Bir dönem daha kapandı hayatımızda. Çerkezköy -Çatalca hattında neredeyse bir yıl süren gurbet hayatımız bugün karneleri dağıtmamızla sona erdi. Aynı zamanda emeklilik hayatımda başlamak üzere.
Zaman geçti hızlıca , beklerken hiç geçmeyecek gibi geliyor ama bitti işte. Burada öğretmenlik yapmak, kısa sürede olsa yaşamak farklı deneyim kazandırdı bize. Yaşadığımız olumsuzluklar çok oldu, güzel bir evimiz varken etrafı inşaat dolu bir yerde yaşamak zaten çok zorluydu ama yine de değişik yaşamlar gördüm, tecrübeler edindim diyorum. Sağlık anlamında çok zorlandığım aylar oldu, başımıza hiç beklemediğimiz kötü bir olay geldi ama neyse geçti gitti diyorum. Artık yeni bir hayata yelken açıyoruz kısmetse.
Ayrılışlar zorlu oluyor gerçekten. Bugün öğrencilerim, velilerim ve öğretmen arkadaşlarımla vedalaşmak heyecanlı ve duygulu bir süreçti. Karne almaya gelen öğrencilerimin ellerinde çiçekler, güzel notlar, sarılmalar çok hüzünlendirdi. Sonrasında da öğretmen arkadaşlarla okulda vedalaştık. Bir kaç özel arkadaşımla da bir kafeye geçip uzun uzun oturduk. Aramızda bir arkadaşın daha tayini başka bir şehre çıktı, o da gidiyor. Herkesin ortak cümlesi 'iyi ki sizi tanıdım ' oldu. Hatta okulda bir çok değişime neden olduğumu, çok hümanist ve dostça olduğumu, çok farklı biri olduğumu söylediler. Okulumuzdan bir Buket öğretmen geçti diyeceğiz dediler, yani anlayacağınız biraz beni şımarttılar.
Yaş olarak neredeyse yirmi yaş küçük insanlarla anlaşmak, kabul görmek hatta sevilip takdir edilmek çok güzel. Umarım onlar da güzel günler görürler.
Burada olduğumuz sürede yakın çevreyi, Trakya şehirlerini gezmeye çalıştık. Çok güzel yerler gördük ve bu da zaten buralara gelmemizin bir amacıydı bu da.
Bu haftasonu da Çatalca'nın Yalıköy kasabasına gitmeye karar verdik ve cumartesi sabahı çıktık yola.
Yalıköy'e gitmeden önce yol üzerinde Safaalan Mavi Göl denen bir yer vardı ve bizde merak ediyorduk. Kahvaltımızı burada yaptık. Kamp sandalyelerimizi sattığımız için evde bulunan tabureleri getirdik mecburen. Ama göl kenarı kahvaltı keyfine de her şey değer.
Buradan Yalıköy'e doğru yola çıktık. Navigasyonda gösterdiği yol 35 km idi ve bizi dağ yoluna soktu. Buradan nasıl geçtiğimizi bir bize sorun çünkü çok taşlık ve sorunlu bir yoldu. Yol boyunca kimseyi görmedik bu da bizi çok korkuttu. Lastikler patlamadan nasıl ulaştık bilmiyorum.
Kasabanın merkezinde küçük bir gezinti yaptık, otele gitmeden çarşı da ne var ne yok bakalım dedik. Ama çok küçük bir yer olduğundan on beş dakika da her yeri gezmiş olduk. Yine de çiçekli bahçeli evleriyle güzel bir yer.
Buradan bir gece kalacağımız Yalıköy Deniz Otele geçtik. En azından erken giriş yaparak denizden maksimum yararlanmak istedik. Otel temiz ve kendi halinde bir aile işletmesi. Odalar güzel, temiz ve rahat.
Bizim için şezlongların sahilde açılmış olması önemliydi. Yaz sezonu başlamış ve bir kaç şezlong kumsala dizilmişti.
Sahil kısmı çok uzun ve taşlık bir deniz yanı. Ben taşı çok severim biliyorsunuz bol bol taş topladım.
Sakince, sessizce bir şemsiye altına geçip, güneşle enerjiyi vücuduma almayı, gözlerimi kapattığımda dalga seslerini, uzaktan gelen insan seslerini dinlemeyi, boş boş yatmayı ne çok özlemişim . Sabah erken saatlerde yalnızken fazla insan yokken durum böyleydi ama bir otelde kalınca dolu sinir bozucu şeyle de karşılaşıyorsunuz. Mesela bir paket çekirdeği yanı başınızda yiyen kadın, önünüzde oturan adamın içtiği sigara dumanına maruz kalma, iki çocuğuyla gelen ailenin yüksek sesle konuşmaları-tartışmaları...
Yine de istediğim sessiz anları yakaladım, uzun yürüyüşler yaptım deniz kenarında, tatlı soğuk deniz muhteşemdi.
Selçuk Altun'u hiç okumamıştım. Kütüphanede Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir kitabını alıp okudum. Dünyanın en iyi yazarı, en iyi ressamı kimdir sorusunu sorarak cevap arıyor yazar. Selçuk Altun oldukça iyi bir okur olmalı hatta iyi bir müzik dinleyicisi çünkü roman boyunca bilmediğim bir çok ismi not aldım daha sonra araştırmak üzere. Kitabın ismi zaten bir şiirin mısrasından geliyor, Oktay Rifat'ın Karıma isimli şiirinin son mısrası. Kitapta ki edebiyat ve sanat olarak bahsedilen kaynaklar ilgimi çektiğinden devam ettim yoksa kurguda ki konu zaten hep klişe.
Ama yazar Selçuk Altun 1950 Şavşat doğumlu ve sıkı bir bibliyofil. Büyük bir kütüphanesi varmış. Çok sevdiği yazar Paul Auster tarzında yazıyor sanki.
Çok şükür ki bu yaşıma kadar nereye gitsem kiminle ilişki kursam çok güzel ve iyi insanlar ili karşılaştım. Bana zarar verecek kimse olmadı hayatımda. Bunu benim saf niyetlerime de bağlıyorum bir nebze.
Tekirdağ'da da yaşamak varmış hayatımda 💜
Bu fotoğraflar erken yaşta emekli olup güzel yaşayan erkek kardeşimden. İstanbul'da son günlerde güzel konserler oldu biliyorsunuz. O da Chris Isaak ve Scorpions konserlerine gittiğinde doyasıya İstanbul'u gezdi. Sıkılmıyor musun diyenlere onun yaşamını örmek veriyorum. Beş yıldır bu böyle ve 48 yaşında 🧿
Orhan Pamuk Kelimeler ve Resimler kitabında şöyle yazar;
''Ruhumda bir telaş var, çünkü Tanrı'nın hayat olarak bana verdiği vaktin azalmakta, bitmekte olduğunu saatime, takvime ve aynaya bakarak sık sık düşünüyorum.''
Ben de ellili yaşlarımda bunu sık düşünüyorum. Her geçen günümüz ömrümüzden. Ve daha çok iş stresi, bir yerde mecburi geçirilen süreler, istemediğin ilişkiler .
Tamam emekli maaşım şimdiki maaşımın üçte biri olacak ama özgür olacağım.
Bir de şöyle yazmıştı yazar;
''Bana kalırsa “gerçek bir yolculuk” için üç şart gereklidir: İnsanın evden uzaklaşması, hayatında yeni bir dönemin başlaması ve yolcunun gördükleri ve yaşadıklarıyla, değişmesi, başka bir insana dönüşmesi.''
Bu sene gerçek bir yolculuk yaptığıma inanıyorum.
Yalıköy videomuz burada. Emeklilik hayatımız daha çok YouTube da olacak haberiniz olsun. Gelin abone olun 😊






.jpeg)






.jpeg)








Ben de eşime emekli ol artık deyip duruyorum. İnsanın kendi işi olunca bırakması daha zor oluyor herhalde.
YanıtlaSilSizin emekliliğiniz de hayırlı olsun.
Çok teşekkür ederim. Erkekler biraz fazla çalışmalı aslında. Yani 60 yaşını bulmalı ya da şöyle diyeyim özel bir merakı, emekli olunca yapacak bir şeyleri yoksa
Silişe devam etsin bence. Yoksa evde geçirilecek zaman insanı tüketir
gibi geliyor. Benim eşim işe devam etsin isterdim ama istemiyor. Bayanlar
olarak bizde 50 sınır olmalı sonrasında bırakmalı ve kendine bakmalı. Çünkü çok yıpranıyoruz. Ama bu şöyle böyle demek de saçma aslında, her durum kişiye özel. Şimdi çalışma hayatıyla beslenen çok da kadın var.
Hayırlı uğurlu olsun emekliliğiniz. Emekli olunca ilk hissettiğim özgürlüktü. Büyük lüks. Emeklilere sorulan ''sıkılmıyor musun?'' sorusu hiç bitmez:)) Asıl çalışırken sıkılınıyor. Gençlerimiz çok üstelik, emekli olup onlara yer açmak lazım:) Evet maaşlar azalıyor ama ekonomik sıkıntı şu an tüm ülkenin sorunu. Maalesef.
YanıtlaSilÇok çok doğru dediniz. Ben de aynı şeyleri düşünüyorum. Bana genelde sen
Silsıkılmazsın diyorlar çünkü dolu şeyle uğraşıyorum ya. Aslında aylarca
bomboş oturmak istiyorum. Gerçekten şu an anlamıyorum yani her zaman ki
gibi yaz tatili gibi geliyor ama yaz tatilinin bile bir anda geçip gideceğini
bilmek baskı yaratıyordu. Mesela şu an özgürlük beni sarıyor.
Emekliliğin ve alıştığın yaşamına dönüşün hayırlı olsun Buketciğim. Kafanda çeşitli sorularla başladığın bu kısa deneyimin hoş anılarla sonuçlanması ne güzel. Sana sağlıklı, huzurlu bir emeklilik diliyorum. Çok sevgiler...
YanıtlaSilÇok çokk teşekkür ederim. Umarım bende senin gibi olur, sağlıkla
Siluzun yıllar emeklilik hayatını yaşarım ve hep buralarda birbirimizle oluruz..
Hayırlı olsun Buket. Hayatınızdaki büyük değişim senesinin ardından emekliliğine sevindim. Sana çok iyi gelsin, yeni ufuklar açsın, ilhamlar versin, yolun gani gani açık olsun, seyahatle yazıyla çiçeklerinle..
YanıtlaSilSelçuk Altun'u duymuştum, ama hiç okumadım. Paul Auster dedin, kalbimi çeldin. Yazarım dediklerimden rahmetli, gidişine pek üzülmüştüm. Ben bu ara daldan dala okuyarak geziniyorum. Dag Solstad'ın Akıl Almaz Olanı Anlatma Girişimi'ni bitirdim (beğendim) ve Defne Suman'ın son romanı Rüyaya Benzer'e başladım. Yaz okumaya yerleşmek için harika.
.Çook güzel dilekler için ben de çok teşekkür ederim.
SilSelçuk Altun romanı edebi anlamda çok tat vermese de içinde geçen yazar çizer
sanatçı isimleriyle bana faydalı bilgiler veren arkadaş gibiydi. Bulursam başka
romanlarını okumak isterim yine de. Sanırım çok sevdiğim dediği Auster tarzında yazmak istemiş. Hatta Auster gibi yazıyor deyip romanında belirttiği Bruce Chatwin
adlı yazarı da merak ettim. Sen biliyor muydun bu yazarı?
Bunun gibi bilmediğim yazarların adı geçiyor romanda, hep not aldım.
İyi ki siz blog arkadaşlarım var, önerilerle ufkumu açıyorsunuz.
Selam emeklilik hayırlı olsun. Güzel arkadaşlıklar güzel dilekler övgüler insanı mutlu ediyor. Bir süre sonra sanki hiç.çalışmamış gibi olacaksınız. Çalışma hayatını zihin bitiriyor. Yeni bir dönem gönlünüzden geçenler gerçek olsun. Sevgiyle kalın.
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim gerçekten çalışma hayatı bir çok yönden de
Silinsanı bitiriyor..
Hayırlı olsun Buket, umarım çok güzel bir dönem başlamış olsun..
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim..
Sil-Darısıbaşımızainşallahhh
YanıtlaSilAminnn :)
SilBiz de seninle birlikte bekledik emekliliğini Buket :) Kavuştuğunu görmek ne güzel. Darısı başıma olsun.
YanıtlaSilSen çok faalsin zaten, dolayısıyla çok verimli geçecektir bundan sonrası da. Hayırlı, uğurlu, bereketli olsun hayatının yeni dönemi..
Çok teşekkür ederim..
SilBir yil önceki yazini hatirliyorum, yeni bir yer, yeni bir okul, heyecan, belirsizlik vs. Simdi ise yeni dönem basliyor. Emeklilik hayatinida dolu dolu yasayanlardan olacaksin. Yeterki saglik olsun. Yeni dönem iyi gelsin.
YanıtlaSilGerçekten her şey dün gibi aslında.. Sağlık olduğu sürece her
Silşey geçiyor gidiyor işte..Çok teşekkür ederim..
Hayırlı olsun emekliliğiniz :) Hayalinizdeki gibi bir emeklilik olur umarım :)
YanıtlaSilTeşekkür ederim..
SilGerçek yolculuk bu yıl yapıldı demişsin,peki bitti mi yeni mi başladı ne dersin?1 yilda bunca insan ile yakınlık kurmak ne hoş,7 yıldır oturduğum site de ayak üstü hoş beş ederim ama taşınsam uğurlamaya kimse gelmez ,ben de gitmem:) iliskilere de emek harcamak gerekli degil mi ama ben biraz üşeniyorum buna sanırım:) hayırlı olsun tekrar,sevgiler...
YanıtlaSilHayatımız boyunca yolculuk içindeyiz, doğru diyorsun bitti demeyelim biz :)
SilEvet her şey gibi ilişkilerde de emek gerekli. Bizim okulun ilk halini görünce çok
şaşırmıştım çünkü 11 öğretmendik yani küçük bir okul ama samimiyet hiç yoktu. Aslında böyle küçük yerlerde doğal bir samimiyet gelişir ama oluşmamış.
Hatta müdür yardımcısı daha ilk gitmişim, benimle tanışmadan yanıma gelip
veliler ve öğrencileriniz geldi sınıfınıza geçin deyince şok olmuştum. Anında
tepkimi de koyarım. Yıl boyu sabahları günaydın demeyip yanımdan geçen insanlara her seferinde ben selam verdim. Odalarına uğrayıp hal hatır sordum. Bunu niye yapıyorum çünkü olması gerekeni yapmayanlardan olmamak için. Bir tür insani görev gibi görüyorum belki de.
Ama sonunda herkes kaynaştı, hele son günü görsen sarılıp sarılıp ağlaştık..
bakalım hayat senaryosunda neler var bundan sonra :)
YanıtlaSilTeşekkür ederim. Hayırlısıyla artık
SilSelçuk Altun en sevdiğim yazarlardan biridir, yıllardır ne yazsa okurum, nadiren medyada görülür, kitaplar üzerine kurmuş dünyasını, hayranım. Romanları da güzel ama benim sevdiğim kitapları Kitap İçin adlı 5 kitaplık seri, yakında 6.sı da çıkacak, çok seveceğinize eminim, İş Kültür yayınlarından çıkıyor. Hayatınızın yeni döneminde hep iyilik ve güzellik olsun, sevgilerimle.
YanıtlaSilTeşekkür ederim..Selçuk Altun buldukça okuyacağım bende
YanıtlaSil