9 Kasım 2011 Çarşamba

Bir Bayram Günü

                        
                                Nedense  bu bayram evden dışarıya çıkmak istemedim.  Mecburen çok yakınları ziyaret ettik dün. Ama bugün  kendimle  ( tabi pelin'de )  olayım dedim.  Okumakta  olduğum  Virginia  Woolf   Vita Sackville-west  Mektuplaşmaları   yanımda.  Ne zamandır  kitap yanı birşeyler  yapmamıştım.  Hemen  havuçlu-tarçınlı  kek  yapıldı. Bu sefer  kekin üzerine ayçekirdekleri  de  koydum. Bu  tam Virginia  ruhuna uygun  diye düşündüm.  Cebine taşları doldurup  kendini nehrin sularına atan bu kadınla  sevimli , evcil havuçlu kekle nasıl özdeşleştirdim bilmem.. 





                                   Kendime ait  odama  çekilerek  kardeşimden aldığım filmleri  seyretmeye başladım. Uzun zamandır  Alfred  Hithcock  severim. Bu  kardeşime bulaşmış ki  filmlerini  toplamaya başladı.  Nedense  Rope  filmini  seyretmek istedim.




                             Olay  iki üniversite öğrencisinin,  hocalarının  kendilerine  empoze  ettiği  Nietzche 'nin   '' yeteneksiz  kişilerin  yaşamaya  hakkı olmadığı ''   fikrinin etkisinde  kalıp  bir arkadaşlarını  öldürmeleri   üzerinde  geçiyor. Film  yalnızca  tek bir mekanda geçiyor.  A.Hitchcock   bu film  de  kesintisiz  çekim tekniğini kullanmış. 




Evde  bu kadar  tembelce zaman geçirmek Oblomovlaştırdı  beni. Gerçi bu kadar  yoğun ve hareketli görünmeme rağmen onu  haklı buluyorum, onun gibi olmak istiyor  bir yanım. Baksanıza  neler diyor :

Biliyor musun Andrey, benim içimde ne yakıcı, ne de kurtarıcı hiçbir ateş yanmadı. Hayatımda hiçbir zaman başkalarınınki gibi gittikçe renklenen, parlak bir güne çevrilen bir sabah olmadı; bir sabah ki yakıcı öğlesi geçtikten sonra yavaş yavaş solsun ve kendiliğinden akşama karışsın. Hayır, benim hayatım sönmüş başladı. Tuhaf, fakat böyle. Kendimi bilir bilmez sönmeye başladığımı hissettim. Sönüşüm dairede, evrak başında oturduğum zaman başladı; sonra kitapları okuyup da onlarda hayatta kullanmayacağım gerçekler buldukça, dostlar arasında dedikodular, alaylar, soğuk, kötü, boş gevezelikler dinledikçe, gayesiz, sevgisiz, toplantılara katıldıkça daha da kötü oldum...
...Ya ben yaşadığım hayatı anlayamadım, ya da bu hayatın hiçbir değeri yoktu. Daha iyisini de bulamadım, göremedim, kimse göstermedi. Sen bir gelip, bir kayboluyordun, kuyruklu yıldız gibi; bense her şeyi unutuyordu, ağır ağır, sönüyordum.

20 yorum:

  1. sevgili Buket,
    kendinle filmler ve kitaplarla geçen günler iyi geliyor zaman zaman;)
    oblomov, hayranı olduğum bir eserdir..
    ben hala hiç hithcock izlemedim. şaşıyorum buna:)

    YanıtlaSil
  2. ezgi, mutlaka izlemelisin..

    YanıtlaSil
  3. Kendini şımartmak güzeldir, çok çok güzeldir Buket .. (:

    YanıtlaSil
  4. Ne harika bir gün! Çay da içilmiş besbelli...

    YanıtlaSil
  5. Blogumda artık bana ait olan bir kitabın bölümleri yayınlanacak. Tanıtımı şimdiden yüklendi bile. Göz atıp eleştirilerinizi yazarsanız çok mutlu olurum . :)

    YanıtlaSil
  6. evet zedka, çok keyifliydi..

    YanıtlaSil
  7. ceren :) yakın olsan sana da bir dilim düşerdi:)

    YanıtlaSil
  8. bakıyorum hemen modadanhaberinolsun...

    YanıtlaSil
  9. sanırım hayat karmaşasında kendimize vakit ayırmayı unutuyoruz kendiniz için yaptıklarınız ne hoş sevgiler bol keyifler:)

    YanıtlaSil
  10. güzel ve de verimli geçmiş bence günün :))

    YanıtlaSil
  11. Kitap , kek , alıntılar...daha ne olsun , bu ne güzel bayrammış:))

    YanıtlaSil
  12. Oblomov'u çok severim ben , yıllar yıllar önce okumuştum, hatta geçenlerde acaba tekrar okusam mı bu kış diye düşündüm.
    Bazen onun o insanı çileden çıkaran uyuşuk ruh halinde olmayı çok istiyorum.
    Hiç birşeye yetişememek daha da çileden çıkarıyor beni çünkü...
    bu arada kek de konuşuyor yani, afiyet olsun. Ayçekirdeği koymak da iyi fikir, kesin ben de deniyeceğim...

    YanıtlaSil
  13. bu ekmek ne leziz gözüküyor ellerine sağlık,diğer detaylara bakamadım onun yüzünden :)

    YanıtlaSil
  14. tüm önceki yalnız bayramların inadına yoğun tempo ve bol ziyaretli bir bayram yaşamaktan mutlu idim. takii yazından aldığım yalnızlığın tadına dek. huzur hep yanında olsun.

    YanıtlaSil
  15. Çilekli Pasta10 Kasım 2011 16:52

    Sayfanı çok sevdim.. keke bayıldım.. Virginia bende okumalıyım..

    YanıtlaSil
  16. Süper bir gün olmuş daha ne olsun :)
    kekin görüntüsüne bayıldım...

    YanıtlaSil
  17. Böyle bir gün yaşanır da hiç bayram olmaz mı? Ne güzel görünüyor çekirdek içleri. Simitçiler çekirdek içli simit satıyorlar, diğerlerinden daha pahalı bişiy, ya toktum gördüğümde ya bozuk çıkmadı ya vakit... hep bişiy oldu da yiyemedim. Sayende yemiş kadar oldum, tadı dimağımda kaldı. Teşekkürler. Pelin'e öpücükler.

    Sevgiyle.

    YanıtlaSil
  18. Benim elimde Woolf'un "bir yazarın güncesi" adlı kitabı var ama vita sackville ile olan ilişkisini e çok merak ediyorum. "Kendime ait bir odaya çekilme" göndermesine bayıldım :) hayatıma birçok anlamda etki eden, anlatımından en çok etkilendiğim yazar Woolf'tur...

    YanıtlaSil

Tasarım:Sawako Kuronuma