25 Eylül 2026 Cuma

Deniz, Kum ve Güneş

 

''Deniz kenarında akşama kadar
Oturdum şeytan minaresi topladım.''

Emeklilik hediyesi yaz tatili ayarlamıştık kıştan. Hatta ödemesi yeni bitti. Otel tatilleri çok pahalı artık. Bir hafta tatil yapıyorsunuz sonra altı ay ödüyorsunuz. Her şey dahil yemeli içmeli tamamen yan gelip yatmalı tatilleri çok sevmiyorum artık.Neredeyse yirmi yıl böyle tatiller yaptık çünkü hem çocukla tatilde gayet makul ve yorucu olmayan bir tatil oluyor hem de çalışma hayatında çok yorulduğunuzdan yan gelip yatmak istiyorsunuz bunu da sağlıyor. Ege ve Akdeniz'de gitmediğimiz otel kalmamıştır. Bir kez gittiğimize çok beğensek de bir daha gitmeyiz. Bir haftalık tatili bile iki ayrı otelde yaparız. Çünkü hem farklı otel deneyimliyorsunuz hem de üç günden fazlası aynı yerde sıkıyor.
İşte böyle olunca tatil için tarih olarak eylülün son haftasını seçtik, böylece kalabalık tatilden kaçmış olacaktık. Gerçekten de okullar açıldığı için çocuklu aileler ortada yoktu. Gittiğimiz otelde sadece üç yaşında çocuğu olan bir aile vardı. 



                            Bodrum Akyarlar'da bir otel seçtik ilk olarak. Küçük bir butik otel. Otele giriş yapıp havlularımızı alıp hemen sahile gittik. Bu sırada oteli de inceleyip insanlara bakıyorduk. Bizi şaşırtan neredeyse kalanların yüzde sekseni 60 yaş üzeri olması oldu. Otelde doluluk oranı yüksekti ama insanların çoğu gruplar halinde gelen teyzelerdi. Bir taraftan etrafta çocuklu aile olmaması güzeldi çünkü çok sessiz ve dinlendirici günlerimiz oldu burada. Daha sonradan öğrendik ki bu otele gelenler yıllarca müdavim olan yaşlı çiftler, yakın arkadaşlarmış. 
Bunları geçersek güzel olan bir diğer şey Karaincir Koyunda bulunan otel yemyeşil ağaçlar, çiçekler içinde olmasıydı. 



Çimlerin üzerinde ya da  deniz kenarında ki şezlonglara oturup kitap , dergi okumak, ara ara uykuya dalmak, ısınınca denize atlamak, bir şeyler içmek yani tatil keyfi yapmak gerçekten de çok dinlendirici ve çok güzel bir şey. Bol yürümeli, sokaklara, dağlara tepelere girmeli çıkmalı tatilleri de seviyorum ama bazen böyle de gerekiyor. Yılların yorgunluğunu attım üzerimden. Meğer eylülden itibaren insanların azaldığı günlerde tatil yapmak ne güzelmiş. Böyle diyorum ama Bodrum yine de çok kalabalık. Hava sıcaklığı ilk başlarda 29-30 derece gibiydi ama sonra 25-26 derecelere indi.

Denizin ucu yok bucağı yok
Gökyüzü dersen daha geniş.
Ardımda dağlar, üstümde bulutlar
Tekmil yıldızlar bir köşeye sinmiş
Cebimde kendi ellerim
Kumlarda kendi ayaklarım




Sabah saat 6 buçuk gibi kalkıp denize gidiyor, güneşin doğuşunu bekliyor, sessizliği büyük bir hazla yaşıyor, kımıltısız denize bakıyorduk. Sonra terliklerimizi elimize alıp deniz kenarında yürüyor, otelin önüne dönerek sabah serinliğinde denize giriyorduk. Hatta ikinci gün hava baya bir serinledi, hava sıcaklığı 23-24 lere indi. Ama deniz hiç soğuk değildi. Egede sarı yaz günleri meğer ne güzelmiş. Eylül başında okullar başladığından hayatımda hiç eylül ayında deniz tatili yapmamıştım meğer en güzel zaman bu aymış.
Denizden çıkıp duş alıp üzerimizi değiştirip kahvaltı salonuna geçip sabah çayı içmek var ya nasıl anlatsam öyle harika ki! Otelin restoranı da çok keyifli, beyaz masalar ve sandalyeler ile sepet abajurlar ile kalbimi çaldı.
Kızım bir çok genç gibi biz artık kahvaltının sonuna gelmişken yanımıza geliyordu. Onlarında okulları açıldı ama bir hafta kaçamak yaptı o da.





Günün başladığı saatlere bakın. Bu sırada Marmara Bölgesine kış gelmiş diyorlardı. Çok yağışlar ve rüzgar olmuş. Bize de biraz soğuğu geldi ama bu otelin konumu öyle güzeldi ki koyda olduğundan dalga olmuyordu  hiç. Akşama doğru çok dalga olur denizde ama o rüzgarlı günlerde bile oldukça sakindİ. Yaşlı teyzeler denizde konuşuyorlardı zaten bu koy her zaman çok güzeldir diye. 
Kahvaltı sonrası kahveler içiliyor, öğle olmadan tekrar denize giriliyor, duşlar alınıp kitaplar ellerde şezlongda dinleniyor. İşte benim yaz tatilim!
Çok ilginçtir gözlemlediğim bir şeyi yazayım size; gençlerin nasıl elinden telefon düşmüyorsa yaşlı teyzelerin amcalarında ellerinden telefon düşmüyor. Yemeklerde bile herkesin elinde telefon bir şeyler izliyorlar. Karşılıklı oturmuş çiftler yemeklerini bitirmiş ellerinde telefonlara bakıyorlar saatlerce.
Gençler zaten biliyorsunuz artık telefon uzuvları olmuş herkesin. Çalışanlar bile boş bir an bulsalar telefonlara gömülüyor. Nereye geldi bu dünya??


Bu hafta boyunca Margit Schreiner'in Sevmek Dedikleri adlı kitabını okudum. Avusturyalı yazar Margit Schreiner’in “Ayrılık Üçlemesi”nin Türkçede ilk kitabı bu. Kitapta konu olarak birbirinden bağımsız Ölüm, Düğün, Doğum bölümlerinden oluşuyor. 
Ölüm bölümü çok etkileyici. Anne -kız hesaplaşmaları, yıllarca süren çekişmelerinin son durağını anlatırken sizi de bu hesaplaşmaya çekiyor. Annesiyle derdi olanlar, annesinin ölümüne şahit olarlar kitabın bu bölümünden çok etkileneceklerdir söylemiş olayım. Beni de etkileyen altını çizdiğim bir kaç cümle paylaşmak isterim.

“Derler ki insan hayatta ilk nasıl sevildiyse öyle sever. Her yerde okuyabilirsiniz. Bütün ikilem de bununla başlar zaten. Daha doğrusu doğumla. İlk sevginin eşi benzeri yoktur, insanın içine işlemiştir ve yinelenemez. Salt duygusallıktan ve belki de aynı zamanda tembellikten çoğu insan ömrü boyunca o ilk sevgiye özlem duyar.”(s.17)

“En kötüsü annelerimizin bize sevgisini göstermek istemesidir. Elbette içten içe biliriz ki onlar bizi değil, kendi kafalarında bize ilişkin oluşturdukları tasarımı yani kendilerini severler, biz de hayat boyu irkilir, kendimizi geri çekeriz. Ama asla bir şey kanıtlayamayız. Bu da bizim zayıf noktamızdır. Bu yüzden ardından suçluluk duyguları gelir. Ömrümüzün sonuna dek sürer. Anca bakımevine düştüğünde, insanlara, bize ve şeylere dair hiçbir imgelemi olmadığında sevebiliriz annemizi.”

“Hayat çok tuhaf. Neredeyse ölüm kadar tuhaf. Daha dün on yaşındaydım.”


Kitap tatilde okunacak bir kitap değildi ama listemde olup aldığım kitaplardan biriydi. Margit Schreiner okumayı çok istiyordum, merak ettiğim bir yazardı . İlk bu kitabıyla da başlamış oldum. İki tane daha kitabı var elimde. Tatilimin ilerleyen zamanlarında devam edeceğim. Bu otelden çıkış yaparak başka bir yere geçtik. Artık onu da haftaya cuma yazarım. Bu bir hafta çok iyi geldi, eylülde tatil başkaymış.
Herkese Hayırlı Cumalar!

*Dizeler Turgut Uyar'dan

19 yorum:

  1. margit peki sağol aldım listeye, alman avusturya yazarlarını çok severim :) oh ne güzel tatil olmuş en güzel tatil boş boş zaman geçirmek dinlenmek :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim tatil devam ediyor :)
      Ben de yazarın 3 kitabı var sırayla okuyorum. Diğer kitaplarını da bulmaya
      çalışacağım beğendim çünkü..

      Sil
  2. Ne güzel manzaralar içim açıldı. Bodrum bir başka zaten. Biz de yıllardır okullar açıldıktan sonra eylülde tatil yaparız, çocuk gürültüsü koşturmacası olmaz, havanın kavurucu sıcağı kırılmış ve hafif bir esinti çıkmış olur. İyi tatiller dilerim!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaz bizim için temmuz ve ağustostu mecburen. Hem aşırı sıcak hem hen pahalı dönem oluyordu. Eylül güzelliğine resmen aşık oldum.

      Sil
  3. Evet, en güzel tatil Eylülde yapilir. Ben de iki hafta sonra orlalarda olmayi planladim, Ekim ayinda havalarin hala güzel olmasini umuyorum:)) Sana iyi tatiller dilerim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen genelde bu atlarda geliyordun diye hatırlıyorum. Kasım ayına kadar yoluvar bence. Ekim başladı bugün denizdeydik nasıl güzel anlatamam.

      Sil
  4. Akyarlar Bodrumun en güzel denizi bana kalırsa da , ekimde uzun kalmıştım bir seferinde ,Bodrumu o zaman sevdim.İyi tatiller...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Balıklarla yüzdük valla nasıl güzeldi. İnstagramda hep denizi paylaştım. Otelin olduğu koyda çok sakindi. Yoksa Akyarlar hep rüzgarlı olur dediler.

      Sil
  5. Yıllarca tatillerimi mayıs ve eylül aylarında yaptım sürekli. Müthiş rahat, sakin ve keyifli geçerdi. Emekli olunca bunu keşfetmen harika olmuş. Bodrum' da anlattığın bu otel çok ilgimi çekti, Karaincir tarafları çok güzeldir. Çok sevindim harika bir tatil geçirmenize.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mayıs haziranda deniz soğuk olur diyorlar . Deniz tatili nereleri önerirsin bu aylarda?

      Sil
    2. Çıralı-Olimpos ve o kıyı şeridi çok iyidir, girilebilir düzeyde. Kaş' da öyle. Çıralı' ya Ekim ayında bile gitmiştik.

      Sil
  6. Ben de böyle tatil severdim çalışırken. Şimdilerde turları seviyorum. Her şehrimizi ayrı ayrı gezip görmek istiyorum. Otele de gidersek eylül gerçekten muhteşem oluyor. Resimlere ve otele bayıldım ,güzel bir yer. Evet büyükler neredeyse küçükler kadar bağımlı telefona annemden biliyorum:) İyi tatiller dilerim.

    YanıtlaSil
  7. Kalabildiğiniz kadar kalın oralarda. Çünkü buralara kış geldi Buket'cim. Yağmur dinmiyor. 4-5 gündür kalorifer dahi yaktıran bir serinlik var üstelik... Dışarıdan daha hızlı soğudu evlerin içi. Biz bu haldeyken senin ışıl ışıl fotoğrafların içimi ısıttı. Sonradan geçtiğiniz yer de çok güzel. Gördüm instagram paylaşımlarını. Keyfini çıkarın canım. Hak ettiniz bu keyfi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Sonatcım Ama gitmeyin daha Ankara daha soğukmuş diyorlar. Meğer sonbahar Egede ne güzelmiş..

      Sil
  8. Merhabalar.
    Güzel bir tatil yazısıydı. Eylül ayını seçmenin verdiği avantajları elde etmiş ve doya doya güzel bir tatil geçirmişsiniz. Paylaştığınız görseller çok etkileyiciydi.
    Bu güzel tatil paylaşımı için emeğinize ve gönlünüze sağlıklar dilerim.
    Selam ve saygılarımla.

    YanıtlaSil
  9. Tatil yazılarınıza bayıldım. Özlediğim canım Egem’den ne güzel kareler paylaşıyorsunuz. İyi tatiller diliyorum. Çocuğu Eylül ‘de okulda olan biri olarak en sevdiğim ay Eylül’de tatil bize çok zor artık:( kitabı çok merak ettim. En son ben de yanlış hatırlamıyorsam Avusturyalı bir kadın yazarı okumuştum, Çatı Katı kitabın adı. Sizin bahsettiğiniz seriyi çok merak ettim. Huzurunuz, çayınız, kitabınız bol olsun. İyi tatiller.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuk varsa zaten onlara göre ayarlanıyor tatiller. Ben öğretmen olsam da kızımın okuluna göre yaptık her sene. Hatta bu sene o da yanımızdaydı yine ona göre yaptık bu otel tatilini.

      Sil

Muhteşem Akyaka

                   Akyaka meğer ne kadar güzel bir yermiş!               Bunca yıldır Ege ve Akdeniz kıyılarını gezeriz Akyaka bir türlü kıs...