20 Aralık 2017 Çarşamba

İlişkiler ve Kelimeler

                 Şu sıralar okuduğum Necib Fazıl'ın  Hikayelerim kitabında  Robdöşambr  hikayesinde dikkatimi çekti. Yazar insanların konuşurken  az kelime kullandığından, kurdukları cümlelerin iki kelimeyi geçmediğinden yakınır. 1966 yılında yazdığı bu hikaye de iki sevgiliyi anlatır :

                     ''  Üniversite semtinde bir çay salonunun , oturduğum yere en yakın masasında bir genç çift.. Onları tam iki saat inceledim. Birbirlerine abanmış, tam iki saat konuştular. Sonra da..
                       İddia edebilirim ki, dünya da , bu çift kadar lugatçeleri fakir iki hayvan bile gösterilemez. 
                       Mart kedileri , damdan dama birbirlerine dert yanarken ne kadar manalıdır! Dişi, kurumlu ve boşverici, erkekse ıstıraplı ve çırpınıcı...Kuşlarda , köpeklerde bile ne sesler ve biçimler var!  Kadın ve erkek meselesi..Davaların belki en incesi ve girifti.. Sulh içinde en nazik bir harp. 
                       Fakat bu zamane çiftine bakıyorum da  metafizik veya '' konuşan hayvan'' dedikleri insanın , yeni nesiller de ne hale gelmiş olduğunu görüp şaşırıyor , kalıyorum.''

                                       
                       Düşünüyorum da Necib Fazıl şimdi ki insanları, gençleri görse ne derdi?  Yazarken bile kelimeleri tamamen kısaltan, konuşma dilinde elli kelimeyi geçemeyen, zaten kelime haznesinin yarısı küfür olan, ilişkilerinde bile hiçbir özen ve kibarlık olmayan insanları, eşleri, sevgilileri, ebeveynleri , arkadaşları görse ne derdi acaba ?


10 yorum:

  1. Gülsem mi, ağlasam mı yazınıza :)
    Merak ettim aslında ustanın beğenmediği çift ne konuşuyor?
    Acaba kadın 5 yaşındaki çocuk diliyle, küçüle küçüle mi konuşuyor sevgilisiyle?
    Adam her cümlesinin sonuna tik gibi bir küfür mü ekliyor?
    Ya da her lafın sonunda, "anladın mı" mı diyorlar, ya da "aynen, aynen"?
    :)
    En çok çocuğumun öğretmenleriyle yazışırken üzülüyorum sanırım. Ayrı yazılması gereken eklerden geçtim artık. ewet, çok dooru, tşk, inş ve bir sürü saçma kelimelerle kurulan diyaloğumuz beni epeyce ürkütüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zamanlarda aslında ne kadar kibar insanlar
      buna bile olmadı diyor yazar. ben de kızımdan biliyorum
      kısalmış herşey ya da bilinmeyen birçok sözcük.

      Sil
  2. Kalp krizi geçirirdi herhalde. Birden gerçek anlamıyla konuşmadan çok uzaklaştığımızı düşünüyorum: Konuşmuyor çemkiriyoruz, bağırıyoruz, böğürüyoruz, hatta bir müddet sonra tekme tokat girişiyoruz. Sanırım şu zamanlarda yaşadığımızdan daha çirkin konuşmalar (politikacılar tarafından) hiçbir zaman olmamıştır. Her seferinde daha da şok olarak izliyorum.
    Sahiden insanları terbiye ve ahlaka davet etmek istiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir çok şeyde olduğu gibi konuşmada, ilişkilerde de çok fazla
      deformasyon var. nereye el atsak elimizde kalıyor gerçekten
      şimdi ki hali görse bu yazdıklarını geri alır öpüp başına
      koyardı :)

      Sil
  3. Necip Fazıl biraz abartmış galiba. Belki bu genç çift yeni tanışmış ve buluşmuştur, sadece gözleriyle anlaşma aşamasındadırlar.
    Gençlere karşı önyargılı olmamak lazım bu biiiiiir, ayrıca neden izlemiş ve dinlemiş ki üniversite semtinde ve çay bahçesinde buluşan iki sevgiliyi bu da ikiiiiii.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeni tanışmış olsa bile bak kediler bile birbirine her tel
      sesten sesleniyor diyor :) Günümüzde dilimizde büyük bir
      yozlaşma olduğu kesin. Yazarken imla kurallarını bıraktı herkes
      zaten bir yeni konuşma stilleri de çıktı. Kızımdan biliyorum
      geliyor as diyor birşey diyorsun ok diyor bir de gülme yerine
      random çıkarmışlar bunlar benim bildiklerim

      Sil
  4. Haha random :)
    Benim de son öğrendiğim şey.hadi yapayım bir tane: adbvhdbxxxdsj

    YanıtlaSil
  5. Senin yorumunun altına imzamı attım Buketcim. Bende , bilgi yarışması programlarına çıkan bazı gençleri izleyince , gençlerin durumunu daha iyi anlıyorum.

    YanıtlaSil
  6. Sen bir de bizim okulda gör. aslında sadece bizim okul değil geneli muhtemelen hadi çoğunluğu diyeyim bu durumda. Şöyle bir sahne canlandır gözünde. Öğrenci birşey söylemek yada yorum yapmak için söz alıyor (aslında izinsiz konuşuyor en başında sonra sonra el kaldırıp konuşuyor diyelim) Kendince cümleye başlıyor. Dikkatle ve sessizce dinliyorum. Ama kelimeler birbirinden kopuk,cümle düşük hatta cümle değil öznesiz yüklemsiz cümle kurmaya çabalıyor. Çoğunda cümle bitmeden açık bırakarak konuşmasını bitiriyor. anlamsız bir şekilde yüzüne baktığımda anlatamadım sanırım diyor. ve okumak diyorlar ya güya bu öğrencilerin her hafta okulda 2 ders okuma saatleri var. Bu arada okumaktan okumaya da fark var tabii. Göz belki okuyor ama ...

    YanıtlaSil
  7. Önemli bir konuya dikkat çekmişsiniz. Kaba, küfürbaz, bencil ve saygısız olmak o kadar yaygınlaşmış ki nasıl düzelecek bu durum bilemiyorum. Herkesin ağzında küfür, şiddet merakı vs.

    YanıtlaSil

Tasarım:Sawako Kuronuma