26 Haziran 2026 Cuma

TATİL CUMASI


Vee  bitti 💥💥
Bir dönem daha kapandı hayatımızda. Çerkezköy -Çatalca hattında neredeyse bir yıl süren gurbet hayatımız bugün karneleri dağıtmamızla sona erdi. Aynı zamanda emeklilik hayatımda başlamak üzere. 
Zaman geçti hızlıca , beklerken hiç geçmeyecek gibi geliyor ama bitti işte. Burada öğretmenlik yapmak, kısa sürede olsa yaşamak farklı deneyim kazandırdı bize. Yaşadığımız olumsuzluklar çok oldu, güzel bir evimiz varken etrafı inşaat dolu bir yerde yaşamak zaten çok zorluydu ama yine de değişik yaşamlar gördüm, tecrübeler edindim diyorum. Sağlık anlamında çok zorlandığım aylar oldu, başımıza hiç beklemediğimiz kötü bir olay geldi ama neyse geçti gitti diyorum. Artık yeni bir hayata yelken açıyoruz kısmetse.
Ayrılışlar zorlu oluyor gerçekten. Bugün öğrencilerim, velilerim ve öğretmen arkadaşlarımla vedalaşmak heyecanlı ve duygulu bir süreçti. Karne almaya gelen öğrencilerimin ellerinde çiçekler, güzel notlar, sarılmalar çok hüzünlendirdi. Sonrasında da öğretmen arkadaşlarla okulda vedalaştık. Bir kaç özel arkadaşımla da bir kafeye geçip uzun uzun oturduk. Aramızda bir arkadaşın daha tayini başka bir şehre çıktı, o da gidiyor. Herkesin ortak cümlesi 'iyi ki sizi tanıdım ' oldu. Hatta okulda bir çok değişime neden olduğumu, çok hümanist ve dostça olduğumu, çok farklı biri olduğumu söylediler. Okulumuzdan bir Buket öğretmen geçti diyeceğiz dediler, yani anlayacağınız biraz beni şımarttılar.
Yaş olarak neredeyse yirmi yaş küçük insanlarla anlaşmak, kabul görmek hatta sevilip takdir edilmek çok güzel. Umarım onlar da güzel günler görürler. 




                                      Burada olduğumuz sürede yakın çevreyi, Trakya şehirlerini gezmeye çalıştık. Çok güzel yerler gördük ve bu da zaten buralara gelmemizin bir amacıydı bu da.
Bu haftasonu da Çatalca'nın Yalıköy kasabasına gitmeye karar verdik ve cumartesi sabahı çıktık yola.


                                      Yalıköy'e gitmeden önce yol üzerinde Safaalan Mavi Göl denen bir yer vardı ve bizde merak ediyorduk. Kahvaltımızı burada yaptık. Kamp sandalyelerimizi sattığımız için evde bulunan tabureleri getirdik mecburen. Ama göl kenarı kahvaltı keyfine de her şey değer.
Buradan Yalıköy'e doğru yola çıktık. Navigasyonda gösterdiği yol 35 km idi ve bizi dağ yoluna soktu. Buradan nasıl geçtiğimizi bir bize sorun çünkü çok taşlık ve sorunlu bir yoldu. Yol boyunca kimseyi görmedik bu da bizi çok korkuttu. Lastikler patlamadan nasıl ulaştık bilmiyorum.





Kasabanın merkezinde küçük bir gezinti yaptık, otele gitmeden çarşı da ne var ne yok bakalım dedik. Ama çok küçük bir yer olduğundan on beş dakika da her yeri gezmiş olduk. Yine de çiçekli bahçeli evleriyle güzel bir yer.
Buradan bir gece kalacağımız Yalıköy Deniz Otele geçtik. En azından erken giriş yaparak denizden maksimum yararlanmak istedik. Otel temiz ve kendi halinde bir aile işletmesi. Odalar güzel, temiz ve rahat. 
Bizim için şezlongların sahilde açılmış olması önemliydi. Yaz sezonu başlamış ve bir kaç şezlong kumsala dizilmişti. 
Sahil kısmı çok uzun ve taşlık bir deniz yanı. Ben taşı çok severim biliyorsunuz bol bol taş topladım.





Sakince, sessizce bir şemsiye altına geçip, güneşle enerjiyi vücuduma almayı, gözlerimi kapattığımda dalga seslerini, uzaktan gelen insan seslerini dinlemeyi, boş boş yatmayı ne çok özlemişim . Sabah erken saatlerde yalnızken fazla insan yokken durum böyleydi ama bir otelde kalınca dolu sinir bozucu şeyle de karşılaşıyorsunuz. Mesela bir paket çekirdeği yanı başınızda yiyen kadın, önünüzde oturan adamın içtiği sigara dumanına maruz kalma, iki çocuğuyla gelen ailenin yüksek sesle konuşmaları-tartışmaları...
Yine de istediğim sessiz anları yakaladım, uzun yürüyüşler yaptım deniz kenarında, tatlı soğuk deniz muhteşemdi.


     Selçuk Altun'u hiç okumamıştım. Kütüphanede Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir kitabını alıp okudum. Dünyanın en iyi yazarı, en iyi ressamı kimdir sorusunu sorarak cevap arıyor yazar. Selçuk Altun oldukça iyi bir okur olmalı hatta iyi bir müzik dinleyicisi çünkü roman boyunca bilmediğim bir çok ismi not aldım daha sonra araştırmak üzere. Kitabın ismi zaten bir şiirin mısrasından geliyor, Oktay Rifat'ın Karıma isimli şiirinin son mısrası. Kitapta ki edebiyat ve sanat olarak bahsedilen kaynaklar ilgimi çektiğinden devam ettim yoksa kurguda ki konu zaten hep klişe. 
Ama yazar Selçuk Altun 1950 Şavşat doğumlu ve sıkı bir bibliyofil. Büyük bir kütüphanesi varmış. Çok sevdiği yazar Paul Auster tarzında yazıyor sanki. 



                           Hafta boyunca Tekirdağ'da tanıdığım insanlarla görüştüm. Bir nevi veda oturmaları yaptık. Komşularım bir gün toplanıp benim için veda günü yaptılar. Okulda ki arkadaşlarla okulun son haftasında dolu dolu görüştük, sohbetler yaptık. 
Çok şükür ki bu yaşıma kadar nereye gitsem kiminle ilişki kursam çok güzel ve iyi insanlar ili karşılaştım. Bana zarar verecek kimse olmadı hayatımda. Bunu benim saf niyetlerime de bağlıyorum bir nebze. 
Tekirdağ'da da yaşamak varmış hayatımda 💜


        Bu fotoğraflar erken yaşta emekli olup güzel yaşayan erkek kardeşimden. İstanbul'da  son  günlerde güzel konserler oldu biliyorsunuz. O da Chris Isaak ve Scorpions konserlerine gittiğinde doyasıya İstanbul'u gezdi. Sıkılmıyor musun diyenlere onun yaşamını örmek veriyorum. Beş yıldır bu böyle ve 48 yaşında 🧿
Orhan Pamuk Kelimeler ve Resimler kitabında şöyle yazar;
''Ruhumda bir telaş var, çünkü Tanrı'nın hayat olarak bana verdiği vaktin azalmakta, bitmekte olduğunu saatime, takvime ve aynaya bakarak sık sık düşünüyorum.''
Ben de ellili yaşlarımda bunu sık düşünüyorum. Her  geçen günümüz ömrümüzden. Ve daha çok iş stresi, bir yerde mecburi geçirilen süreler, istemediğin ilişkiler .
Tamam emekli maaşım şimdiki maaşımın üçte biri olacak ama özgür olacağım.
Bir de şöyle yazmıştı yazar;
''Bana kalırsa “gerçek bir yolculuk” için üç şart gereklidir: İnsanın evden uzaklaşması, hayatında yeni bir dönemin başlaması ve yolcunun gördükleri ve yaşadıklarıyla, değişmesi, başka bir insana dönüşmesi.''
Bu sene gerçek bir yolculuk yaptığıma inanıyorum.
 

Hoşçakal leylek ailesi 💙



Yalıköy videomuz burada. Emeklilik hayatımız daha çok YouTube da olacak haberiniz olsun. Gelin abone olun 😊

           Bu hafta içi kısmetse toparlanıp memlekete, bağevine döneceğiz. Ama orada da bir düzen oluşturmamız zaman alacak, bu yüzden blog yazacağımı sanmıyorum. İyice bir yerleşelim öyle dönüş yapacağım sevgili blog arkadaşlarım..








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

TATİL CUMASI

Vee  bitti 💥💥 Bir dönem daha kapandı hayatımızda. Çerkezköy -Çatalca hattında neredeyse bir yıl süren gurbet hayatımız bugün karneleri dağ...