Şu sıralar
Kiarostami filmleri izliyorum. Belki hava durumundan dolayı . Yağmur eşliğinde iyice durgunlaşan ruhuma uygun olur diye düşündüm belki. İlk
Close -Up başladım. Nedeni yok, yönetmenin en iyi filmi değil ama tesadüf ...
Abbas Kiarostami "her filmim bir tek filmin bir parçası" diyen bir yönetmen.
Tıpkı Truffaut' un dediği gibi...
Bir de
Zeytin Ağaçları Altında (
Zire Darakhatan Zeyton) seyrettim. Öncesinde tabi ki
Arkadaşımın Evi Nerede ve Ve Yaşam Sürüyor seyrettim...Bu üç film, sinema teorisyen ve yazarlarınca bir üçleme olarak kabul edilmişse de; Kiarostami buna karşı çıkarak, filmler arasındaki tek bağlantının, hepsinin tesadüfen aynı yerde, İran'ın kuzeyindeki Köker köyünde geçmesi olduğunu belirtmiştir. Buna karşılık, yönetmene göre, bu filmlerden Ve Yaşam Sürüyor ile Zeytin Ağaçları Altında 'nın Kirazın Tadı filmiyle bir üçleme oluşturması daha uygundur. Bunu nedeni ise, bu üç filmin aynı temayı yani "yaşamın değeri"ni işlemesidir.
Köker Üçlemesi
(Deprem Üçlemesi)’nin sonuncu ve 1994 yılı yapımı filmi
Zire Darakhatan Zeyton. Devrim sonrası dönemdeki bir üçlemedir Köker Üçlemesi. Birini izlemeden diğerinin mantığını bulmak, tam anlamıyla oturmak zordur. Ama bu Kieslowski’nin Üç Renk Üçlemesi için geçerli değildir. Orada birbirinden bağımsız temalar işlenir ama Köker’de durum aynı değil. Serbest işleyen bir seyir var Kiarostami'nin bu filminde. Olaylar doğaçlama gelişir ve bize bunların aslında doğaçlamanın nasıl bir kurgu olduğunu söyler.
Soğuk rüzgârlar ve uçsuz bucaksız ekin tarlaları ve de onların üstündeki dirilişi simgeleyen Zeytin Ağaçları…
Zeytin Ağaçları Altında, soğuk rüzgârdan arta kalan küllerden oluşuyor. Deprem, gidenler, gelenler, kazanılanlar, kaybedilenler…
Sizin de izlemeniz için
işte link ..
Bu hafta sonu yalnızca film yoktu gündemimde . Ayrıca dört gözle beklediğim kitap fuarına gittim. Ne zamandır alacağım kitapların listesini yapıyordum. Fuarda doyasıya gezdim ama bir o kadar daha gezdim. Tam 41 kitap almışım. İşin ilginç yanı evde listemi gözden geçirince yalnızca 4 kitabı bulabildiğimi gördüm. Bunun nedeni yayınevleri fazla kitap getirmemiş olması. Mesela bir yazarın en son kitabını ya da çok satanlarını getirmişler normal olarak. Olsun ben yin de aldım :)
Sonra da
hayal kahvem 'in dediği gibi kitaplığımda dizi dizi yerlerini aldılar :)
Kızımda peşimde kendine göre kitaplar seçti, çocuk kitabı yazarlarına kitap imzalattı. Özellikle Muzaffer İzgü'ye..
Ben kitaplara dalmışken makineyi alarak kendine göre birşeyler çekmiş. Bu fotoğraflarda Pelinin gözünden fuar...
Şimdi de heyecanla kitaplarımızı okuyoruz. İlerliyen zamanlarda okuduklarımı paylaşacağım. Yolculuk diye de yazdım yukarıda. Evet arkadaşlar, daha leylek görmedim ama bu benim 3. yurt dışı gezim olacak bu yıl. Yarın Portekiz'e gideceğiz 5 arkadaş :))
Nerden çıktı demeyin, gelince anlatacağım inşllh... Ama geçen yılki hıdrellez dileğim seyahat , seyahat, seyahattı :) Ee işte , görüyorsunuz ki kabul oldu. Dönünce görüşmek üzere...