17 Ağustos 2018 Cuma

Sosyal Medya Hesaplarınızı Hemen Şimdi Silmeniz için 10 Neden

                       Nasıl yani, niye yapacağız dediğinizi duyar gibiyim. Hatta blog ve instagram dünyasında oldukça etkin olan ben bile niye sileyim ki dedim kendi kendime. Çoğu zaman sosyal medyanın üzerimizde ki kötü etkisinden şikayetçiyim, kendimi fazla kaptırmamaya çalışıyorum ve başarıyorum ama her şeyi silecek güçte değilim, itiraf ediyorum. Bir zaman gelecek sıkılacağız bu işlerden de. Ama şimdi bloglarda çok sevdiklerimin yazıları çıkmış mı diye beklemek, okumak, sanal da olsa bir bağ geliştirmek hoşuma gidiyor. Zaten tüm gün telefon elinde, her an instagram ya da twitter'a giren değilim, bu derece beni ele geçirmesine izin vermiyorum. Tüm işimi bitirip, elime çayımı ya da kahvemi aldığımda keyif aldıklarıma bakmak benim için hala mutlu edici. 
                  Endişem tüm gençleri ele geçirdiği gibi kızımı da avucuna alması. Yasaklarıma rağmen bu düzenin parçası ne yazık ki. Ebeveyn olarak çoğu insan bundan şikayetçi. Yine de bu yıl liseye geçen kızıma ilk telefonu yeni almakla övünüyorum.


                  Neyse niye bunları yazıyorum anlatayım. Geçen gün Jaron Lanier'in bir kitabından haberim oldu. Lanier, okuması kolay  uygulaması çok basit önerilerle dolu '' Ten Arguments for Deleting Your Social Media Accounts Right Now ( Sosyal Medya Hesaplarınızı Hemen Şimdi Silmeniz İçin 10 Neden ) kitabını yayınlamış. 
Kitabın 10 maddelik özeti şunlarmış :
               1. Sosyal medya özgür iradeni yitiriyorsun.
               2. Sosyal medyayı bırakmak çağımızın deliliğine direnmenin en iyi yolu.
               3. Sosyal medya seni aptallaştırıyor.
               4. Sosyal medya gerçeğin altını oyuyor.
               5. Sosyal medya söylediklerini anlamsızlaştırıyor.
               6. Sosyal medya empati kapasitesine zarar veriyor. 
               7. Sosyal medya seni mutsuz kılıyor. 
               8. Sosyal medya ekonomik saygınlığa sahip olmanı istemiyor.
               9. Sosyal medya siyaseti imkansız hale getiriyor. 
              10. Sosyal medya ruhundan nefret ediyor.

              Peki siz ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında ?

4 Ağustos 2018 Cumartesi

Gimmelwald 'den Mürren Köyüne Doğru

İnterlaken'deyken yaptığımız harika bir rota da Gimmelwald, Müren köyleriydi. Buraya gitmek için yine Lauterbrunnen kasabasına gitmek gerekiyor. Lauterbrunnen'den de Stechelberg'e tren garının hemen yakınında bulunan belediye otobüsleriyle ulaşım olduğu gibi yine aynı yerde bulunan teleferiklerle direkt Mürren'e gidilebiliyor. Biz Lauterbrunnen'den Stechelberg'e otobüsle kişi başı 4.40 frank ödedik. Stechelberg'ten tekrar teleferiğe biniyorsunuz bu da 12 frank.


                 Gimmelwald sadece teleferik  veya yürüyerek çıkabileceğiniz, sınırlı sayıda ev barındıran Alplerin göbeğinde, karşısında muhteşem Eiger, Mönch ve Jungfrau dağlarını göreceğiniz masalsı bir köy.
   



150 kişinin yaşadığı söylenen bu köy dağların arasında kalmış , uçurum kenarına kurulmuş bir köy. Buraya gelip dünya da sessiz kalmış bir yer varmış demek ki diyorsunuz. Kulaklarınızda yıllarca biriktirdiğiniz gürültü yankılanıyor ama doğa ve sessizlik sizi öyle bir sarıyor ki büyük bir boşlukta hissediyorsunuz kendinizi. 




Buraya gelmeden sırt çantanıza tüm ihtiyaçlarınızı koymakta fayda var. Çünkü yürünecek çok yol var. Gezerek, piknik yaparak köyün tadını çıkarmak harika. 



Lauternbrunnen’e kadar gelmişken 1650 m yükseklikteki trafiğe kapalı Mürren köyüne çıkın. Buradan da teleferikle Allmendhubel’e çıkıp, Alpler’in meşhur üç zirvesi Eiger, Jungfrau ve Mönch manzarası eşliğinde dağ yürüyüşü yapabilirsiniz. Burada çocuklar için çok güzel bir oyun parkı da var.


                 Mürren köyünden bu güzel trenle Almendhübel'e gidip bir de bu güzel yeri gezebilirsiniz.


              Mürren’den teleferikle çıkabileceğiniz bir başka nokta da Schilthorn. Buradaki 2970 m yükseklikteki döner restoranda, 40 dağ zirvesi ve 20 civarında buzul manzarasına karşı döne döne yemek yeme şansınız var.1969 yapımı James Bond filmi On Her Majesty’s Secret Service burada çekilmiş. 




Biz dönüşümüzü yürüyerek Lauterbrunnen'e yapmaya karar verdik. Zor olmayan bir rota ile bağların bahçelerin arasından küçük nehirleri görerek yürüyüşle gerçekleştirdik. Bu bizim için çok güzel bir yol oldu, akşama kadar dolu dolu geçirdiğimiz bir geziydi. Dağlarda kaybolacağınız aklınıza gelmesin çünkü nereye ne kadar sürede gideceğinizi gösteren tabelalar var her yerde.












Sonunda Lauterbrunnen gözüküyor. Mürren'den inmeden bir asma köpreden bahsetmek istiyorum. Dağların arasına kurulmuş The Nepalese Bridge çok  korkunç. Biz aşağı inince gördük, zaten oradan geçebileceğimizi sanmıyorum. Uçurumun üzerinde sallanan bir köprü hayal edin, herkese göre değil yani.


                             Lauterbrunnen'in çıkışında bir yere iniyorsunuz. İnterlaken'e gidecek trene kadar yürüyecek gücümüz kalmadığından belediye otobüsüne binerek merkeze gittik. Ama buradan merkeze de yürünmeyecek bir yol değil. Böyle güzel evlerin, bahçelerin arasında gezerek ulaşabilirsiniz..

28 Temmuz 2018 Cumartesi

Eşsiz Dağların Arasında ; Grindelwald

              

                        İnterlaken'de kaldığımız günlerden bir günü Grindelwald'e ayırdık. Yine trene binerek yola çıktık. 20 dakika da ulaşılan bu kasabaya gidiş 22 frank. 
 Grindelwald kayak bölgesi “Best of Alps” listesinde ilk 10 içinde yer alıyor. Dünyadaki en yüksek tren istasyonu ve Great Aletsch Glacier buzulu da yine bölgeyi önemli kılan özellikler arasında yer alıyor. Ulu dağların arasında büyük bir kasaba. Yaz-kış ilgi gören bir yer.


                    Kış aylarında önemli bir kayak merkezi olduğu gibi buz sanatçılarının kardan yaptıkları heykellerinin olduğu festivalinde çok güzel olduğu söyleniyor.   En güzel ve meşhur trekking yollarının bulunduğu, diğer köyler gibi dağların arasına sıkışıp kalmamış, genişçe bir alana serpilmiş çok hoş bir kasaba Grindelwald. Grindelwald’ta  konaklayıp Kleine Scheidegg, Männlichen ya da First gibi kayak bölgelerine kolayca ulaşabiliyor.


Grindelwald'de gezdikten sonra First'e gitmek için teleferiğe bindik. First teleferik ücreti yüksek 60 frank. Çocuklarda yarı ücret. Daha ucuza First'ten önceki daha alçak tepelere çıkabilirsiniz.


                     Bu kadar para verip çıktığımızda manzarayı, yapılan aktiviteleri görünce iyi ki gelmişiz dedik. Gerçekten eşsiz dağlar karşımızda, yürünecek yollar önümüzde, biraz heyecan mı istiyorsunuz Thrillwalle bir dağın yamacındaydı.


                         Şu kayanın etrafına monte edilmiş yarım metre eninde ki köprü de yürümek çok adrenalin yüklüydü. Bazı insanlar yarı yolda kalıp ne öne ne arkaya gidebiliyordu korkudan. Ama bunu deneyimlemek harikaydı.



                         Aslında çok korkarım böyle şeylerden ama gelmişiz buralara kadar deyipte yapan bir yönümde vardır. Bazı noktalarda dikkate gerek var. Kayalara çok kafasını çarpan gördüm.


                       Kayanın etrafında döndükten hatta bir asma köprüden geçtikten sonra herkesin fotoğraf çektiği bu noktaya geliyorsunuz. Biraz daha uzaktan çekseydim keşke çünkü o kadar yüksek ki bu platform herkes korka korka gidiyordu. Sonra da bir şeyler yemek ve içmek isterseniz, dağlara karşı keyif yapmak isterseniz burada ki tek tesiste oturabilirsiniz.


                  Buradan yürüyüş yollarına geçerek trekkinge başladık. Nereye gideceğim diye telaş etmenize gerek yok. Çünkü her yerde işaretler ve bilgilendirmeler var. Nereye gideceğiniz size kalmış. Biz bir saat süren yolu kullanarak dağların arasında ki Bachalpsee gölünü görmeye karar verdik.


                Bizim gittiğimiz gün hava çok güzeldi. Ne yağmur vardı ne de çok güneş. Yine de böyle yerlerde yürüyüş yaparken yüzünüze güneş kremi sürmelisiniz. Hava bulutlu olsa da kızarabiliyorsunuz. First'e çıkışta sisli havaya denk gelmemek önemli bence. Çünkü o kadar para verip yukarı çıktığınızda göz gözü görmediğinde bu canınızı sıkabilir. Genelde de sisli olduğu söyleniyor.


Göle neredeyse bir saatte gidip bir saatte de döndük.Buraya gitmeye karar verdiğinizde hızınıza göre zamanınızı ayarlamanızda fayda var. Çünkü teleferikte dönüş saati erkendi. 


                             Yürüyüş sonunda bizi karşılayan manzara karşısında büyülenmiştik. Yüksek olduğundan burası yer yer kar katmanlarına da rastladık. Ama çokta soğuk değildi. Göl kenarında mola vererek yanımızda getirdiklerimizi yedik. Orada olduğumuz gün çok güzel geçmişti. Tüm günümüz bol oksijen, manzara, yüksek dağlar, masmavi gölle geçtiğinden biz de Heidi gibi mutluyduk..

25 Temmuz 2018 Çarşamba

Wengen Kasabasında Yürüyüş


İnterlaken bölgesinde keşfedilecek kasabalardan biri Wengen. Doğal güzelliği, sakinliği ve kışın kayak keyfiyle bir numara. Az da olsa konaklayacak oteller burada da bulunuyor. Biz yarım günlük Lauterbrunnen gezisinden sonra bu kasabaya gitmeye karar vermiştik. Bunun için İnterlaken den Lauterbrunnen kasabasına gelip panoramik gezi treni olan sarı trenlere binerek etrafı seyrederek ulaştık. Lauterbrunnen'den Wengen'e dağ treni kişi başı 14 frank. Bu ücret 16 yaşa kadar olan çocuklarda yarı ücret.


Trenden indiğiniz de küçük bir kasaba merkeziyle karşılaşıyorsunuz. Eğer ihtiyaçlarınız varsa marketler mevcut. Kafeler , lokantalada  biraz dinlenerek enerji depolayabilirsiniz. Sonra da istediğiniz yöne doğru yürümeye başlarsınız.



                      Wengen vadi içinde bulunan Lauterbrunnen'ın doğu tepesinde. Bu kasaba trafiğe kapalı olduğundan ulaşım dişli demiryolu ile oluyor.


              Zamanınız ve de paranız varsa Wengen’den Avrupa’nın en yüksek tren istasyonu olan Jungfraujoch’a devam edebilirsiniz.  3454 m. yükseklikteki “Top of Europe” olarak adlandırılan istasyona çıkmak için Kleine Scheidegg’den aktarma yapmanız gerekiyor. Zirvede Japon turistlerle paylaşacağınız kafe-restoran, manzara platformu, Ice Palace ve yazları açık olan Snow Fun Park gibi birçok mekan var.


                Biz o kadar yükseğe çıkmayı tercih etmedik. Çünkü ücreti oldukça yüksek. Travel pass  kartınız olsa bu ücretleri düşünmüyorsunuz ama bu kart ücreti de çok fazla. Bu yüzden bu kasaba da doya doya gezip piknik yapmaktı amacımız. Piknik planlarımız suya düştü gerçi. O gün çok fazla yağmur yağdı.



Wengen Orta İsviçre'de bulunan, Bern kantonunda, Bernese Oberland'da bir kasaba. Deniz seviyesinden 1274 m yükseklikte.




             Kilisenin arkasındaki vadi manzarasını fotoğraflamayı unutmamanızı tavsiye ederim.



Bir de yükseklik korkunuz yoksa Wengen Mannlichen Aerial Cableway rotasında ki teleferiği denemenizi tavsiye ederim. Ama dikkat çok yüksek !


Bu rotaya ek olarak bir de bizim gitmediğimiz bir yönden bahsetmek istiyorum. Lauterbrunnen’den araba ya da otobüsle dar dağ yollarından geçerek tipik bir İsviçre dağ köyü olan Isenfluh’a, oradan da nostaljik kırmızı teleferikle Sulwald’a çıkın. Manzara  harikaymış burada. Eiger, Jungfrau ve Mönch üçlüsünden Grindelwald vadisine, Schynige yaylasından Lauterbrunnen vadisinin derinliklerine kadar… Manzaraya doyabilirseniz kışın kızak, yazın scooter’la aşağı inebilirsiniz.

22 Temmuz 2018 Pazar

Lauterbrunnen Vadisi

                     İnterlaken'de kaldığımız için her gün buradan çıkış yaparak farklı yerleri geziyorduk. Bir gün de trenle yarım saat sürmeyen Lauterbrunnen kasabasına gittik. Aslında buraya birkaç kez gittik çünkü diğer gezmek istediğimiz köylere ya da kasabalara buradan gidiliyor. İnterlaken'den trenle ulaşım gidiş - dönüş kişi başı 15 frank. 
Lauterbrunnen dağların arasında kalmış bir vadide kurulmuş bir kasaba. Yaz kış 72 tane şelalenin aktığı, yazın yemyeşil, gelen turistlerin çokluğunun görüldüğü küçük bir yer. 


Şelalelerin en meşhuru olan Staubbach, Avrupa’nın da en yüksek şelalelerinden biri. Yaklaşık 300 m yükseklikten dökülen şelale, vadiyle aynı adı taşıyan Lauterbrunnen kasabasının hemen yanında. Merkezden buraya 5 dakikalık bir yürüyüşle varıyorsunuz. Şelalenin altına girmek için biraz tırmanmak gerekiyor.



Fotoğrafta görülen şelale zaten en çok fotoğraflanan şelale. Görüntüsü çok güzel, buraya giden yol da çok zevkli zaten. Etrafa baka baka gidiyorsunuz zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile.


Şelaleye tırmanmadan önce bazı yerlerde bu kovalardan görüyorsunuz. Tahmin ettiğiniz gibi içinde ki batonları  isteyen alıp kullanabiliyor. 


Kayaların arkasına gizlenmiş olan Trümmelbach şelalesi ise tam bir doğa harikası. Saniyede 20 bin litre suyun aktığı şelaleye erişim, sadece yaz aylarında bir tünel asansörüyle sağlanıyor.



Lauterbrunnen  şelaleriyle olduğu kadar zengin doğal ve kültürel mirasıyla da biliniyor. Unesco Dünya Mirası listesindeki Jungfrau-Aletsch bölgesinde yer alan vadide gezi rotaları var.  Nerede nasıl gezeceğiniz size kalmış. Biz de daha çok bütçemize göre bir rota çizdik burada olduğumuz sürece.


                                   Bu vadinin bir de şöyle bir özelliği varmışJ. R. R. Tolkien, 1911 yılında yani henüz 19 yaşındayken, Avrupa Kıtasına yaptığı bir okul gezisi esnasında Interlaken kasabasından Lauterbrunnen Vadisine tırmanmış. Vadinin muhteşem manzarası çok daha sonraları ona, Elrond Yarıelf ve halkının yaşadığı Ayrık vadi‘yi kurgularken, konsepti belirlemede ve görsel bir model çıkarmada yardımcı olmuş. Ayrıca, Tolkien Ayrıkvadi‘den geçen nehrin adını Elfçe “Bruinen” koymuş, bu nehrin dilimizdeki karşılığı “Gürültülü su“dur. Lauterbrunnen ismi de Almancada aynı anlama gelmekteymiş.


Başka ilginç bir bilgi de şöyle;  
Lauterbrunnen, 1969’da çekilen On Her Majesty’s Secret Service adlı James Bond filmine de ev sahipliği yapmış. Bond’un da yer aldığı bir arabayla kovalamaca sahnesi bu vadide yer almış ve vadinin Schilthorn zirvesindeki Piz Gloria adlı restoran filmin kötü karakterlerinden Blofeld’in gizlenme yeri olarak kullanılmıştır.


                     Konaklama noktası olarak İnterlaken'i seçmemizin en önemli noktası fiyatlar oldu. Çünkü Lauterbrunnen de ki fiyatlar oldukça yüksekti. Seçenekte İnterlaken de daha fazla ve her keseye göre olanak var.



Bu bölgede çok fazla gezgin var. İnsanlar ya karavanlarıyla ya çadırlarıyla ya da bisikletleriyle buradalar. Her yöne giden, trekking yapan, bisiklet süren insan var. Önemli olan kendinize bir rota çizmeniz. Biz yarım günümüzü burada geçirdikten sonra çok yakın ve dağ treniyle gidilen Wengen köyüne gittik. Diğer postta da bu köyü anlatacağım.



                Lauterbrunnen nüfusu 3000' geçmiyormuş. Yaz ve kış gelen turistlerle bu katlanıyor tabi ki. Kasabanın en çok fotoğraflanan yerlerinden biri de bu kilise..


Lauterbrunnen kasabası aslında tam olarak gezilse bir gün de yetmez. Yakın tepelere doğru yapacağınız yürüyüşle saatler hızlıca geçecektir. Ama burası şelaleri ve dağlarıyla harika bir yer oldu bizim için..










    Tasarım:Sawako Kuronuma