31 Ağustos 2013 Cumartesi

RİOMAGGİORE

                               La  spezia 'ya  en yakın olan köy  Riomaggiore . Trenle uzun bir tünelden geçerek yaklaşık 10 dakikada oradasınız.  Zaten  burada okadar çok tünel var ki, birinden çıkıp diğerine  giriyorsunuz. Denize kısıtlı yerlerden  giriliyor.  Çok  büyük bir  köy değil. Sizi  rengarenk  evleriyle şaşkına çeviriyor.



                             Çok ilginç ,  biz  buraya  gittiğimiz de  bayramları mı  vardı anlayamadık , her  yere  bir şeyler  asmışlardı.  Neredeyse  bütün  balkonlarda  kocaman  beyaz  çarşaflar  asılıydı.  Bu  köyde  diğerleri  gibi  kendine  hastı. Denize  girenler  köyün  merkezini kullanıyorlar.




                    Bu  köyün  en  sevdiğim  şeyi  işte  bu  külahta  .. Küçük  külah 5 euro,  büyük külah  7 euro.  İçinde  karışık  deniz  mahsulleri kızartması  var.  O kadar  güzel ki,  neredeyse her gün  bu  köye  sırf  bu  külah  deniz ürünlerini  almak için  gittik.

                                     


                    Köyün  üst  taraflarını da  gezdim. Hatta  burada  denize  karşı  oturmuş,  kitap okuyan yaşlılarla karşılaştık.  Biz de  gezmelerimiz  sırasında  sık sık  sokak aralarında  oturup  uzun uzun evleri  seyrettik.





                           Anlatılmaz  yaşanır  denir  ya  bu  köylerde  böyle.  Küçücük  çarşısı,  pizzacıları,  manzarası ,  evleri  ile  masallar  diyarındaydık.  Bir de bu  kadar  çok turist olmasaydı :)
Riomaggiore  ile  Manarola  arasında  keyifle  yürünen  Aşıklar Yolu -  Via Dell'Amore  var.  Biz de  buradan  yürümek  istedik  ama  yol heyelan  nedeniyle  kapanmıştı.
                       Herhangi  bir  restoran  adı  vermek istemiyorum  çünkü  nerede ne  yerseniz  yiyin  fiyatlar  birbirine yakın,  lezzetler  her yerde  çok  güzel .  Biz  bu  köyde  işte burada  yemiştik.  Pizza  çok  güzeldi.




                           Özellkle  fotoğrafta  görülen  çeyrek  pizzayı  merak ediyordum. Adı  Farinate.  Nohut  unundan  yapılmış oldukça  yağlı  bir  pizza.  Çeyrek  dilim  alıp  denedik.  Değişik  bir  tadı  vardı.  Her zaman ki  yediğimiz  pizza Margaret.  Pizzaların  fiyatı  dilim alırsanız 5  euro.  Biz  6  kişilik  aldık.  10 euro ve  oldukça  doyurucu..
                     Yakında  diğer köyler :))




23 Ağustos 2013 Cuma

LA SPEZİA : İtalyan Rivierasına Doğru


                             Bu yaz Milano'ya  gitmek  değildi aslında amacımız. İlk olarak  İtalyanın kıyılarını gezmek istedik. Tabi ki belli bir  bölgesini yani Ligurya Rivierasını  gezmekti amacımız.  Gerçekten  görülmesi gereken bir bölge burası.  1997  de  Unesco dünya miras  listesine alınmış, ulaşımın trenlerle yapıldığı  Cinque  Terre  yani  beş  köyler. Kuzeybatıdan güneydoğuya sırasıyla  Monterosso ,  Vernazza,   Corniglia,   Manarola ve   Riomaggiore isimli beş küçük köyden oluşuyor.
Bir köyden diğerine patika yollardan yürüyerek ulaşmak mümkün. Köyler arasındaki yürüyüş yolları toplam 11 km uzunlukta.

Yaklaşık yürüyüş süreleri ise şöyle:
Monterosso al Mare’den Vernazza’ya 1 saat 30 dakika
Vernazza’dan Corniglia’ya 1 saat 30 dakika
Corniglia’dan Manarola’ya 1 saat
Manarola’dan Riomaggiore’ye 30 dakika (Aşk Yolu - Via dell’Amore)

La Spezia da bir  otel  ayarlayıp  buradan  hergün bir  köye  gittik.






             La Spezia  orta büyüklükte bir kent. Güzel , temiz  bir meydanı  var. Alışveriş  için güzel  mağazaları bulunuyor. İtalya da en ucuz  ve en güzel  dondurmayayı orada yedik. Ama bir kart atalım deyip açık bir tane postane bulamadık nedense. Haftaiçi  öğlene kadar pazarı  var. Şansımıza otelin çok yakınındaydı,  her gün gezip  yiyecek  bir şeyler aldık.






                             İlk  gezdiğimiz  köy  büyük  çoğunluğun gittiği, La Spezia  dan  20  dakika  süren  Monterosso  oldu.  Biz  iki  günlük 19 euroluk tren  kartı  aldık.  Çok  gibi  gözüksede  oldukça  karlı.  Çünkü  durmadan  trene inip  bindik. Tek  kullanımlık alırsanız  gidilen  köye  göre  fiyat değişiyor.  Çocuklara  daha ucuz.  Monterosso  köylerin  en büyüğü.  Herkesin akın akın  gittiği  bir  köy.  Trenler o  kadar kalabalık  ki  aslında bilet  kontrolü  olmuyor. Bize  bir  kez  denk geldi. O da  monterosso  yerine  daha  uzak bir yer  olan Levante de  indiğimiz için.  Bütün  turistler denize  girmek için  buraya  geliyor.  Şezlong  ve  şemsiye kiralayabilirsiniz  plajlarda.  Biz  en temiz  ve  en tenha olan  plaja  gittik. Şemsiye  kiralamadan  denize  girdik, duşları ve  giyinme  kabinlerini de  kullandık.  Kimse  bir şey  demedi. Günün  en sıcak  saatlerinde de  çarşısında  bir şeyler  yedik, gezdik.




Buralara  kadar  gitmişken meşhur Focaccia  yemeden  olmaz.  Bildiğiniz  bizim  ramazan  pidesi.  Çok çeşitleri  var. Ben  burada  pesto soslusunu  denedim  ve  bayıldım.  Oradan  ben de bir kavanoz  pesto sosu aldım, kesin  evde de  yapacağım..





     Monterosso       da sahilde  ünlü  Neptün   heykelini  de  gördük. Sahil boyunca  uzanan kafeler , restoranlar, hoteller  var.  Yalnızca burada da  kalarak  yaz  tatilinizi  geçirebilirsiniz. Başka bir  köyde  görüşmek üzere..

           
 






        








20 Ağustos 2013 Salı

MİLANO

                       Yeni  Milano 'dan  geldik. Her güzel şey  gibi  bu  tatilimiz de bitti.  Milano  öncesi  bazı  yerlere gittik,  biraz  yaz tatili  yapmış  olduk  ama  ilk olarak  ben  Milano'yu  anlatmaya  başlayacağım.  Milano'da  üç gece  kaldık.  Bu şehri  gezmek için yeterli  bence.  Sezonu olsaydı da  Scala Operasına da  gitseydik  keşke.
                       Biz  merkezi  tren  istasyonunun  bulunduğu  Staz  Centrale F.S .  yakınlarındaki  üç  yıldızlı  bir  otelde  kaldık. Temiz,  sakin,  merkezi  bir yerdeydi.  Metroyla  heryere  ulaştık. Milano  havaalanından  inince Terminal  1  oluyor  burası ,  şehre  gitmek için  otobüslere  biniyorsunuz.  Fiyatı 10  euro.  Çocuk 5  euro. Yada  Malpensa Expres  trenine  binebilirsiniz. İki türlü  de  aynı  fiyat. Yaklaşık  1 saatte  merkezde oluyorsunuz.  Metroyu  kullanmak  için  günlük bilet  kullandık. Çocuk bedava. 1,5  Euro  da  tek kullanımlık. Bileti  makinelerden  alıp  geçişte  kullanıyorsunuz  ama  atmayın. Çıkışta  tekrar  basmak gerekiyor.
                     Biz de  herkes  gibi   Milano 'nun  kalbi  Duomo dan  başladık  .  Yapımı  yaklaşık olarak  500 yıl süren  Duomo Di  Milano..




                 135 kubbesiyle  bu  eşsiz  katedrali  gece ve  gündüz  olmak  üzere  uzun  uzun  seyrettik.  Meydan  turistler,  satıcılar  ve  güvercinlerle  oldukça  kalabalık.  Katedralin  hemen  solunda  kraliyet  sarayı,  sağda   Vittorio Emenaule   II  adlı  galeri  var.  Süslü  vitrinleri,  restoranları,  mimarisiyle  oldukça  güzel  bir yer.  Galeri  1878  yılında  açılmış, zemin  bol  mozaikli,  kubbeleri  camdan.  Tam  ortasında  bulunan  mozaikte  bir tur  dönerseniz  tekrar  Milanoya  geleceğinize  inanılıyor.
                       

                   Çıkışta  Leonardo Da  Vinci nin  heykelini  görüyoruz.  Tam  karşısında  Scala Operası  var.  Sıcakta olsa sabahtan  akşama kadar  devamlı  gezdik.  Çok ilginç  bu  merkezi  yerler  dışında  kalan yerler  çok  ıssızdı.  İnsanlar  dışarıda  yoktu.  Zaten  her  evin camında,  kapısında  yeşil kepenkler  var ve  bunlar  hep  kapalı.  Çoğu  dükkan  camına  tatilde  olduğuna  dair  yazılar  asmıştı.  Eğer  bizim  gibi  ağustosta  giderseniz  heryerin  kapalı olmasına  hazırlıklı  olun.  Zaten  İtalyanlar  günün  yarısında  uyuyor.  İşte  bir  örneği.  Bir  dükkanın  kapısında  asılı  bulunan  çizelge :



Milano  sokaklarında  bu  sefer  harita  olmadan  gezdik.  zaten  kalabalık  size  yol  gösteriyor.  Güzel  binalar ,  evler,  mimari  bizi  büyüledi.  Ama  bir çok  Avrupa  ülkesinde  olduğu  gibi  Milano da  mülteci  istilasına  uğramış.  Size  birşeyler  satmaya çalışanlar,  dilenenler,  evsizler,  deliler  o kadar  çok  ki  her ana uyanık olmanız  lazım.  Normal  bir  şekilde  yanınızda  yürüyen  biri  bir  anda el açıp  bir şeyler  istiyorlar.  Uluorta  şehrin  göbeğinde duvara  işeyenler mi  görmedik,  sokaklar zaten  sıcağında  etkisiyle  idrar kokuyor.



              Çektiğim fotoğraflarla   şehrin  güzelliklerini  yakaladım.  Ama  gerçek yüzü  daha faklı.  Neyse,  dönelim  şehir  turumuza.  Yürüye  yürüye  büyük bir  parka  vardık.  Sıcak  olduğu  için  insanlar  çimlere  uzanmış  vakit geçiriyorlardı. Burası  Castello  Sforzesco  ya  gelmeden  önceki  park.  Bu  kale  bölgesi  oldukça  güzel.  Kale de  ki  müzeyi  ikindi  zamanı  gittiğimiz  için ücretsiz  gezdik.



                Üç  gün  boyunca  koşturmadan  çok  güzel gezdik.Arada  dondurma ve kahve molası da verdik.  Nereden alırsanız alın  dondurma  her yerde  çok güzel.




                       Ağustos  ayı olduğundan  indirim de  başlamıştı. Birşey  almayı  düşünmemize  rağmen  yine  dolu şey aldık. Çok  pahalı ve ünlü  markalarda var, 3-4 euroya da  birşeyler  bulduk.



                            Yemek  için  devamlı  pizzayı seçtik. Dondurma  gibi  pizzalar da çok  güzeldi.




                          500 farklı pizza çeşidi olduğu söyleniyor. Burada  yediğim Napoli pizza. Daha çok  Margherita  pizza  yedik. 1889 'da Kraliçe Margherita'nın Napoliyi ziyareti sırasında, kendisine İtalyan bayrağının renklerine benzeyen , kırmızı -domates,yeşil -fesleğen ve beyaz mozzarella ile hazırlanmış bir pizza ikram edilmiş. Kraliçe için yapılan bu pizza hala Kraliçe Margarita 'nın adıyla anılıyor.  
                     Milano  da  Duomo nun  yakınlarında  bulunan  Luini  ye  gittik. Burada  meşhur panzerotti yiyecektik ama  gidince  kapalı bulduk.  Burası tüm  ağustosta kapalıymış şansımıza. Yine  bu  sokakta  meşhur  Ciocalat İtalani  var.  Sıcak çikolatası  için  sıraya  girenler çoktu.



Daha  anlatılacak  çok  şey  var.  Milano da  gezilecek  yakın  yerler de  var.  Özellikle  Como  Gölü .  Yaklaşık   bir saat  sürüyor.  Biz  daha önce  İtalyan Rivierasına gittik.  Bir daha ki  yazımda  burayı  anlatacağım..









10 Ağustos 2013 Cumartesi

TATİLE DEVAM


            '' Eğer  bir  doktor  olsaydım,  işinin  çok önemli  olduğunu
düşünen  herkese  reçetem  tatil  olurdu   ''    diyor  Bertrand  Russel..   Reçeteye  ne  gerek  var  ,  benim  zaten  yaşam  felsefem  tatil,  seyahat,  gezme..  Çalışıyorum evet  ama nedeni  bunları  yapabilmek  için.  Böyle  bir  başlangıçtan  da  anlayacağınız  gibi  İtalya  gezisine  çıkıyorum. Yine çoookk  mutluyum  bir  geziye  daha çıkabildiğim ,  gidebildiğim  için.  Dönüşte görüşmek üzere...


                                         

7 Ağustos 2013 Çarşamba

BAYRAM !



İçten Şükreden Gönüller İçin Her Sabah Bir Bayramdır, 
Kalpler imanla, gönüller huzurla dolsun. 
En büyük Saadetler sizlerin olsun. 
Ne kurulan bağlar bozulsun, ne de dostlar unutulsun.. 
Sonsuz sevgilerin gönlünüzce yaşanacağı mutlu bir bayram Arefesi olsun.
Sağlıklı olun, Mutlu olun, Sevgi ile kalın.


4 Ağustos 2013 Pazar

Yaban Mersinli Kek

                           Pazara gittiğimde  köylülerin geldiği bölüme de gidip ne var ne yok diye  bakmayı seviyorum. Bu sefer şansıma yaban mersinleri de gelmişti. Hemen alıp eve gelir  gelmez  yaban mersinli  kek  yaptım. Tarif vermeye gerek  yok. Bildiğiniz  kek  tarifi,  içine ayrıca limon kabuğu da   koydum. Pişirip  kuzenimi  aradım, çayı  hazırla  akşama  dedim. B öyle  güzel  bir kek  yalnız  başına yenmez.



                       Bazı  zamanlar  evimden  çıkmak  istemem. Gezmeyi  sevsem de  günlerce  evde oturmayı severim.  Sevdiğim  herşey  evde  nasıl olsa.  Eşyalarımı  da  severim.  Sevdiğim  koltuk , sevdiğim  köşe ,  sevdiğim  resimler,  sevdiğim kitaplar.  Herşeyin  elimin  altında  olması  bir  tür  güven ve  huzur  verir.  Müziğimi  açar,  rüzgardan  etkilenmeyen  mumlarımı  yakar,  kitaplarımı da alırım okumasam da yanımda  durmalıdır,  eh  böyle güzel  bir  kekte  yapınca  bonus  olur.  Daha  ne istenir ki.  Bazen  facebookta  arkadaşlarımın paylaşımlarını  görürüm ,  ''  canımmm  sıkılıyoooo''   diye  feryat ederler.  Şaşar  kalırım,  yalnızca  evde  oturmanın,  hiçbirşey    yapmamanın  bile  güzelliğine  doyamam.




               Yaban mersininden yalnızca kek  yapmadım. Biraz  artmıştı , onu anneme götürüp   reçel yaptırdım. Annem  öyle  güzel  reçel, turşu yapar ki ,  bunların  nasıl yapıldığını  öğrenmeme  gerek  kalmıyor. Annelerimiz sağolsun,  kendisine yaparken bir kavanozda mutlaka  bana  ve  kardeşime  de yapar.  Yaban mersini reçelini  kesinlikle  tavsiye  ediyorum,  çok  güzel oldu..



Tasarım:Sawako Kuronuma