük, Akyaka'da tek tip mimari zorunluluğunu ve korumacı yerleşim politikasının temelini oluşturmuştur. Günümüzde birçok ev, eski yapıların restore edilmesi veya bu tarzda yeni inşa edilmesi yoluyla turizme kazandırılmıştı



                              Her ev böyle korunsa. Plastik yapıya izin verilmese...


                 Salı günüydü sanırım Akyaka pazarı vardı. Pazarda dolaşmayı seven biri olarak koşa koşa gittim. Bir kaç kışlık aldım. Kapalı pazar yerinde kurulan pazara taptaze meyve ve sebzeler geliyor. Ben de orada yetişen kekik ve susamdan aldım. Hatta ekim ayında susam şenliği varmış seneye kısmet olursa gitmeyi düşünüyoruz.



                Azmak Nehrinde sandal gezisi yapmadan olmaz. O nehir nasıl güzeldi. İçinde çeşitli canlılar barındıran yaşayan bir nehir burası. Sandallar da elektrikli çevre dostu olunca çok sevindim. Hem fiyatı da abes değildi. 250 tl vererek boydan boya gezdik, manzaraya bakınca kendimi İsviçre'de hissettim. Doğa çok güzel, nehir tertemiz, gürültü yok, her şey sakin..
Ben çok beğendim ve uzun uzun her koyunu gezerek tatil yapmak isterim sezon dışında. Biz burada 3 gün kalarak rotamızı iç Egeye doğru çevirdik. Hala da bu bölgede geziyoruz. Bu yazıyı yazmak için yarım günümüzü bir kafede geçirmek zorunda kaldık ama üzerinden çok geçmeden yazmak da istedim. Darısı diğer gezdiğimiz yerler için olsun çünkü şu an gezdiğimiz yer hayal dünyası gibi güzel. 
Sadece yazımı paylaşıp gidiyorum herkese iyi haftalar!
not: Hangi gündeyiz hiç bilmiyorum meğer özgürlük böyle bir şeymiş hesap kitap olmadan sadece yaşamak!!



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Muhteşem Akyaka

                   Akyaka meğer ne kadar güzel bir yermiş!               Bunca yıldır Ege ve Akdeniz kıyılarını gezeriz Akyaka bir türlü kıs...