23 Mayıs 2022 Pazartesi

Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk

                   ''Annem evliliğinden bıkıp usandığı bir dönemde bir bahçe ve bir ev istiyordu, ikisi de olmayınca iki çocuk yaptı ,ablamı ve beni.''
                   Diyordu Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk kitabının kahramanı Gerhard Walrich. Cümleyi okuduğumda bir aydınlanma yaşadım sanırım çünkü bahçeli bir evimiz olmasına rağmen elimizde ki bağda yeni bir ev isteyen bendim. Tekrar bir çocuk yapacak neşesi ve enerjisi olan bir kadın değilim. Yıllardır ısrarla kentten uzak, insandan tecrit bir yaşam istememin nedenini bir kitap cümlesinde bulmam ne garip. Romanın erkek kahramanın ruh halini kendime yakın bulsam da okuduğum son iki kitapta ki  ( diğeri Homo Faber ) kahramanlar evlilik gibi bir düzene karşılar. Nedense kadınlar da her daim hizmetlerine amade. Erkeklerin hala kadınları genel isteklerine, ihtiyaçlarına karşılık olarak görmelerinden aşırı rahatsızım. Böyle erkeklerin peşini bırakmayan, üsteleyen, onları kafese sokmaya çalışan kadınlar var mıdır yahu diye sorarım hep. Çünkü tam tersiyim, burnundan kıl aldırmayan erkek mi var etrafta, hiç işim olmaz.



                   Neyse konumuz bu değil. Bir cümleyle içinde bulunduğum hayatı sorgulamama neden olan, artısını eksisini hesaplatan, düşünmeye sevk eden kitapları severim. Bana bu yazarı öneren Vnf  ye selam olsun. Yine Homo Faber gibi bu kitap 'işte bu aynı ben' duygusunu yaşattı. Kahramanı genelde erkek olur böyle kitapların. Onlardır özgürlüğüne düşkün, hayatı her şeyiyle sorgulayan, en sevdiklerini bile sırtında külfet olarak gören. Gerhard Walrich bir türlü halinden, işinden, sevgilisiyle yaşadığı uzun ve güven dolu ilişkisinden tatmin olmayan biridir. İnsanların yaşadığı evlilik, sonrasında çocuk sürecinde girdiği girdaba girmemeye çalışan biridir. Gündelik yaşamında bile her şey iç sıkıcıdır. Çok yakın buldum dersem şaşarsınız tabi, bunca sevgi, umut satırları yazmışken daha önce . 
Ama ruhumun karanlığını, insani var oluş acılarımı dindirme yöntemim içimde ki sıkıntıyı yok saymadır. 
                        Evet uzun bir evliliğin iç sıkıcı , olağan getirilerini ben de yaşıyorum ama eğer bu elimde olmasaydı daha mı iyi olurdu diye düşündüğümde karşılığını koyuyorum rahatlıkla. Her yaşanılan durumda bir süre sonra tatminsizlik başlayacaktır insanın doğası gereği. Böyle kitaplarla sıkıntılarım hafifliyor çünkü yalnız değilim diyorum bu dünyada. Kim çözmüş ki bu gelgitleri de ben çıkayım içinden diyerek kabullenişlik içine giriyorum. Bazıları beğenmez bu kabullenişi , savaşır durur hayatı boyunca ama sonuçta mutsuzluk yakasını bırakmaz bence. 
Gerhard, insanların mutsuzluklarının incelikli bir hayatı nerede arayacaklarını bilmemelerinden kaynaklandığını savunuyor. Yoksa hepimizin uzun sürmüş ilişkilerinin sonucunda sıradanlaşmış, tek düze hayatları var ama kökleşmiş bir hayatın inşasında ki kıymet başka türlü oluşmazdı.
                    Romain Rolland'ın dediği gibi;
                "Yaşadıklarımla kötümserim, irademle iyimser." 


9 yorum:

  1. Yazıyı okudum, ilk ve son cümleleri tekrar okudum. Üzerinde düşünülüp taşınılacak tespitler. Etkileyici. :)

    YanıtlaSil
  2. Genazino kitapları şahane ara sıcaklar gibi gelir bana, sıkı kitapların ardından soluk almak, biraz tebessüm iyidir ki abiyi bir yazar olarak bence hafife almamak da gerekir... Hazırımda bulundurum onu, ihtiyaç halleri için bekleyen iki kitabı var elimde şu an ki birisi senin okuduğun.:)

    YanıtlaSil
  3. Evlilik,önemli ve bir çok yâni zaman zaman bunaltabilen bir alan.
    Ama her şeyde de sıkılma veya mutsuzluk ihtimali bile mevcut.
    Dünyadaki vaatler kusursuz dört dörtlük bir hayattan yana değil,onu cennette yakalamak mümkün.

    YanıtlaSil
  4. Sondaki alıntı çok hoş. :) Bu kitabı sık görürdüm ama hakkında bir yorum okumamıştım. Güzel ve aydınlatıcı olmuş. Ve evet öyle kadınlar var bence her yerde..

    YanıtlaSil
  5. Bu kitabı geçen yılın sonbaharında okumaya başlamış ama bırakmıştım. Çünkü daha sakin bir kafayla okumak istemiştim. Dilini zor bulduğumu hatırlamıyorum ama karakteri ilginç gelmişti. Rahat rahat anlatsın bana istemiştim, okumayı ertelemiştim. Şimdi yorumunuzu okuyunca kitabı çok merak ettim. Yazınızda bahsettiğiniz bloğa da uğradım. Bu keşifler için teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  6. Tabi ki yalnız değilsin Buketciğim. Bugün eşimle kahvaltı masasında bir aydınlanma yaşadık, 28 yıldır birbirimizin hayatındayız. Bunun 25 yılında evli. Sorsan ki seni rahatsız edecek, pişmanım, demene neden olacak elle tutulur bir problemin var mı, yok. Ama evlilik bana göre değilmiş, demekten kendimi alamıyorum. Pişman mısın diye sorsan bunun da cevabı hayır aslında.
    Bazen şımarıksın kızım sen, mis gibi bir yuvan, seni seven sayan, sağlıklı bir eşin, dünya tatlısı bir kızın var, neyin artisliğindesin, diyorum kendime ama bu rutin yaratıcılığını öldürdü. içindeki seni ortaya koymana engel oldu diyen bir ben de var; benden içerü.
    Sn tahlil de, Rabbin nasip ettiği her şeye şükürler olsun, demek çok kurtarıcı.
    sevgiler...

    YanıtlaSil
  7. Bu kitaba denk gelmemişim, seni okurken alıntıladığın cümleler beni kendine çekti. Sondaki alıntı da. Sanırım bir kitap okuduktan sonraki "silkelenmiş" halimi pek seviyorum. Tıpkı senin yaşadığın gibi.

    YanıtlaSil
  8. Okunası bir kitapmış, son satırlar şahane Buketcim bende okuyacağım teşekkürler

    YanıtlaSil
  9. Son cümle özetlemiş ne güzel! Sahip olduklarımız, şükürle yaşamı devam ettirme sebeplerimiz. Kusur ararsan, eksik ararsan, olumsuzluk ararsan -hele de bu zamanda- kıyamet ama biz güzele, iyiye, eldeki nimetlere odaklanarak iyimser irademizi ortaya koymayı seçtik :)
    Sevgiler

    YanıtlaSil

Tatil Cuması

                Haziranın ortasına geldik, bugün okullar kapanıyor, karneler dağıtılıyor. Geçen iki hafta yaza yakışan yoğunlukta geldi geç...