23 Şubat 2018 Cuma

Cuma Yazısı


               '' 18 yaşında yaşamı tarif et deseler, içinde fazlaca umut, heyecan ve mutluluk olan bir tanımlama yapardım.Başka bir kelime var mı bilemiyorum, yaş aldıkça tanımlaması bu kadar değişen. Çokça deneyimin, yaşanmışlığın,görmüşlüğün ardından hayatın tanımı ve içinde barındırdıkları da değişiyor.
 " Hiçbir zaman, hiçbir an kendimi unutup, nasıl göründüğümü yok saymadığımı, geri çekilip çekilip kendime bakmaktan, gördüğümü beğenmeyip ona hayalimdeki şekli veremeye çalışmaktan önümdekini hep ıskaladığımı görüyorum şimdi. ‘’Peki şimdi görüyor musun?’’ diye sormayın, onun da var en az bir on beş senesi. İnsanın ömrü herhalde bu yüzden uzun, bir halt ettiğinden değil, ne halt olduğunu on-on beş senede bir anlamasından" diyor Şule Gürbüz  Zamanın Farkında adlı kitabında.  İnsanın nasıl yaşadığını , neyi niçin yaptığını, olup biteni anlamlandırması uzun sürüyor gerçekten.


Doğanın mucizevi gücünü, etkisini gençken göremiyoruz ne yazık ki. Yaş almanın en pozitif yönü bu bence. Belki de bu yüzden haftalık şükür yazısı yazıyorum. Gördükçe dışımızda ki dünyanın kıymetini içimiz bir şeylere karşı minnetle doluyor. Herkeste farklı belki adres ama her zaman şükrüm Yüce Yaradana.


Bu hafta içi harika bir gökyüzü vardı. Koyu bulutlar içinden çıkan gökkuşağını görünce sevinçten zıpladık arkadaşlarımla. O sırada bir kafe de oturuyorduk .


Hafta içi okumalarım devam etti tabi ki. Can Kozanoğlu'nun Acemi Eğitimi kitabını okudum ama çokta beğenmedim. Yazdıklarını kendi yaşamöyküsü olduğunu düşünerek okumaya başladım ama sonra öyle olmadığını anladım. Uçuk kaçık olaylar ilgimi çekmedi kısaca. İki aydır almaya başladığım Nihayet dergisini çok sevdim. Her ay ele alınan konuları derinlemesine ele alıyor.


Okuduğum diğer kitap Sevin Okyay'ın kendini anlattığı röportaj kitap. Çocukluğundan itibaren yaşamını soru cevap anlatıyor.


İşimi seviyorum, çocukların saflığı içinde olmak çok güzel. Özellikle öğretmeni canından bezdiren çok mevcutlu bir sınıfta olmadığım için ne kadar şükretsem azdır.


Çiçeğimi hep kendim alırım. Her evde her an bence bir demet çiçek olmalı. Bir deneyin, evinize nasıl bir hava getirecek göreceksiniz.


Yaptığım el işlerim olmadan asla. Bu fotoğraf karesi gün içinde koşa koşa eve gidip sahip olmak istediğim şeylerin hepsini kapsıyor. Dergi, kitap, kahve, pasta ve örgü saatim.


Yapmayı sevdiklerimden biri de etamin. Yakında gözlük alacağım galiba. Artık minik minik bu 
kareler beni çok zorluyor. 
Bir cuma daha geldi, herkese huzurlu ve sağlıklı ve mutlu bir haftasonu dilerim..










7 yorum:

  1. Sevin Okyay çok sevdiğim Türkiye' nin ilk kadın eleştirmeni, yazar, gazeteci, çevirmen.. çk maharetli bir insan, kitabı edinirim bunca sevgiye karşılık :) Frezya benim sevdiğim tek çiçek. Elinde o demeti görünce öyle içim hopladı ki, ben almış kadar mutlu oldum. Şükür ki hala hayatla bağımız, sevgimiz, inceliklerimiz devam ediyor <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten şükür bu tür şeylerle hayata tutunuyoruz yoksa normalde
      hep karamsarım. kendi halime kalmama savaşımları diyelim
      bunlara.

      Sil
  2. Merhaba, yazınız için teşekkürler. Blog yazarlarının sosyal paylaşım ve buluşma noktasına sizleri de bekleriz. Böylelikle içeriklerinizi diğer blog yazarlarına tanıtabilir ve diğer blog yazarlarıyla kolaylıkla iletişim kurabilirsiniz. İyi çalışmalar. http://blogworld.com.tr.ht/

    YanıtlaSil
  3. Özellikle baştaki alıntı ile birlikte mükemmel bir yazı olmuş,keyifle okudum.
    Ve ayrıca yaşamak denilen şey bir sanatsa bunu en iyi icra edenlerden birisin Buket.İyiki senin bloğunu bir şekilde keşfedip okumaya başlamışım.Haa!hadi bu da benim cuma şükürüm olsun :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte yine bir cuma yazısı ya da haftalık döküman Balthus. yaşama sanatı
      değil benim ki savaşı desek daha doğru olur. karanlık
      düşüncelerimle başbaşa kalmama savaşı. başka türlüsü gelmiyor elimden.
      yoksa ne insanlığa ne de kendi geleceğime dair umudum yok.

      Sil
  4. Oh, Buket, your lifestyle is so cozy and comforting! Like you, I adore coffee, cake, reading interesting articles (as opposed to books - short attention span, I guess!), and one of my favorite flowers that you featured in this post: FREESIA! Today, I discovered one, single stem of yellow freesia in my herb garden that I remembered planting years ago. Every day, I go out and check with my coffee in hand, and today, I found it! I will wait for it to bloom a little more, as its petals are closed still, and then, I will bring it in the house to indulge my senses!

    Love your posts!

    Take care, my sweet friend!

    Sending hugs and kisses from Crete,
    Poppy:-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Do you know hyacinth flowers, poppy? I like it too and full
      opening time.My hyacinth bulbs again. They smell great.I love making my life beautiful because hard to live.

      Sil

Tasarım:Sawako Kuronuma