12 Ocak 2013 Cumartesi

Bir cumartesi olsa gerek..

                           '' Değil mi ki  Cumartesiler,  bedenin  derininde  uyukluyan  birtakım  adsız  duyguları  yüzeye  zorlama da , adlandırma da  birebirdir.  Düzenin  hafta  boyunca  aksamayan  uyuşuk  akışı  birdenbire kesintiye  uğrar.  Trenin  tekdüze  sallantısı  duruverir.  Bir  istasyonluk  -iki  günlük-
bir  mola..''

                           Tomris  Uyar'ın   bir  kitabından  -  Otuzların  Kadını-   seçtiğim  başlık  ve  paragrafla  açtım  haftasonu  başlangıcımızı.  Ne  güzel  anlatmış değil mi?  Bir  moladayız şu an.  Koşturmamız,  ilişkilerimiz,  yorgunluğumuz  kesildi  iki  günlüğüne.  Bir devinim içinde  başka  bir devinim..
                           Beni  mutlu eden  anlara örnek   yeni  gelen  kitap  siparişlerim.  Koliyi  açar açamaz  etrafa  yayılan  bir  mutluluk  bu.  Herkes  bilmez  bunu, kitap kurtları  bilir.  Şöyle  sehpaya  koyarsınz kitaplarınızı.  Hemen  kitaplığınıza  yerleştirmezsiniz.. Daha  zamanı  vardır.  Birkaç gün sehpadan  size  bakacaktır  kitaplar.  Onlar  size  alışacaktır, siz  onlara.  Böyle bir  evde  büyüyen bir  çocuğu da etkileyeceğini biliyorum o kitap okumayı sevmese de  alışacaktır.  Neyse ki  kızım için  durum  böyle  değil.  Birçok  yetişkinden  fazla kitap okumuştur şu  9  yıllık  hayatında. Aldıklarımı  bir daha ki  yazımda  göstereceğim.
                                    İşte  bir cumartesi geldi ve geçti bile.  Neyseki  daha  pazar  günü  var. Yarın şöyle  bir  pazar  keyfi  yaparız. Bugün biraz koşturmalı  geçti.  Arkadaşlarımla  Yalova'da   buluşup  hasret  giderdik.  Öğle  saatlerinden  akşama  kadar  beraberdik. Bir yerlerde yemek  yedik,  sohpet, kahve  faslı,  kahkahalar, eskiyi  anmalar,  herşey  güzeldi.


                                 
                     

                         Eve  geldikten  sonra  eşimle  sinema  keyfi  yaptık.  Geçen  gece  Bergman'ın   The  Magician  ya da   Ansiktet   izlemiştim.   Dr. Vogler'in manyetik  sihirbazlık  tiyatrosu  ve  foyasını  çıkarmaya çalışan asilzadeler  arasındaki  trajikomik  olaylar..  

               .              .          


                            Tüm  filmlerinde  Tanrı  kavramına  şu  ya  da  bu şekilde  yer  veren,  yitirdiği  inancı  belki  bir  şekilde  burada  arayan  Bergman  fazla  olmasa da  bu  film de de  değinmiştir.  Şu  sözü  yaptğı  filmlere  dair  bir  açıklama  bir  nebze  :
                            ”Hep Eugene o neill’in ünlü sözünü anıyorum: ‘insanın Tanrı ile olan ilişkisini ele almayan tüm dramatik yapıtlar önemsizdir.’'
                     Bergman  Dr. Vogler  karakteriyle  bizi  tutsak  ediyor.  Bergman'ın  tiplerini  her  zaman sıkıntılı,  bunalımlı  buluyorum ve  bu  beni  daha çok  filme  bağlıyor.  
                     Cumartesi  gecesine  yaraşır  diğer  film de  adı üzerinde  Sommarnattes Leende (Bir Yaz Gecesi Gülümsemeleri)...


                                 
                                                 

                     Bana  Sheakspear'ın   Bir   Yaz  Gecesi  Rüyası'nı  hatırlattı.  Bergman'ın   en eğlenceli  filmi   belki de..  Yanlışlıklar   silsilesinin  düzeltilmesi  üzerine  kurulmuş  bir  konusu  var.  Bizim cumartesi  gecemizi  oldukça  renklendirdi.  Şu  sıralar  yeniden  Bergman filmlerine  kendimi  kaptırmış durumdayım.  Elimde  seyretmediğim 3  filmi de  var.  Ayrıca  internetten  de  bir  çok  filmini  bulmak  mümkün.  Meraklısına söyleyeyim dedim.  İyi  pazarlar!
                            

10 yorum:

  1. heeey ne güzeeel tomris bergman.
    :)
    iyi pazarlar o zaman.
    :)

    YanıtlaSil
  2. sonra da okunmak için sırasını bekleyen kitaplar ilişir durur gözüne:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. değil mi??
      ama ne güzel bir keyiftir o da :)

      Sil
  3. Ben de kızımı bu şekilde yetiştirmek istiyorum işte :) satırların keyfine varsın küçük bir kitap kurdu olsun. Ve yazdıklarına o kadar katılıyorum ki Buket'cim, masada zihinselden önce görsel mutluluk evresini tamamlamayı bekleyen kitaplar haftasonu eşlik ettiler bana :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. inşllh canım :)
      sen ne yaşarsan çocuğun da aynı yolda olacaktır. tüm yorumlarına buradan yazacağım bende..venedik gezimiz gerçekten güzeldi ama akşamları çok istesekte
      bir konsere gidemedik. senden okuduğum konser
      tavsiyelerini yaparın sanıyordum ama olmadı. akşamları çok yorulduk,
      üstelik otel şehre çok uzaktı. belki bir gün o da olur :)

      Sil
  4. Sen kalk Bergman izle, Shakespeare'den filan bahset ( ki o da yanlış yazılmış )
    koskocaman SOHBET kelimesini SOHPET diyerek katlet .... pet ne ya ne peti bu :)))

    YanıtlaSil
  5. helal olsun ya:))
    böyle dikkatli okuyucularım var ya çok mutluyum:)
    üstelik yazım yanlışlarına da kızan biriyim, yazıyı yazdıktan sonra okumuyorum hatam bu. uyardığın için teşekkürler..

    YanıtlaSil
  6. Cumartesi acılımı hos olmus...

    YanıtlaSil
  7. sevgili buket,
    "yeni alınan kitapları bir süre kitaplığa yerleştirememe" ne doğru bir tespit!
    ben de koyarım orta yere/ yatağımın yanındaki komodine, elime alıp inceler dururum günlerce...;)

    daha önce de söylemiş olmalıyım ama tekrar etmeden geçemeyeceğim: bu kadar çok okumana, film izlemene ve gezmene hayranım!

    YanıtlaSil

Tasarım:Sawako Kuronuma