23 Mart 2015 Pazartesi

Cumalıkızık'ta Bir Pazar



Cumartesi  günü hava o kadar  soğuktu ki  pazar  günü  yapacağımız  geziyi  iptal mi  etsem diye  düşündüm.  Sonra   görmediğim Gölyazı 'yı  gezmeye  bir daha fırsat  bulamam  diye olsun, ne olursa olsun gideceğim dedim.  Dün  yani  pazar  günü  hava neredeyse  10 derece ısındı. İyi ki  gittik. Güneşi  özleyen  herkes  yollara dökülmüştü  bizim  gibi. 
İlk  önce  Bursa Gölyazı'ya gittik gezdik .  Benim  için  Polonezköy'den  sonra  ikinci fiyasko yer oldu. Onu bir daha ki postta  anlatacağım. İlk olarak Cumalıkızık  fotoğraflarını düzenlediğimden buradan  başlayayım. 
Gölyazı'ndan  sonra  Bursa'ya  oldukça  yakın olan Unesco tarafından da  koruma  altına alınmış  Cumalıkızık'tayız.
İlk kez buraya 15 sene evvel  gelmiştim. O zaman  daha bir saf, tam bir köy, az keşfedilmiş  bir yer olduğundan çok zevk almıştım. Ama şimdi  hele pazar olduğundan  öyle  kalabalıktı ki,  ne  gezdiğimden bir şey anladım  ne de çektiğim fotoğrflardan.  İnsanlar akın akın evlerin arasında,  köylüler kurt olmuş, herşey  ticarete dökülmüş  bir çok yerde olduğu  gibi.
Yine de güzel anları paylaşmak isterim sizinle.


                                  Cumalıkızık köyüne gitmek için Bursa ’dan çıkıp Ankara istikametine doğru yaklaşık 12 km gittikten sonra sağa bir yol ayrılıyor ve tırmanmaya başlıyorsunuz. Uludağ eteklerinde kurulmuş olan 700 yıllık Osmanlı mimarisinin yaşayan en güzel evlerinin bulunduğu köye geliyorsunuz. Aracınızı köy okulunun bahçesine park ederek, yaya olarak köyü gezmeye başlayabilirsiniz..



                               Köyde  yöresel  ürünler  her yer  de..




                  Köyün, evlerinin arasında Cin aralığı denen bir aralık var. Bir Mahalleden diğer mahalleye kısa yoldan geçiş için. Aralık o kadar dar ki bırakın iki kişi yan yana geçmesi, geniş yapılı bir kişi dahi biraz yan yürüyerek geçebilecek bir genişlikte. Burada  durup  dilek diliyorlar..




Evler, 700 yıllık Osmanlı mimari örneklerini halen canlı vaziyette sizlere sunuyor. Cumbalı, kafesli iki, üç katlı kerpiç evler. Alt katları genellikle taştan ve içleri ahşap yapılar. Evlerde halen yaşam sürüyor. Yaklaşık köyde 150 hanede yaşam mevcut. Evler değişik renklerde (yeşil, sarı, kırmızı, çivit ) boyanmış. Her evde genellikle odun sobaları kurulmuş duvarlarından bacalar çıkmış ve yanan odun kokusu etrafa yayılmış tarihi yaşayarak etrafı gezmek çok büyük bir zevk veriyor.



8 yorum:

  1. Çok güzel yapmışsınız Buket. Bayıldım fotoğraflara...
    Enfes kareler... Ve Cumalıkızık, ne kadar yakınımızda aslında.
    Paylaştığın ve hatırlattığın için çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  2. Bu yorumu bir çok kişiden duydum.Her güzel yerin kaderi sonunda bu oluyor sanırım.Yine de güzelliği için görmeye değer.Sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. Buket hanım,
    fotoğraflar ve yorumlarınız her zaman ki gibi çok güzel..........
    Avrupa ülkelerinde ve bizde yeni moda özellikle pazar gününü metropol yakınındaki köylerde geçirmek.
    Doğayla iç içe, yöresel yiyeceklerin servis edildiği temiz ve şirin lokantalar, tabii ki hediyelik eşyaların satıldığı minik dükkanlar.
    Ülkemizde en meşhur pazar günü ve tatil gezisi köylerinden biri Bursa Cumalıkızık. İzmir'e yakın Şirince köyü, İstanbul'a yakın Sapanca ilçesi ve Maşukiye köyü, Ankara Beypazarı ilçesi aklıma gelen diğer meşhurlar......,.

    YanıtlaSil
  4. Özellikle dizi çekiminin ardından köy halkı esnaflığa soyununca ortaya çıkan manzara maalesef bu oldu, yine de deneyimi gezerek ve görerek yapmak güzel, bir sonraki Bursa ziyaretinde görüşmek kısmet olur inşallah sevgiler:)

    YanıtlaSil
  5. Merhaba, bloğunuzu yeni keşfettim ve hemen takibe aldım. Bana da beklerim ;) Sevgiler...

    YanıtlaSil
  6. hiç denemedim ama bir kez de hafta ortası gitmek, o sakinliği görmek, yaşamak istiyorum cumalıkızık'ta:)

    YanıtlaSil
  7. Canım;
    Cumalıkızık'a gideli seneler oldu ama ben hep hatırlarım. Biz gittiğimizde de epey kalabalıktı. Böyle güzel yerlerin diziler sonucu akına uğramasına hem seviniyorum bilindiği için hem de üzülüyorum. Güzel bir bahçede yemek yemiştik kimsecikler yoktu orada sakindi hatta şaşırmıştık bunca kalabalık bulamamış burayı demiştik. Evler pek güzeldi ama içlerini görmedik tabi. Reçeller harikaydı. Zaten ben erişte tarhana reçel falan görmeyeyim aklım gidiyor. O cin aralığından geçmiştik ayyy ne tırsmıştım oldum olası sevmem böyle rivayetleri, yani severim ilgimi çeker de birebir yaşamak pek hoş değil benim gibi tırsak bir tip için. Oradaki kapılar çok güzeldi, pek çok fotoğraf çekmiştim. Manzara da harikaydı. Keşke tekrar gidebilsem. Ayrıca fotoğraftakki işli örtülere de bayıldım. Bak ben gittiğimde öyle şeyler görmemiştim, kesin yeniden gitmek gerekiyor:)
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  8. Üniversiteyi Bursa'da 4 yıl okudum ama Cumalıkızık'a ancak 1 sefer gidebildim. Büyük kayıp. Fırsat bulduğumda mutlaka tekrar gitmek istediğim yerlerden. Dediğiniz gibi, popülerleştikçe kalabalıklaşıyor ama, güzel bir pazar günü avm kalabalığındansa, oranın kalabalığını tercih edecek duruma geldik :/

    YanıtlaSil

Tasarım:Sawako Kuronuma