11 Şubat 2017 Cumartesi

Sivas'ta Yapılması Gerekenler


Kurtalan Ekspresi ile yaptığımız yolculuğun ikinci şehri Sivas'tı. Sivasın bu kadar güzel olacağını tahmin etmiyorduk. Bir gece trenden iner inmez geldiğimiz  Sivas'ta otel olarak seçtiğimiz  Buruciye Otel den çok memnun kaldık.



Otelde ki yöresel ürünlerinde bulunduğu harika kahvaltıyı yaptıktan sonra dışarı çıkıp şehri gezdik iki gün boyunca. Bu şehir de de vaktimiz kısıtlı  olduğundan yalnızca şehrin içini gezebildik. Ama bu bile bizi iki gün boyunca yordu. Hakkıyla gezmek istiyorsanız 3 gün boyunca kalmak gerekiyor. 


Otele yakın olduğundan ilk şehir meydanında bulunan yerden başladık. Çifte Minareli Medrese ilk gittiğimiz yerdi.  Sivas’ın sembol tarihi eserlerinden biri zaten. 800 yıldır ayakta kalan Çifte Minareli Medrese, yapılan tadilatların ardından yeniden hizmete açılmış.  İçerisinde bir çay bahçesi var.
Taç kapının hemen üzerinde üç yönden akan yazıttan medresenin, İlhanlı veziri Sahip Şemseddin Mehmet Cüveyni tarafından 1271/ 72 yılında yaptırıldığı anlaşılmakta.Yapının günümüze ulaşan tek özgün yanı, Anadolu’nun en yüksek taç kapısına sahip görkemli ön cephesi. Taç kapı üzerinde yükselen iki minare ise adeta Sivas’ın sembolü olmuş. Anadolu’da yapılmış en abidevi medreselerden biri olup, Dârü’l-hadis adıyla da biliniyor.

                Sivas Şifaiye Medresesi  görülmesi gereken diğer yapı.  Sultan İzzettin Keykavus tarafından yaptırılan medresede yine Sultanın kabri de yer almakta. Saltanatı sırasında hastalanan Sultan İzzettin Keykavus, bu medresenin yapılmasını emretmiş. Şifaiye Medresesi içerisinde yer alan önemli notlar, Sultan’ın kendi yazdığı şiirler ile dikkat çeker. Süslemeleri çok güzeldi. Bu yapı, Selçuklu Devrinde hastaların tedavi edildiği ve aynı zamanda tıp tahsilinin de yapıldığı en önemli medreselerden biriymiş. Günümüze ulaşabilen bölümü, Anadolu’nun en büyük şifahanesi. 1217/18 yıllarında 1. İzzeddin Keykavus tarafından yaptırılmıştır.

                             



Sivas Müzesi
                           1896-99 tarihleri arasında, Sivas Valisi Reşit Akif Paşa tarafından Sanayi-i Mektebi olarak yaptırılan bina, 1916 yılında Demircilik ve Marangozluk atölyesine dönüştürülmüş. 2009 tarihinde ise Arkeoloji Müzesi olarak hizmete açılmış. 4 ana bölümden oluşan müzeyi çok beğendim.


                                  Burada Hurri ve Şerri  çok ilginzi çekecektir. Hititlerin baştanrısı Teşub'un kutsal boğalarıymış. Bazı betimlerde Tanrı Teşub'un arabasını çekerken de görülmekteymiş. Hemen hemen bütün kutsal içerikli tasvirlerde Tanrı Teşub'un yanında görülmekte.. Boğalardan biri geceyi, diğeri gündüzü simgeler. Bu eserlerin aslı  Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenmekte.


Tepecik Köyü Mozaiği

2002 yılında Sivas ili Gürün ilçesi Tepecik köyünde bir evin ahır tabanında bulunmuş. Geç Roma dönemine tarihlenen mozayik'te kanatlı hayvanlar, bitkisel rozetler, geometrik motifler bulunmakta. Mozayik 6 metre uzunluğunda ve 2.50 metre genişliğinde.



                      SİVAS ATATÜRK KONGRE VE ETNOGRAFYA MÜZESİ

                 Bağımsızlık mücadelemizin ilk başlangıç durağı olduğunu biliyorsunuz. Eski Sivas Lisesi olarak anılan bina milli mücadeleye 108 gün ev sahipliği yapmış, “Manda ve Himaye Kabul edilemez” gibi önemli kararlar burada alınmış. Bu sebeple Sivas tarihi ile son derece önemlidir.Mülki İdadi olarak 1892 yılında hizmete giren ve 1911 yılında Vilayet-i Sultani olan bu bina milli tarihimizde müstesna bir yere sahiptir.Mustafa Kemal Atatürk’ün daveti ve düzenlemesiyle yapılan ve ilk milli kongre olma özelliğine sahip Sivas Kongresi 4-11 Eylül 1919 tarihlerinde burada toplanmıştır.




                              Sivas Eğri Köprü

            Eski Sivas-Kayseri yolu üzerinde bulunan Kızılırmak üzerindeki köprü iki kısımdan meydana gelmiş , birinci köprü yuvarlak ve sivri kemerli 17 gözden oluşmuş. İkinci bölümü yaklaşık10 muzaklıkta olup yuvarlak kemerli iki gözden oluşmuş. İkinci kısım, altından su akmamasına rağmen birinci köprünün devamı olması nedeniyle kullanılmakta.Sivas’ın güneybatısında, eski Sivas-Şarkışla-Kayseri yolunda Kızılırmak üzerindedir.


Sivas ta ki camiler hep tarihi ve içleri çok güzel . Kışın ortasında gitmemize rağmen içleri sıcacıktı. Mutlaka her tarihi camiye girilip gezilmeli.
      

                            Soğuk olduğundan her an gezemedik tabi . Ara ara molalar verdik. Sivas'ın ana caddelerinden birinde olan Hakan Pastanesi herşeyi ile çok güzeldi.


Bazen de genelde amcaların oturduğu kahvehanelerde oturup çay içtik.


Eğri Minareli Cami 
Anadolu'daki mimarlık tarihinde, cami iç mekân fikrinin gelişmesinde önemli bir yapıdır. Avlusuna üç yönden girişi ve düz damlı, dikdörtgen planlı, kufe tipli cami sınıfına giren ender örneklerdendir. Kubbe fikrinin henüz gelişmediği bir dönemde yapılmış.


                                Sivas Ulu Cami
              Merkez’de bulunan Sivas Ulu Camii, Anadolu’nun en eski camilerinden. Camilerin mekân fikrinin gelişmesinde önemli bir basamağı teşkil etmekte.Danişmendliler 1085–1178 yıları arasında Sivas, Kayseri ve Malatya’ya yerleşmişler.
Danişmendliler 1178’de Selçuklulara bağlanmasına rağmen adlarına yapılan yapılar yüzyılın sonuna kadar uzanmakta. Sivas Ulu Camii’ni de Danişmendli döneminin önemli eserlerinden saymak mümkün.


Kale Cami

Sivas Kale Camii, 3. Murad’ın veziri Sivas Valisi Ali Beyoğlu Mahmud Paşa tarafından 1580 yılında yaptırılmış. Kare planlı, tromp geçişli kubbesi dıştan on ikigen tambur ve üzerinde onaltıgen kasnaklı. Caminin beden duvarlarıyla, kasnak tamburu kesme taştan ve mermerden yapılmış. Mihrabı ve minberi mukarnas süslemelidir.


                          Gittiğimiz gün kar yağdığından gece Sivas'ın ayrı bir güzel olduğunu gördük. Tüm meydanlarda insanlar geziyor, kartopu oynuyorlardı.


                   Sivas'ta ne yenir? Sivas köftesi denemeye değer. İç malzeme kullanmadan , etin iki kez çekilmesiyle yalnızca tuz eklenerek yapılıyormuş.
 Mücahit Etli Ekmek  Salonu tam esnef lokantası ve çok lezzetli herşeyi.


İkinci gittiğimiz Lezzetçi Lokantası idi. Şehirde modern görünüşüyle baya bir güzel ve işlekti ama yediğim yemekleri beğenmedim. Keşke yine esnaf lokantası seçseydik dedik.


                          Sivas'ta görmediğmiz yerler çok fazlaydı. Yakın çevreye hem vakitsizlikten hem de kış şartlarından gidemedik. Ama bu şehri çok sevdik. Buradan Kayseri'ye geçtik. 

10 yorum:

  1. Sizi tebrik ediyorum Buketciğim, karda nefesi kesilebilir insanın, soğukta gezmekten keyif almayabilir ama siz iyi iş başarmışsınız :) Sivas hiç bilmediğim bir yer. Bu tanıtım iyi oldu. Yemekler konusunda ben de aynı fikirdeyim, esnaf lokanlatları daima iyidir.

    Fotoğraflar da çok iyi çekilmiş.. Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biliyorsun Momentos tatillerim belli tarihler. Bunları
      kaçırmamak lazım , kış olsa da gezmeliydik . Türkiye de görmediğimiz
      yerlerden başlayalım dedik. Hem soğuk gözünü korkutmasın her üşüdüğümüzde
      bir kafeye girip ısınmak gibisi yok

      Sil
  2. Sivas'ı çok sevmiştim ben. Unutmuşum güzelliklerini biraz. Güzel oldu hatırlamak. :))

    Ammaa Sivas'ta bir yer var ki yeniden görmeyi çok isterim. O da Divriği ilçesindeki Divriği Ulu Camii. Taş işçiliğinin uç noktasıdır adeta.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah oraya gidemedik . Çünkü otobüsle git gel 5 saat. zaten Sivasta
      2 gün kaldık. Ben de çok görmek isterdim .

      Sil
  3. Çok severek ve özenerek takip ediyorum.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  4. Bana çok cesaret verdin sevgili Pelin, en kısa zamanda Sivas yolcusuyuz...

    YanıtlaSil
  5. Bu arada gezi yazılarını oğluma yazdırıyorum, ( çocuklarımız aynı yaşta olsa gerek) başta dirense de gördüklerini yazacak olması onu heyecanlandırdı, tarihi yerleri gezmede daha hevesli, yazısı da gelişti...En yakın zamanda Sivas, Yunus'un kaleminde olsun istiyorum...sevgilerimle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kızım 13 yaşında, çok güzel bir fikir. Ben de
      önereceğim ama hiç sanmıyorum yazacağını. Ben de merak ettim
      yazacaklarını.

      Sil

Tasarım:Sawako Kuronuma