17 Eylül 2019 Salı

Padova Gezi Rehberi

                          Verona'ya yakın Padova şehri gerçekten kendine has, tipik bir italyan kasabası. Nasıl bulacağımızı bilmeden gittik ama çokta beğendik. Tren garına yakın aparta bavullarımızı koyduktan sonra şehir merkezi diye tahmin ettiğimiz yere doğru yürümeye başladık. Büyük bir nehir şehrin ortasından geçiyor. 
Bacchiglione nehri  Alplerden çıkıp Venedik körfezine dökülüyor aynı zamanda  Padovayı çepeçevre sarıyor. 


                                     Haftada bir kaç gün kurulan yöresel pazarın bulunduğu meydan Piazza della Erbe gezilecek yerlerden biri. Pazar gezmelerini sevdiğimden saatlerce buradan çıkamadım.



Sokaklarda gezmek, binaları incelemek, kafelerde dinlenmek..




                   Prato Della Valle meydanı Padova'nın sembollerinden biri.  Nehrin etrafında güzel bir meydan. Üzerinde 78 tane heykel bulunuyor. 


         Bologna'ya benzer yapılar ve revakların olması harika. Yaz sıcağına yenilmeden gündüz uzun uzun gezebiliyorsunuz.






                       Şehrin en önemli yapısı Sant'Antonio Bazilikası . Aziz Antonio'nun ölümünden hemen sonra yapılmaya başlanmış. Hıristiyanlar için şehirdeki en önemli yapı bu çünkü bazilikanın içinde Aziz Antonio'nun kabri ve bazı özel eşyaları sergileniyor. Buraya gelen Hıristiyanlar hacı olmuş sayılıyor. İçeri giriş ücretsiz. 
Bazilikanın özellikle bir bölümünde hacıların önüne geçip el-yüz sürdüğü, gözyaşı döktüğü bir bölüm vardı.Bunlar Aziz Antonio'nun eşyalarıymış.
           


 Prato della Valle meydanının bir ucunda St. Giustino Bazilikası yer alıyor. Bu kilise birçok azizin naaşına ev sahipliği yapıyor ve halkı için çok önemli ibadet yeri. İçi de gördüğüm bazilikalar arasında en otantik olanıydı. St.Giustina büyüklük bakımından sıralamada dünya dokuzuncusuymuş. 


Bir gece kalıp iki gün boyunca gezdiğimiz yer olan Padova memnun kaldığımız yerlerden biri oldu. Şehrin her yerini tam olarak gezemesekte gördüklerimiz çok güzeldi. Dolomit gezimizin son ayağı Padova ile nihayete ermiş oldu. Ertesi gün Bologna'ya geçiş yapıp uçakla yurda döndük. 

13 Eylül 2019 Cuma

Garda Gölünde Bir Gün

                                   Garda Gölüne Verona'dan günübirlik gittik. Garda gölü, buzullar tarafından şekillendirilen Alp dağlarıyla birlikte oluşmuş bir buzul gölü. 
              Göl ve gölün kıyıları, güneydoğuda Verona ili, güneybatıda Brescia ili ve kuzeyde Trento ili arasında bölünmüş. Garda gölü çok büyük bir göl, etrafında yirmi tane kasaba bulunuyor.
Garda’ya Verona’nın ana tren istasyonu olan Porto Nuova’dan kalkan otobüslerle ulaşabiliyorsunuz.Verona’dan otobüsle Sirmione’ye kadar gidebiliyorsunuz, o yüzden trenle ulaşmaktan daha kolay çünkü tren Sirmione’ye kadar gitmiyor. Ne yazık ki biz bunu bilmiyorduk ve trenle gittiğimiz için ana merkezine geldik. Buradan teknelerle Sirmione'ye geçiliyordu ama 3 kişi pahalıya patladığından vazgeçtik ve burada gezmeye karar verdik.



Verona’dan Garda’ya trenle gitmek isterseniz de, trenle 40 dakikada ‘Desenzano’ veya ‘Peschiera del Garda’ kasabalarına ulaşabiliyorsunuz.


                          Garda gölü etrafında kurulmuş yaklaşık 20 tane kasaba var. En kuzeyi Riva del Garda, en güneyi ise Sirmione. Burayı tam olarak gezmek için birkaç gününüzü ayırmanız gerekiyor. Bİzim bir günümüz vardı ama ana kasabada da zaman geçirmek keyifli oldu.


İnsanlar gölün belirli yerlerinden suya giriyordu. 


Gezerken dondurma yemek kadar güzel bir şey var mı..


Biraz da kahve molası..


                             Benden tavsiye;  Ortaçağ kasabası Riva del Garda’nın meydanında ve sokaklarında dolaşın, 14.yüzyılda inşa edilen Pretorio Sarayı’nı ziyaret edin, şehir merkezinden sahile doğru yürüyüş yapın. Bir kahve eşliğinde etrafı seyredin ve gölün keyfini çıkarın...

3 Eylül 2019 Salı

Verona Gezimiz

Verona Dolomitler gezimizin sonlarına yaklaşınca eve dönüş yolunda uğrayıp 2 gece kaldığımız İtalya'nın güzel bir kenti. Aslında Bologna'ya da uğrayabilirdik ama burayı görmediğimiz için seçimimiz bu yönde oldu. Verona hakkında çok bilgi var. Bir şeyler yazmayacağım yalnızca bol fotoğraf paylaşacağım bu yüzden.










                                                       Verona'nın ünlü tatlısı 









20 Ağustos 2019 Salı

Kastelruth Gezisi

                                      Val Gardena bölgesinde kalırken çevreyi her gün gezerek tanımaya  çalıştık. Hep adını duyduğumuz Kastelruth kasabasına gidelim diyerek yola çıktık. Otobüs ağıyla rahatlıkla ulaşıyorsunuz. Sabahtan giderek ilk önce kasaba içini gezmeye başladık. 
Castelrotto (Almancada Kastelruth, latin dilinde Ciastel), Sciliar Doğal Parkı içinde, hem yazın hem de kışın  aktivitesi bol, Alpe di Siusi'nin eteğinde bulunan bir kasaba. 


Şehir içini gezerek sessiz bir yerin nasıl güzel olduğunu gördük..


Bizim gibi gezen turistlerin olmasına  rağmen çok sessiz ve huzurlu bir yerdi.


Bahçelerin,  evlerin güzelliği karşısında ağzımız açık gezdik dolaştık..



Bu bölgede  ağaç işçiliği çok gelişmiş, her yerde çok şirin dükkanlar var. Ahşap oymacılığı en üst noktada, böyle şeyler nasıl yapılmış diyorsun..




Şehir dışına doğru yürümeye başladık, nereye gideceğiz bakalım dedik ve gidebileceğimiz 
yere kadar gittik.


Karşımızda ki dağa doğru yürüdük..


Yolda kayalara rastladık, üzerinde demirden heykeller  olan..


Kastelruth içinden Seiser Alm yaylasına götüren otobüsler ve teleferik bulunuyor. İsteyenler buradan da gidebilirler. Biz uzun uzun gezerek Santa Cristina'ya geri döndük.




16 Ağustos 2019 Cuma

Dolomitler : Alpe Di Siusi'de Yürüyüş


                                Dolomitlerin en güzel platosu, en çok gezilen ve trekking yapılan yerlerinden biri Seiser Alm ya da Alpe di Siusi. Bolzano'nun doğusunda 2300 metrelere kadar çıkan yüsekliğiyle
unesco dünya mirasına dahil edilmiş. Güney Tirol’ün en görkemli dağları, Catinaccio grubu, Sassolungo, Kuzey Alpler ve Sciliar doğal parkı gibi ünlü zirveler arasında yer alan Alpe di Siusi, 57 kilometrekarelik alana sahip en geniş platosu.
                     Dağlarla çevrili muhteşem bir yer, dağ melteminde zıplayan çanlarıyla keçilerin ve ineklerin bulunduğu yeşil tepeler. 
Buraya gitmek için biz Ortisei  kasabasına gittik. Zaten elimizde ki Tirol kartlar ile
ulaşım ücretsizdi. Ortisei büyü bir  kasaba ama Seiser Alm hatta Seceda dağına gitmek için teleferikler merkezde bulunuyor. Bizde gidiş dönüş bileti alarak teleferiğe atladık.


                                Öyle dik bir yolumuz vardı ki korkmadım diyemem. Ama çok uzun sürmüyor, yavaş yavaş tepeye tırmanırken mazaranın güzelliği sizi büyülüyor. Şu kırmızı teleferiklerden birinde de biz vardık. Aşağı da görülen Ortisei kasabası.


Teleferikten inince yürümeye başlayınca küçük bir hayvan parkı gördük. Burada ki hayvanlar özelikle çocuklar tarafından büyük ilgi görüyor.


Bu güzel meranın büyüklüğü çok fazla. Her yöne rotalar buluyor.Bizde birini kendimize
seçip saatlerce yürüdük. 



                  Kış mevsiminde kayakçıların en sevdiği yer olan Alpe di Siusi, yaz mevsiminde yürüyüş ve parkur ağı sayesinde harika bir yer. Bazı güzergahlar, en önemli köy olan Castelrotto'nun merkezinden başlar ve Alpe'nin çimenli yamaçlarında tırmanır, örneğin tipik ürünleri tadabileceğiniz ve ardından zorlu bir yolculuğa devam edebileceğiniz Alpe di Marinzen'e ulaşmak için Sciliar masifinin nefes kesen manzarasına sahip olan Alpe di Bullaccia, Neolitik çağlarda okült adanmış bir yer olduğu düşünülen Panche delle Streghe (cadıların bankları) olarak bilinen yere gelir.


Yürüyüş Dolomitlerde çok önemli ve bu nedenle dinlenme durakları bulunuyor. Dolomitlerde  yemyeşil yeşil çayırların ortasında, bir dizi çiftçi alpin kulübesi bulunuyor. Burada güzel manzaraların ve kırsal lezzetlerin tadını çıkarabilirsiniz ve bazı dağ kulübelerinde geceyi orada geçirebilir, hatta bazılarını bile kiralayabilirsiniz. 



Bu kadar yürüyüşten sonra bir dağ kulubesinde mola vererek dinlendik. Burada içtiğim
kahvenin tadını hiç unutmayacağım.


                               Akşama doğru tekrar teleferiğe binip Ortisei kasabasına döndük. Buraya gelmişken gezelim dedik bu güzel yeri. Ortisei Val Gardena vadisinde bulunan 1236 mt yükseklikte bir şehir. 


Ve tabi ki dondurmasız olmaz..


Bir gün daha yorgunlukla bitmişti. Ertesi gün başka bir rotada seyahate devam...

Tasarım:Sawako Kuronuma