3 Aralık 2025 Çarşamba

BRASOV

                  Romanya gezimizde üçüncü rotamız Braşov şehri oldu. Bu şehre de trenle gelip daha önceden ayarladığımız bir apart daireye geçtik. Tren garı çevresinde olmasına dikkat ettiğimizden ulaşımı çok kolay oldu. Gardan çıkar çıkmaz üç yüz metre gibi yürüyerek  apartmanı bulduk.  Fotoğrafta görülen bu apartmanın ikinci katında küçük bir daire ama içinde her şeyi vardı. Çamaşır makinesi bu aşamada çok önemli oluyor çünkü geziye az eşya az bavulla devam ediyorsunuz. Çamaşırları makinede yıkayıp asıp hemen kendimizi sokağa atıyoruz. Hava serin ama güneşli. Şehir merkezi 2 km gibi gözüküyor. Uber ve Bolt var hatta fiyatlar çok uygun. O olmazsa merkeze giden otobüsler vızır vızır. Bu şehir diğer gördüğümüz iki yerden daha büyük ve kalabalık.

              Ama biz her zaman yürümeyi seçiyoruz çünkü bu sırada her yeri daha ayrıntılı görüyoruz. Yavaş yavaş merkeze doğru yola çıkıyoruz.


                          Braşov Transilvanya'nın kalbi. Tarihi 12. yüzyıla kadar uzanan Alman kolonileriyle ticaret şehri olmuş. Almanların varlığıyla çok gelişmiş ama 2. Dünya savaşıyla Almanların göçü gerçekleşmiş.1989 devrimiyle Alman nüfus önemli ölçüde azalmış. Alman, Macar ve Rumen halklarıyla metropol bir şehirmiş. Bu yüzden de şehirde üç dilde tabelalar bulunuyor.





Merkeze giderken bu apartmanlar dikkatimizi çekti. Sanki Brutalism simgesi hepsi.




                              
                    Strada Republicii yani büyük halk meydanı geldiğimiz nokta. Sadece yayalara açık cadde de bir çok şehirde olduğu gibi restoranlar, kafeler, dükkanlar bulunuyor. Kırmızı çatılı evleriyle Alman mimarisinden izler taşıyan sokaklar, tarihi yapılar, kafeler burada bol bulunuyor.
                    Piata Sfatului yani Şehir meydanı merkezde.  Burası Ortaçağ’da cadı avı olduğu dönemde birçok kadının yakılarak öldürüldüğü yer olarak biliniyor. 


                                  Meydanda ki kafelerde insanlar güneşin tadını çıkarıyordu. Ee bizde eksik kalamazdık, şu huzuru öyle özlemişim ki. Etrafta dolu insan olmasına rağmen nasıl sessiz insanlar, nasıl huzurla oturuyor! Niye bizde bu olmuyor..
Papanaşi tatlısını denemiştik başka bir tatlı ve kahveyle güneşe yüzümüzü döndük ve saatlerce oturduk. 

                 Meydanın ortasındaki bina Meclis Binasıymış. Binanın “Trompet Kulesi” adındaki kulesi 1420 yılında yapılmış. Kuleden şehir tehlikede olduğu zaman trompet çalınır ve şehir uyarılırmış. Orijinal kuleden eski zamanda çıkan bir yangın nedeni ile eser kalmamış 58 m yüksekliğindeki yeni kule rönesans etkisinde yeniden yapılmış. 


                               Strada Sforii  denen turistlik yer yaklaşık 1.2 metre genişliğiyle Avrupa’nın en dar sokaklarından biriymiş. Burası eski yıllarda itfaiyeciler tarafından kullanılıyormuş. en geniş kısmı 135 cm  ve en dar kısmı sadece 111 cm. Bizde bir turist olarak geçtik tabi ki bu geçitten :)




                  En sevdiğim çikolatayı ve dondurmayı bulmanın sevinciyle biraz avm gezdik, ee bir genç kızınız varsa isteklerini aramak zorundasınız :)

Her sokağa giriyoruz çıkıyoruz ve güzel tarihi binalar görüyoruz.





              Brasov’un en önemli yapısı olan “Black Church” Viyana'dan sonra en büyük Gotik Kiliseymiş. Saldırılar ve yangınlar nedeni ile defalarca yeniden yapılmış.  “Black Church” Avrupa’nın en zengin Anadolu halı koleksiyonuna sahipmiş. 118 halı varmış ve Kilisenin özel filtreli camları ile güneşten korunmaktaymış
. Brasov’da “Black Tower” ve “White Tower” adında iki adet gözetleme kulesi var. Türk ve Tartar akınlarını gözlemek amacı ile yapılan bu kulelerin “Black Tower” isminde olanı “Starja tepesi” üzerine kurulu. 



İki gün kaldığımız evde de keyif yapmayı ihmal etmedik.




                            Brasov bölgesine yakınında Bran'da yer alan “Dracula’s Castle” (Bran Castle) yani “Kont Dracula Şatosu”  bulunuyor. Şatonun tarihi 14. yüzyıla uzanıyor . Türk – Tatar akınlarından korunmak amacı ile yapılan surlarla bir bütün. 
Buraya gitmek için Braşov'dan otobüsler kalkıyor. 

Bu gezimizin videosu da hazır..



9 yorum:

  1. Wonderful. Looks like a lovely trip. Walking and seeing the architecture are always some of my favorite parts of traveling.

    YanıtlaSil
  2. Merhabalar.
    Romanya gezinizin bu (Braşov) bölümünü de büyük bir keyifle zevk alarak okudum ve izledim. Kaleminize, emeğinize ve gönlünüze sağlıklar dilerim. Merak ettiğim için soracağım, Romanya gezi planınızın içinde Köstence'de var mıydı? Eğer varsa, o bölümü de sabırsızlıkla bekliyor olacağım.
    Selam ve saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Recep Bey. Ne yazık ki oralara gidemedik ama çok merak
      ettiğim bir yer. Ara tatilin süresice zaman kalmadı daha çok yer görmeye.
      Ama yine gittiğimizde o bölgeyi gezmek isterim

      Sil
    2. Merhabalar.
      Anneannemler, Balkan savaşı başladığında Balkan ülkelerinde bulunan tüm Türkler'e karşı yapılan zulüm sonrası bulundukları yerleri terk ederek Anadolu'ya göç etmek zorunda kalmışlar. Bu hikayeyi bizzat anneannemden dnlediğim için çok etkilenmiştim ve dolayısıyla Köstence'yi gezip görmek bende bir uhde olarak kaldı.
      Selam ve saygılarımla.

      Sil
    3. İnşallh size de kısmet olur Recep Bey..

      Sil
  3. romanya yolculuğu istettin yani saolasıın :)

    YanıtlaSil
  4. ''Meydanda ki kafelerde insanlar güneşin tadını çıkarıyordu. Ee bizde eksik kalamazdık, şu huzuru öyle özlemişim ki. Etrafta dolu insan olmasına rağmen nasıl sessiz insanlar, nasıl huzurla oturuyor! Niye bizde bu olmuyor..''
    O kadar iyi anlıyorum ki. 3 kişi bil olsa bir kafede gürültü, bağrış-çağrış, görüntülü konuşan mı ararsın, video izleyen mi? Bir fincan kahveye 150-200 lira verip üstüne de sinir küpü olup çıkıyorum.

    YanıtlaSil

Tatil Cuması

                         Şöyle bir şey fark ettim; internette bir yazı okumak için açtığım sayfada yazının yanında okuma süresi 7 dakika ya...