15 Mart 2013 Cuma

Küçük bir Mola..

                        '' Ç ünkü   bugün  sözcüğünü  kullanma  hakkını  aslında yalnızca  kendini  öldürmek  isteyenlere  ait  olması  gerekir;   onların  dışındakiler  için  bu  sözcük  kesinlikle  hiçbir  anlam taşımaz;  onların  dışında  kalanlar  için  bugün  öyle  herhangi  bir  günü,  yani  bugünü  gösteren  bir  sözcükten  başka birşey  değildir;   bugün  bilirler ki  yine  sekiz  saat  çalışmak zorundadırlar   ya da  izin  alacaklardır ,  bir  kaç yere  uğrayacaklardır,  almaları  gereken  şeyler  vardır,  bir  sabah  bir de akşam  gazetesi  okuyacaklardır,  bir  kahve  içeceklerdir, unuttukları  bir  şey  olacaktır,  biriyle  sözleşmişlerdir, birine  telefon  edeceklerdir;   yani  birşeylerin  yaşanacağı  ya da  daha  deyişle  öyle  pek  kayda  değer  şeylerin  yaşanmayacağı  bir gün....

                               Yıllar sonra  tekrar  okuduğum  Malina' dan altını çizdiğim  satırlar  bunlar..



Neler  yapıyorum bu aralar?  Okula git-geli  saymazsak  sevdiğim şeyleri...Dün gece  canım sıkıldı, aslında 
yorgundum da  ama  üzümlü ve cevizli ekmek  yapmaya  karar  verdim.  Biraz  benim uydurmam  olsa da  etrafı  saran mayalı ekmek  kokusu  tüm  yorgunlğumu üzerimden aldı.   Malina'yı  aslında  yıllar  önce  alıp okumuştum ama elimde kitap kalmayınca tekrar  okudum.




                                          Bu  arada  kitap  bitti  ama  hafta sonu  duramadım  yine  kitap aldım.  Şu  sıralar  Don   -  Thomas  Bernhard   okuyorum  Yazarın iki  kitabını aldım.  Don  oldukça  zor okunan bir  kitap..Sindire sindire okumaya  çalışıyorum.  Yazarın ilk  kitabı. Thomas  Bernhard  öfkesi,  eleştirileri  ve  gerilimiyle  tanınıyor.
Kitabı  zor  kılan öfkesini,  düşüncelerini  dile  getirişte ki  savurganlık.  Anlatıcının  duygularını bir yerinden  yakaladığınızı  sanırken  başka yollara  çıkıp birşey anlamadığınızı  kavrıyorsunuz  ama  tüm  huzursuzluk, öfke  size  geçmiş  oluyor. Kitapta  ki baş kahramanlardan biri  ressam Strauch ve yaşadığı yerle paralel süren yaşamı. Strauch'un  öfkesi yaşama dair. İnsanların acımasızlığı ve acınası  halini  doğa  koşullarına  özellikle  iklimin sertliğine  bağlıyor.   Don olayındaki  anlatımın  ne olduğunu kestirmeye  çalışırsınız. Bir taraftan  ressamın devamlı şikayet ederek  yaşadığı yerdeki  iklimin durumu aklınıza  gelir  ,  öte  yandan ressamın aslında  buraya uyan  ruh  hali.
Daha  kitabın  ortalarındayım  ama  anladıklarım  bunlar.  Kafkaesk anlatımı zaten  severim  bu yüzden  ilgimi çekti ..  Diğer  taraftan  her  gece  Woody  Allen filmleri  izler olduk.  Seyrettiklerimi  de  tekrar  izliyorum. Çünkü  nasıl  bazı  kitaplar  ikinci  kez okunmalı diyorsak  bazı  filmleri de 35   yaş  sınırına  bağlı olarak  tekrarlamalıyız.  Bu  gece izlediğimiz Woody  Allen  filmi   You Will Meet a Tall Dark Stranger...





Woody  Allen  filmlerini  çok seviyorum..Hele  bir  de o oynuyorsa ,  onun  telaşlı,  acemi,  güvensiz halleri,  dünyayı  sorgulaması,  ilişkileri,  bireyler arasındaki  tutumları öylesine  güzel işliyor ki..Eşime de fenalık geldi, her gece bu bunalımlı bu adamın sayıklamalarını mı  seyredeceğiz  diyor  ama kurtuluşu yok :)
Bir  haftasonuna da  mutlu  bir  şekilde  ulaşmışken  ,  işte benden  haberler  bu  kadar..
Herkese  güzel  ve  huzurlu  iki gün   dilerim!!

7 yorum:

  1. Evi saran mis gibi ekmek kokusunu ve kek yaparken etrafa yayılan vanilya kokusunu çok severim.Ekmek çok güzel gözüküyor, ellerinize sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Ben de çok seviyorum Woody Allen filmlerini. Hatta hepsini toplayıp her akşam birini seyretsem diyorum hep ama nerdeeee... Herşeyi yapmak isteyince olmuyor:))

    YanıtlaSil
  3. Tabağına bayıldım canım :) O kadar yazdım yorum yapacak bir tek tabağımı buldun diyeceksin ama şu sıralar tabak, çanak, halı, perdeden başka bir şey görmüyor gözüm :P

    YanıtlaSil
  4. Ekmeğin harika görünüyor:))
    Malina bende de var, biraz karıştırmıştım aldığımda ama henüz okumadım, hatırladığım kadarıyla biraz da zor okunuyordu...
    Woody Allen eğlenceli bir tiptir ama her filmini sevmiyorum. Biz de şimdi Sefiller'i izledik, beğendim:)

    YanıtlaSil
  5. sevgili Buket,
    nasıl çarpıcı bir alıntı o öyle..
    merak etim kitabı, i. bachmann mı?

    YanıtlaSil

Tasarım:Sawako Kuronuma