İstanbul'dan otobüse binerek uzun molalar ile 12 saatte Bükreş'e geldiğimizde yorgun ama heyecanlı ve mutluyduk. Buradan da 6 saat sürecek trene binmiş yorgunluğumuzu ortamın sıcaklığı ile uykuya dalarak atmaya başlamıştık. Bükreş'e sabah sekiz gibi gelmiş hemen büyük tren garına gitmiş Sibiu biletini almıştık. Saat 10 gibi uzun yolculuğumuz başladı.
Tren sarsıla sarsıla giderken yarı uykulu pencereden geçip giden manzaraya bakıyor, hep bu anı hayal ettiğim zamanları düşünüyor ve içimi sonsuz mutluluk kaplıyordu. Tren farklı farklı kasabalarda duruyor, insanlar ellerinde yükleriyle iniyor biniyor, bir koşturmaca sürüp gidiyordu. Tren yolculuklarını çok severim. Saatlerce yol gidebilirim. Bu yüzden yolculuklarımızda treni çok kullanırız.
Ve nihayet Unesco Dünya mirasına girmiş, Forbes dergisi tarafından Avrupa'nın en mutlu 8. kenti seçilmiş Sibiu şehrine ulaştık. Kaos ve gürültü dolu şehrimden böyle bir yere gideceğim için merak içindeydim. Öyle de çok ihtiyacım vardı ki sakinliğe, telaşsız bir kaç güne.
Sibiu Tren Garında inip her zaman yaptığım gibi etrafı geziyorum, bina hakkında bilgileri okuyor, insanları izliyorum. Her gittiğimiz garda on beş dakika da olsa durup soluklanmayı çok seviyorum. Romanya'da garlarda internet çok iyi hızda ve herkese açık. Buradan otele gideceğiz ama daha önce rezervasyon yapmadığımız için eski şehre dolu yürürken gördüklerimize fiyat sormayı amaçlıyoruz.
Şansımıza o gün yağmurlu ama olsun zoru severiz. Gardan çıktığımız gibi eski şehre doğru dümdüz yürüyoruz. Bir iki yerden fiyat alıyoruz, daha önce beğendiğim otele kadar sorarak ilerliyoruz. Sonra önceden not aldığım oteli buluyor ve giriş yapıyoruz.
Çatı katında ki odamıza yerleşip hemen kendimizi sokaklara atıyoruz. Yağmur dinmiş hava ılıklaşmış yürüyüş zevkli bir hale dönüşmüştü. Piate Mare denen büyük şehir meydanını bulup etrafı geziyoruz. Burada Romanya'da eğitimin kurucusu Gheorghe Lazar'ın heykeli bulunuyor. Aynı zamanda görkemli Belediye Sarayı Primaria Sibiu'da bu meydanda. Büyük Meydan'da tarihi Brukenthal Sarayı 18. yüzyıla ait. Güzel bahçeleri ve süslü odalarıyla dikkat çeken sarayda Avusturya – Macaristan İmparatorluğu dönemine ait sanat koleksiyonu sergileniyor. Bu sebeple, Brukenthal Ulusal Müzesi olarak da adlandırılıyor.
Şehrin meydanında 12. yüzyılda yapılan Council Kulesi bulunuyor ve kulelin dibinde ki restoranlarında harika yemekler servis ediliyor. Bu kule Sibiu'nun simgesi kabul ediliyormuş. Eski zamanlarda bu kule tahıl deposu, hapishane, gözetleme kulesi olarak kullanılmış. Şehir küçük ama sokakları, merdivenleri, geçitleri ile çok sevimli.
Citadel Park da çok keyifle gezilen bir yer. Orta çağdan kalma kuleler, merdivenler ve geçitleri içeren Citadel Park Romanya’nın ilk parkıymış. Parkta savaş gazileri anısına yapılan yürüyüş yolu, İmparator 1. Francisc’in heykeli ve ünlüler için yapılan Şöhret Kaldırımı yer alıyor. Bir yandan doğa yürüyüşü yaparken diğer yandan tarihi eserler görebileceğiniz bu güzel park eski şehrin savunma duvarı boyunca uzanıyor.
Bunca yürüyüşü bir kahveyle taçlandırmak gerekir değil mi? Şansımı Viyana Kafesinden kullanıyorum çünkü elmalı Strudel en sevdiğim ve burada güzel yapıldığını okumuştum. Tarihi bir binada bulunan kafe içine girince mis gibi kahve kokusunu alıyoruz. Şansımıza piyano çalan biri var içeri de, hemen yakınına oturup bu anın keyfini çıkarıyoruz.
15. ve 19. yüzyıllar arasında Saksonlar tarafından oyulmuş çatılardan gözetleyen gözler gibi görülen evler işte bu kentin simgesi. Bir zamanlar tahıl ve yün depolayan tavan aralarını havalandırmak üzere tasarlanmış, şimdi şehrin karakterini tanımlıyor . "Evlerin Uyumadığı Şehir ''
Yürüken sizi izliyor hissine kapılıyorsunuz.
Şehrin pazarında gezmeden olmaz..
Catedrala Ortodoxa Sfânta Treime yani Kutsal Üçlü Ortodoks Katedrali ziyaret ettiklerimiz arasında. 1902 – 1905 yılları arasında Ayasofya’dan ilham alınarak inşa edilen Kutsal Üçlü Ortodoks Katedrali, Transilvanya ve Barok mimarisinden izler taşıyor.
Eczacılık Müzesi, Barfüsser Kilisesi, Astoria Sinagogu,Tineretulu Parkı,Astra Parkı ve Sub Arini Parkı Sibiu’da ziyaret edebileceğiniz diğer yerler arasında bulunuyor.
İki gün boyunca doya doya gezdiğimiz Sibiu hem tarihi hem ilginç evleri hem de gerçekten sakinliği ile gönlümüzü kazandı. Beklediğimiz gibi huzuru bu şehirde bulduk 😉
Gezimizin ilk ayağı Sibiu'yu bir de buradan izleyin.
Ceren haftasonu değil :) Tam 9 günlük tatil yaptık, burada sonbahar ara tatiline girdi okullar. Bizde hemen yola çıktık, gezimizin daha devamı var, derleyip toplayıp yazacağım geriye kalanları. Ama gerçekten çok güzel geçti tatilimiz..
Ah, the joy of traveling. Few things uplift our well-being as much as a change of scenery. I love being on the road and could probably sit on a bus for hours, just enjoying the feeling of being on the way. With small stops along the way. Interesting place you went to. Bukarest is not something you hear about every day. Have a nice start to the week!
Schools have started their fall break here. We took this opportunity and hit the road. We really saw some very different cities. I will write more about it later.
Masal kitaplarından fırlamış gibi duruyor. Çatılardaki gözler de sağlaması bence. Uykulu ama hiç uyumayan gözleri olan şirin evler, sokaklar. Son derece sıra dışı bir kentmiş. Aşırı beğendim. 👌🎈
Otobüsle deyince yakınd bir yer diye okumaya devam ediyordum. Bravo otobüsle oralara gimenize öncelikle. Hiç düşünmezdim Romanya'da öyle güzel sakin kasabalar olsun :-) Fotoğraflar harika. İyi ki bize de anlatmışsın. :-) Selamlar, sevgiler,
İstanbuldan otobüse bindik sabaha kadar sürdü neredeyse 11 saat. Ama ne olacak dedim zaten Kocaelinden Antalya, Datça gitsek böyle. Gidiş 2bin tl hem oldukça uygun geldi. Aslında artık zorlanıyorum uzun yolculuklarda biraz gözüm korktu ama çok iyi geçti. Sabaha kadar uyuduk
Merhabalar. İstanbul'dan otobüse bindiniz ve tam 12 saatlik bir yolculuk sanrası Bükreş'e gelmişsiniz. İnşAllah yolculuk size eziyet vermemiş, hatta keyifli bir yolculuk olmuştur. Ben de böyle otobüs ve trenlerle seyahat etmeyi pek severim. Romanya gezisini daha önce nasıl planlayıp proğramladıysanız, planlandığı şekilde de devam etmiş. Romanya geziniz esnasında hiç büyük ve gelişmiş şehir görüntüleriniz olmadı mı? Hep böyle Orta Çağ ve nostaljik tarihi binalar, kliseler ve katedraller görüyoruz. Orta Çağ tarihini ve yaşantısını severim ve ilgi alanlarım arasındadır.
Her ne kadar sizin Romanya gezi izlenimlerinizi ve görselleri ilgi ile izliyor ve okuyor olsam da dünya gözüyle gerçekten orada olmak var. Sizin paylaştıklarınız bize sanal alemde bir alem gibi geliyor. Yani paylaşımın rüzgarı ne kadar etlili olursa olsun kolay kolay yaprak kımıldatamıyor.
Romanta'nın en güzel liman kenti olan Köstence'yi çok merak ediyorum. Benim annem tarafı Kırım harbinden sonra Kırım'ı terk ederek, Romanya'nın Köstence'ye yerleşmişler, Balkan harbinden sonra da Anadoluya sığınmışlar.
Şu anda Romanya bile bizden hem çok iyi, hem de ileri seviyedeler herhalde. Tarihin cilvesi işte. Bir zamanlar ( 14. yüzyıl-19. yüzyıl) Osmanlı egemenliği altında tutulan toprakları gezmek ve görmek için turist olarak ziyarete gidiyoruz. Kaleminize, emeğinize ve gönlünüze sağlıklar dilerim. Fırsat ve imkan var iken gezmeye ve görmeye devam. İlerleyen yaşlarda böyle gezmek ve görmek mümkün olmayacaktır belki de. Ama ben Almanya'dan kafileler halinde gelen tur türistelerine bakıyorum, çoğunun yaşları epey ileri. Selam ve saygılarımla.
Merhaba Recep Bey, Uzun bir yolculuk olacağını biliyordum hatta uykusuz kalıp migren de başlarsa sabaha diye çok endişelendim. Çünkü yolculuklarda uyuyamam ama hem gidiş hem dönüş çok rahat geçti. Romanya''nın başkenti Bükreş'e gidip oradan trenle bu şehirlere gittik. Bükreş'i bile gezmedik. Çünkü özellikle bu kasabaları görmek istedik. Benim gözlemim çevre düzeni, yaşam olanakları , yollar vb bizde daha çok olanak var, daha modern bizim sahip olduklarımız. Ama trafik kuralları mesela daha iyi oturmuş. Orada olduğumuz 9 gün içinde hiç korna sesi duymadık, yayaya çok saygılılar. Dediğiniz gibi bir zamanlar Osmanlı'nın olduğu bu topraklarda artık turistiz.
Hiç duymamıştım, ne güzelmiş! Ne hoş bir haftasonu kaçamağı olmuş, yorgunluğa değmiş kesinlikle.. Gözlere çok güldüm :))
YanıtlaSilCeren haftasonu değil :)
SilTam 9 günlük tatil yaptık, burada sonbahar ara tatiline girdi okullar. Bizde
hemen yola çıktık, gezimizin daha devamı var, derleyip toplayıp
yazacağım geriye kalanları.
Ama gerçekten çok güzel geçti tatilimiz..
Ah, the joy of traveling. Few things uplift our well-being as much as a change of scenery. I love being on the road and could probably sit on a bus for hours, just enjoying the feeling of being on the way. With small stops along the way. Interesting place you went to. Bukarest is not something you hear about every day. Have a nice start to the week!
YanıtlaSilSchools have started their fall break here. We took this opportunity and hit the road. We really saw some very different cities. I will write more about it later.
SilAaaa hiç duymadığım bir yer yaa teşekkür ederiz ve apfel strudel çok güzel bir tatlı evet :)
YanıtlaSilDevamı da var, tek tek yazacağım kısmetse..
SilHarika bir yer keşfetmişsin ve ne güzel gezmişsiniz. :) İçinize sinsin. :)
YanıtlaSilTeşekkürler , gerçekten güzel ve farklı şehirler gezdik. Bu ilkiydi, sonrasında
Silbaşka yerlere de gittik. Düzenleyeyim fotoları paylaşacağım.
Masal kitaplarından fırlamış bir kent adeta.
YanıtlaSilMasal kitaplarından fırlamış gibi duruyor. Çatılardaki gözler de sağlaması bence. Uykulu ama hiç uyumayan gözleri olan şirin evler, sokaklar. Son derece sıra dışı bir kentmiş. Aşırı beğendim. 👌🎈
YanıtlaSilBizde bayıldık, hele gürültülü bir ülkeden sonra gidince nasıl bir sakinlik
Silnasıl keyifli. On gün hiç korna duymadık.
Sessiz sakin ve tertemiz yerler gibi. Ne güzel bir gezi.
YanıtlaSilEvet çok çok beğendiğimiz bir şehir oldu..
SilOtobüsle deyince yakınd bir yer diye okumaya devam ediyordum. Bravo otobüsle oralara gimenize öncelikle. Hiç düşünmezdim Romanya'da öyle güzel sakin kasabalar olsun :-) Fotoğraflar harika. İyi ki bize de anlatmışsın. :-) Selamlar, sevgiler,
YanıtlaSilİstanbuldan otobüse bindik sabaha kadar sürdü neredeyse 11 saat. Ama
Silne olacak dedim zaten Kocaelinden Antalya, Datça gitsek böyle. Gidiş
2bin tl hem oldukça uygun geldi. Aslında artık zorlanıyorum uzun
yolculuklarda biraz gözüm korktu ama çok iyi geçti. Sabaha kadar uyuduk
Merhabalar.
YanıtlaSilİstanbul'dan otobüse bindiniz ve tam 12 saatlik bir yolculuk sanrası Bükreş'e gelmişsiniz. İnşAllah yolculuk size eziyet vermemiş, hatta keyifli bir yolculuk olmuştur. Ben de böyle otobüs ve trenlerle seyahat etmeyi pek severim. Romanya gezisini daha önce nasıl planlayıp proğramladıysanız, planlandığı şekilde de devam etmiş. Romanya geziniz esnasında hiç büyük ve gelişmiş şehir görüntüleriniz olmadı mı? Hep böyle Orta Çağ ve nostaljik tarihi binalar, kliseler ve katedraller görüyoruz. Orta Çağ tarihini ve yaşantısını severim ve ilgi alanlarım arasındadır.
Her ne kadar sizin Romanya gezi izlenimlerinizi ve görselleri ilgi ile izliyor ve okuyor olsam da dünya gözüyle gerçekten orada olmak var. Sizin paylaştıklarınız bize sanal alemde bir alem gibi geliyor. Yani paylaşımın rüzgarı ne kadar etlili olursa olsun kolay kolay yaprak kımıldatamıyor.
Romanta'nın en güzel liman kenti olan Köstence'yi çok merak ediyorum. Benim annem tarafı Kırım harbinden sonra Kırım'ı terk ederek, Romanya'nın Köstence'ye yerleşmişler, Balkan harbinden sonra da Anadoluya sığınmışlar.
Şu anda Romanya bile bizden hem çok iyi, hem de ileri seviyedeler herhalde. Tarihin cilvesi işte. Bir zamanlar ( 14. yüzyıl-19. yüzyıl) Osmanlı egemenliği altında tutulan toprakları gezmek ve görmek için turist olarak ziyarete gidiyoruz.
Kaleminize, emeğinize ve gönlünüze sağlıklar dilerim. Fırsat ve imkan var iken gezmeye ve görmeye devam. İlerleyen yaşlarda böyle gezmek ve görmek mümkün olmayacaktır belki de. Ama ben Almanya'dan kafileler halinde gelen tur türistelerine bakıyorum, çoğunun yaşları epey ileri.
Selam ve saygılarımla.
Merhaba Recep Bey,
YanıtlaSilUzun bir yolculuk olacağını biliyordum hatta uykusuz kalıp migren
de başlarsa sabaha diye çok endişelendim. Çünkü yolculuklarda uyuyamam ama
hem gidiş hem dönüş çok rahat geçti.
Romanya''nın başkenti Bükreş'e gidip oradan trenle bu şehirlere gittik. Bükreş'i bile
gezmedik. Çünkü özellikle bu kasabaları görmek istedik.
Benim gözlemim çevre düzeni, yaşam olanakları , yollar vb bizde daha çok olanak var, daha modern bizim sahip olduklarımız. Ama trafik kuralları mesela daha iyi oturmuş. Orada olduğumuz 9 gün içinde hiç korna sesi duymadık, yayaya çok saygılılar.
Dediğiniz gibi bir zamanlar Osmanlı'nın olduğu bu topraklarda artık turistiz.