18 Haziran 2021 Cuma

Merhaba Cuma!

                       Böyle coşkulu bir merhaba dediğime bakmayın, canım sıkkın ey ahali! Bazen her şeyiniz yerli yerinde olur, ortada elle tutulan bir sorun yoktur ama içiniz daralır, gözünüzde her an çağlayacak damlalar hazır bulunur ya, işte öyle bir şey. Bazı moral bozucu şeyler yaşamıyor değilim ama insanız işte genelde mutsuzluk çoğunlukta. Böyle zamanlarda bana iyi gelen şey neşeli müzikler dinlemektir. Bu durumlarda en çok dinlediğim, içimde ki siyaha ışık tutan neredeyse bir saatlik Tatiana Eva Marie ve Avalon Jazz Band'ın neşeli April in Paris..

                       Hadi şimdi şuraya bir pencere açayım da siz de cuma yazımı bu şarkılar eşliğinde okuyun!



                 Bu cumartesiden başlayalım o zaman.  Masmavi gökyüzü altında kahvaltılarımızı yaptığımız  ve dinlendiğimiz güzelce bir hafta sonun da kuzenimin doğum gününü iki, üç arkadaş bahçeli bir kafede kutladık. Ne zamandır  bir araya gelemeyen bizlerin  çok konuşacağı şey vardı. Mumlar üflendi, güzel dilekler dilendi, pastalar yendi. 


Buluşmamız ikindi vakitlerinde oldu. Akşam güneşini güzel bir sahil bandında batırmış olduk ama denizin halini görseydiniz. Marmara Denizinde ki bu çevre afeti çok büyük. Ama çevrede ki insanların gözünün önünde bu içler acısı durum oluyorken çoğu kişinin umarsız oluşu , çöplerini etrafa atmaya devam etmeleri nefretimi arttırıyor.


                 Özellikle kafede ki gençlerin açtıkları şeker kağıtlarını, içtikleri sigara izmaritlerini oturdukları yerlere atmalarına şaştık kaldık. Çöpler rüzgar yüzünden denize uçuyordu, garsonları uyardık bu yüzden ama onlarda bu müşterilerden farklı bir anlayışa sahip değiller. Temizliği o an değil de iş bitince gece yapıyorlarmış.
Bu tür şeylere şahit oldukça evden çıkmak istemiyorum, hele kafelerde oturmak benim için işkence artık. 
Neyse ki doğa var imdadıma yetişen. Oturduğum yerden denizin tam aksi yönünde evlerin üzerinden çıkan şu görüntüye bakın.


      Kafede ki sohbetli saatler sonrasında evime dönünce bahçenin yaza doğru olan haliyle öyle mutlu oluyorum ki. Sardunyaların, kaktüslerin, zambakların açma zamanı. Ortancalarım bile geçen seneden köküne kadar budanmış olduğundan fazla umut taşımıyordum ama bahar gerçekten uyanışı temsil ediyor. 







Bu haftanın keki frenk üzümlü ve limon aromalı kek. 



Okuduğum kitap doğaya düşkünlüğü ve tek çarenin toprağa geri dönmek olduğunu söyleyen yazar Mustafa Kutlu'nun İstanbul'u  çeşitli yönleriyle anlattığı Şehir Mektupları..


Okula gidilen günlerde yağmur ve sis vardı bizim köyde. Sisi öyle seviyorum ki..


Diğer başladığım kitap İsmet Özel'in çeşitli yerlerde ki konuşma ve yazılarından bir araya getirilmiş Toparlanın Gitmiyoruz!
Yavaş yavaş okuyup anlamaya çalışıyorum ama her defasında beynimden dumanlar çıkıyor.



     Mustafa Kutlu geçen haftalarda okuduğum bir yazısında şöyle şükrediyordu;

                       '' Hani Yunus Emre der ya: “Miskin Yunus bîçâreyim Baştan ayağa yâreyim”..Bunun gibi, çok seyrek de olsa gafletten kurtulduğum anlarda; bir etrafıma bir de kendime bakıp “baştan ayağa” şükre garkoluyorum. Sevincimden ağlarken kendi kendime:

                             - Bu ben miyim yâ Rabbi?

                             - Bunlar çiçek açmış kiraz ağaçları, şu öten kuş kanarya mı?

                   Soluduğum hava, sağlıkla aldığım nefes, attığım adım, söylediğim söz, işte kulak-ayak-göz-parmak vesaire. Bütün bunlar için; şu içtiğim su, bastığım toprak için, kalbime koyduğun iman, içime doğan nur, önüme açtığın yol, aklıma düşürdüğün fikir, dilime dolanan kelime-i tevhid için ve daha neler neler için; anam-babam-eşim-evlâdım-kardeşim-arkadaşım-yerim-yurdum-sağım-solum-aklım-fikrim (ne sayarsın bre abdal) saymaya kudretim yetmeyecek her şey için binlerce şükür. ''

Haftamın güzel geçmesi, baharın tüm coşkunluğu, öğrencilerimle geçen saatler, huzurla oturduğum balkon saatlerim, iyileşen dedemiz, anne-babamın , kızımın, eşimin sağlıkla yanımda oluşları, hafta içi gelen giden arkadaşlar , komşular, şu dünya da seni bırakmayan insanların oluşu vedaha sayamadığım binlerce şey...

Hayırlı Cumalar !









4 yorum:

  1. Nasil guzel yazmis Mustafa Kutlu,aynen ben de ayni duygulari yasiyorum Buket,varsin daralsin icimiz ara ara yoksa nasil bilecegiz neye sukredecegimizi.Senin varligina da cok mutesekkirim,renklerini cok seviyorumguzel isimli guzel Buket'im benim.Super gecsin haftan,isik yaymaya devam!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel dedin Sibel, sıkıntı varsa huzurda var sonunda. herşey
      zıtıyla değerli bu dünya da. iyi ki sen de varsın; yazıyorsun, fotoğraflıyorsun
      ve paylaşıyorsun. hafta sonu bakalım neler yapacağız :)

      Sil
  2. fotoğraflar o kadar güzel ki önce onlara baktım sonra yazıyı okudum. Yeni haftanız da önceki gibi musmutlu geçsin inşallah

    YanıtlaSil
  3. Merhabalar.
    Hepimiz arada sırada moral bozucu şeyler yaşarız. Kimine sabır gösteririz, kimine isyan ederiz. Önemli olan bu moral bozucu şeyleri iyi yönetebilmektir. Önemli olan altından kalkamayacağız moral bozucu şeylerle karşılaşmamaktır. Sağlık ve mutluluklar dilerim. Selam ve saygılarımla.

    YanıtlaSil

Cuma Ertesi

                         Hoşgeldin cuma yazılarım artık cumartesiye dönüşüyor sanki. Nedeni cumanın her zaman ki gibi hızlıca gelmesi ve üze...