4 Ekim 2012 Perşembe

can sıkıntısı ve kurabiye




                                          ''..canım sıkılıyor çok, sen söylerdin ya eskiden. Canımı sıkacak bir şey olmadığı için canım sıkılıyor. Ben hadisesiz yaşayamam, bilirsin. Demin sinemada onu düşündüm. Filmi de zaten beğenmedim bunun için. Onu düşündüm. Kendimi, filmdeki kadının yerine koydum. Hiçbir heyecan duymadım. Mesele mi bunlar? Zaten bana bu filmler, tiyatrolar filan çok sun’i görünür. Bilirsin Sevmem. Aldanmam da onun için En fena şey bu değil mi? İnsan romantik olmalı biraz. Bunun için ben kimseyi sevemedim. Tuhaf bir şey oluyor. Ya erkek beni seviyor, üstüme düşüyor, o zaman ben onu sevemiyorum. Ehemmiyeti kalmıyor onun. Yahut bana alaka gösteriyor, o zaman da gururum onu itiyor. Uzaklaşıyorum ondan. İkisinin de ortası olmuyor. Anlayamıyorum kendimi.

demekte Peyami Safa bir zamanlar okuduğum   Yalnızız   adlı kitabında.  Sabahtan beri süren bir iç sıkıntım var. Hani nedensiz olur ya, hayırdır dersiniz nedir bu. Böyle birşey...İşe gidilir gelinir geçmemiştir. Konuşan her kişi batmıştır üstelik. Böyle bir günümdeydim işte..Belki okulda yaşadıklarımdır neden .. Güzel geçen bir yazdan sonra işteki olumsuzluklar hayatımdan bezdirdi.
 
Hasan Ali Topbaş'ın Gölgesizler'ini okuduysanız bilirsiniz , başlangıçta kahramanı berbere gelir. Saçlarını kestirir. Çırağın eline bahşiş tutuştururken ''Ruhum sıkılıyor '' der ve ekler ''gene de geçmedi bak ''.


 
 
 
 
'' Kimim ben kimlerle yanyana bunca kimsesiz '' der Enis Batur. Bu sözünü okuyunca daha arttı sıkıntım..Okuduklarım aklıma  geldikçe  not aldıklarıma  bakmaktan başka şey gelmiyordu  içimden.
                                         Yalnızız  adlı  eserinde  böyle  yazmaktadır  Peyami  Safa..Bazen  okuduğunuz  sayfalarda  kendinizi  bulursunuz.  Bir türlü  tanımlayamadığınız şeyler ete kemiğe  bürünür.  Hatta  birazda  rahatlarsınız,  yalnız değilmişim,  benim  gibi hissedenler de  var der,  avunursunuz. 
                                        Bugün  sıkıntı  içindeydim.  Aklıma  Yalnızız'daki  yazılanlar  geldi.  Okuduklarımın altını çizme değilde,  deftere  yazma huyum  vardır.  Ara  ara  bu  defteri açar  neler  yazmışım  diye  bakarım.  Peyami Safa  nasılda  güzel anlatmıştır bu  bölümde  sıkıntıyı..Yine açıp okuyup  teselli  bulmak  istedim.  Bundan  da  sıkılıp  balkona çıktım.  Derin nefes alıp sonbaharda  biraz serinleyen  havayı  hissettim. Yalnız  kalıp  can sıkıntısı  içinde olup daha da arttırıyor  bunalımı..Kitap mı  okusam dedim, yok olmayacaktı. Düşüncelerimi  yoğunlaştıramıyacaktım. Film mi  seyretseydim ,yok   o da  keyifliyken  yaptığım  bir iş.. İnsan  ne yapar  bu durumda  diye  düşündüm. Belki yatıp uyusam belki  düşüncelerimi,  sıkıntımı  dondururdum..
                                     Tam  o sırada  kapı  çaldı  .  Gelen bir arkadaşımdı.  Elindekileri  masaya  bırakınca  nasıl  mutlu oldum.  İçindekileri  görmemiştim oysa.  Açınca  bir de ne göreyim...



                  


          Güzel   bir  kutunun  içinde  mis  gibi  kokan  kurabiyeler !







 

                Gelenlerin  güzelliği  sayesinde  mutlu oldum.Ne kadar  ince  arkadaşlarım  vardı. Çocuklarda  hemen  masayı  hazırlayıp  baş köşeye geçtiler.  Güzel bir  güz  günü  biz bahçedeydik  ve  mutluluk buydu işte.. Bir can sıkıntısı da böyle sona erdi. Çok sevdiğim bir şiirle de bağlamak isterim konuyu. Şiirler, kitaplar, resimler, çocuklar.. Ah onlar olmasaydı ne olurdu halimiz...

Bir yanım gündelik şeyler
Evdir ekmektir
Yaşadığım kaskatı;
Bir yanım olmadık türküler söyler
Yoldur özlemdir
Benim en güzel düşlerim
İçimde kaldı.

Şükrü ERBAŞ
 
 
 

15 yorum:

  1. sıkıntı iyi bitmiş:)

    YanıtlaSil
  2. Böyle bir arkadaşınız olduğu için çok şanslısınız:) ne güzel bir gün olmuş, sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet şanslıyım. ayrıntılara sahip insanları seviyorum :))

      Sil
  3. Aaaahhh ah dedim okulda yaşadıklarım kısmını okurken...aynı branştayız(okul öncesi) dimi... neler yasadığımı anlatsam... çok yıpratıcı gercekten seni çok ıyı anlıyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet , anasınıfı öğretmeniyim. tahmin edebiliyorsundur, sorunlarımız ortak.daha sezon başı bıktırdılar :(

      Sil
  4. Buketcim, sonbahar sana iyi gelmiyor. bak hemen bunalım, depresyon durumları belirmiş...
    bu güzel süprizler ne de mutlu yapıyor insanı di mi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. doğru zeynep, beni tanıyorsun artık. ne olacak bu halim bilmem :(

      Sil
  5. Baştan sona bittim ben bu yazıya, fotoğraflara ve kurabiyelere Buket. Pelinin Pembesi'nin tam bir müdavimiyim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sayende çok şımarıyorum hayalkahvem :)

      Sil
  6. Çok zarif bir davranış.

    YanıtlaSil
  7. yüce tanrı, saçlarını kısa kestirdiğinde bu kadar şeker olan bir kız çocuğum olmazsa küserim. arz ederim.

    YanıtlaSil
  8. Kurabiyelerin kokusu buraya kadar geldi :) kutusu de pek güzelmiş, bahçe keyfinize çok imrendim. Şiir, kitaplar, resimler ve çocuklar ne güzel demişsin!

    YanıtlaSil

Tasarım:Sawako Kuronuma