7 Nisan 2020 Salı

Biraz Bahar Gerek



                       ''biraz bahar gerekiyor allahım ben hiç iyi değilim
                           biraz çağla birkaç erguvan gerekiyor
                          ahmet hamdi tanpınar biraz da zarifoğlunun geç dönemleri
                         sağcılık gerekiyor biraz, biraz isyan, biraz unutuş''


        İsmil Kılıçarslan şiirinde dediği gibi bahara, güneşe ihtiyacım var. Gri ve soğuk, rüzgarlı ve sağnak yağışlı havaları çok sevsem de kırları, patlayan tomurcuklu ağaçları, sarıya boyanmış tarlaları çok özlediğimi farkettim bugün. Dün gece izlediğim belgeselde belki hormonlarımı harekete geçirdi, doğaya atmalıyım kendimi dedim her nekadar da bu günlerde imkansız olsa da . Footprints: The Path of Your Life belgeseliydi seyrettiğim. 11 kişi düşünün birbirini tanımayan, farklı mesleklerde ve kişiliklerde tam 1o erkek bir rahiple birlikte 500 mil uzunluğundaki Camino de Santiago yolunu yürümeyi kabul ediyor  ve inançlarını sınadıkları 40 gün süren yolculuğa çıkıyorlar.
Camino de Santiago ismini 4 sene önce yaptığımız Bilbao seyahatinde görmüştüm. Uçağımız Bilbao'da bizi indirdikten sonra Santiago'ya devam ediyordu. Neden buraya devam ediyor diye merak edip araştırınca burasının Hıristiyan hacılar için önemli bir rota olduğunu öğrenmiştim.
       Neyse, belgeselde bu rota da uzun bir yürüyüş yapıyorlardı ve geçtikleri dağlar, tepeler, köyler öyle güzeldi ki sanki ben de yürümüş oldum. Yurt dışında gezdiğimiz dağ rotalarını hatırladım.


                        İnsan doğaya bağımlı. İçinde olmasa da bir resmine, bir görüntüsüne muhtaç kaldığını hissediyor ve yüzünü o yöne çeviriyor. Geçen sene ki köyde çektiğim fotoğrafları buldum. Tekrar bir yerlere koymalıyım dedim. Bugün ki yazıma ekledim ben de. Uzun geçen günlerimiz yavaşlattığımız hayatlarımızla bize iyi geliyor gibi. Herkes evlere kapanmakla soluklandı sanki. Bu salgınla bir çok şey değişecek diyenler var ve bence de bu başladı bile. İnsanlar yanında bulunan komşusunun, yaşlı akrabasının farkına vardı. Arayıp sormaya, yardım etmeye, bugünlerde iyi birşeyler yapmaya istekli hale geldi gibi geliyor. Evlerde ki zamanımızda eğer kafalarımızı şu kahrolası görüntü makinelerinden kaldırabilirsek iç sesimizi duyacağız artık gibi geliyor. 
                       Doğayı kendi haline bıraktık ne güzel. Biz olsak da olmasak da düzen devam edecek, ağaçlar çiçeklenecek, baharlar gelecek. Biraz isyan, biraz unutuş gerekecek normale dönmek için.














11 yorum:

  1. aynı duygularla dopdoluyum... bir kaç sabahtır internette bahar ve doğa fotoğrafları bulup seyredalıyorum. sabrediyorum. bir gün artık dayanamayıp insansız bir yerlere kaçabilirim de... bilemiyorum. tek bildiğim eski rutinimi çok özlediğim... öte yandan bugünümü de yadsımıyor, yaşanması gerektiği gibi yaşamaya gayret ediyorum... bu da meşguliyetlerimi artırıyor ve günlerin geçişini etkili bir biçimde hissetmememi sağlayarak sürece uyum sağlamamı kolaylaştırıyor. yani aslında hayat hala yaşanıyor. sağlık ve huzurumuz daim olsun yeter ki... sevgiler... sağlık, huzur ve sabır dileğimle...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Allahtan evimiz bahçeli. yalnızca hava kaç gündür soğuk olunca iyice
      hapis hayatı gibi hissettim. zaten biraz havalar düzelsin kimseyi
      tutamayız gibi geliyor. ısınınca doya doya bahçemle ilgileneceğimi
      düşündükçe heyecanlanıyorum. bizim kızı da bir çıkarabilirsem
      iyice keyfim yerine gelir ama dur bi bakalım :)

      Sil
  2. hatta biz olmadığımız için, onu kirletemediğimiz için dünya kendine geliyor. ozon tabakasındaki delik küçülmeye başlamış mesela. dünyaya çok yük olmaya başlamıştık. Allah tabiata insan detoxu yaptırıyor sanki.
    bizim içinde arınmaya vesile olsun inşallah

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. aa gerçekten mi? 3 haftayla küçülüyorsa 3 ayda çıkmayalım ne
      güzel bir haber. venedikte de ördeklerin haberleri vardı bir ara. şehirde
      rahat rahat geziyorlarmış diye. evde ki zamandan şikayetim yok ama
      havanın ısınıp bahçeye çıkmayı hayal ediyorum şu günler.
      o da olacak tabi ki ama insanoğlu ne garip hep olmayanı istiyoruz.
      bunu da düşününce kızıyorum kendime. tuzun kuru tabi evde oturuyorsun
      rahat rahat, bunca insan çile içindeyken sonra da şu olsa bu olsa.
      akıllanmayacağım daha :(

      Sil
  3. Bahar gelsin artık. Doğa hepimize iyi gelecek.

    YanıtlayınSil
  4. Ahhh, o kadar çok özledim ki içime dolu dolu temiz hava çekmeyi. Yeşil rengi özledim. Hasretle doluyum ve abartmıyorum. Her günüm yeşillikler arasında geçiyormuş okul bahçemde. Biliyorum sanıyordum kıymetini, yeterince bilmiyormuşum. O kadar çok özledim ki doya doya göğü, ağaçları izlemeyi. Okulumda tavuskuşları bile vardı :)) Onları da özledim. Her şeyi özledim. Otobüs durakları özlenir mi? Valla özledim. Şükür sağlıklıyım, cidden çok şükür. Daha çok şükretmek gerekli. Yaşanan anda daha çok kalmak gerekliymiş bir de. Bilmiyormuşum bunu, öğrendim.

    YanıtlayınSil
  5. Sanırım biraz daha sabırlı olmak gerekecek. Acele edersek durumu daha çok kötüleştirebiliriz.

    YanıtlayınSil
  6. o kadar güzel ki sanki benim kalemimden çıkmış gibi teşekkürler :)

    YanıtlayınSil
  7. Yorumunuzun ardından o güzel sohbeti izledim..kalben çok teşekkür ediyor az evvel yayına aldığım postumdaki tüm görselleri size bütün sevgimle armağan ediyorum.

    YanıtlayınSil
  8. Selamlar sizleri takipteyim sizde son yazıma yorum yapıp takip ederseniz çok ama çok mutlu olurum :)

    YanıtlayınSil

Tasarım:Sawako Kuronuma