16 Eylül 2014 Salı

Güz Mevsimiyle...

                  
                       Zorba  Kazancakis'in  enfes  kitabıdır  ve  şöyle  bir yer geçer :
"Mutluluğun basit ve açık bir şey olup bir bardak şarap, bir kestane, kendi halinde bir mangalcık ve denizin uğultusundan başka bir şey olmadığına aklım yattı. Yalnız bütün bunların  mutluluk olduğunu insanın anlayabilmesi için basit ve açık bir kalbe sahip olması gerekiyordu."
                   Mutluluğun  değişen  mevsimlerle  ilişkisi  olmalı.  Güzel,bol  dinlenmeli,  gezmeli ve  sıcak bir  yaz mevsimini  geçirdik. Gerçi benim için aralıksız 1,5  ay süren ve  dinmeyen  başağrılarını da getirmişti  ama  şükür geçti.  Güz  yavaş  yavaş  yaklaşıyor. Bunu  her gece  oturduğum balkonumda daha  iyi  hissediyorum. Artık  üzerime  bir şeyler alıyorum. Yaz mevsimi  nihayet bitti  diye  sevinenlerden  değilim ama  sonbahar da  benim için  ayrı  bir güzel. Yürüyüş  yaparken sararmış  kızarmış  yaprakları  gördüğümde  bunu  daha iyi  anlıyorum. 
                 Okullar  açıldı,  20  yıldır  değişen  birşey  yok. Hatta  daha da  vahimleşti  herşey.  Çocuklarla  bir  problemimiz  yok ama  sistem  yıllardır  yapboz tahtası.  Ne yazık ki  işinde  güzel  zaman  geçirenlerden  değilim. 
Şurada  yazdıklarım ,  paylaştıklarım,  bir kaç  okuyan  ve  beğenen insan olduğunu  bilmem  benim  için  en büyük  mutluluklardan  biri. 
Kitap  okumalarım  yazın  azalmıştı  nedense. Bundan  sonra  artacağına  inanıyorum.  Yaz  nedense  elimi  kolumu  bağladı.  Doğru dürüst  birşey  yapamadım.



Bizim  kasabada  uzun  yürüyüşler  yapmanın  tadı  bir  başkadır.  Çünkü  upuzun  bir  sahili  var.  Geceleri çok  kalabalık  olduğundan  sabahın erken  saatleri  en güzeli.  Yürüyüş  sonrası  bir çay  bahçesinde  mola  veririm.  Akşamüzeri  gün batımı da  en sevdiğim saatlerdir. Arkadaşlarla  buluşur  , oturup  laflarız.  Onlar  gelmeden  kitabımı  okurum  çoğu zaman. Bu  yaz okuduklarımdan biri de  Eduardo Galeano' nun  Aynalar..


Yazın  keyifle  okudum çünkü  insanlık  tarihini  mitolojiden  başlayarak  kısa kısa  tam  tadında  anlatmış. Zamanında  Hugo  Chavez  Barack Obama'ya  Eduardo Galeano’nun Latin Amerika’nın Kesik Damarları kitabını  hediye  etmişti.  Aynalar, dünyanın başlangıcına dair efsanelerden 20. yüzyılın olaylarına kadar uzanıyor. Dinlerin ortaya çıkışı, Tanrıların öfkeleri, keşifler, icatlar... Ya hiç bilmediğimiz ya da yanlış bildiğimiz, tarihin pek çok köşe başında duruyor Galeano.
Kitap  okumalarımdan  bahçe işlerime  geçmek istiyorum.  Bahçemi  bu  yaz  çok  boşladım. Buna neden  tembellik  diyebilirim.  Komşum bahçeme  balkabağı ekmek istediğini  söylediğinde  sevindim. Çünkü  çok severim onları.  Tüm  yaz  kabağın bitkisi  öyle  büyüdü  ve  her yeri  öyle kapladı ki  inanamadım  görüntüye. Topu  topu iki  kabak oldu üzerinde ama bitkinin  gitmediği ,  kaplamadığı  yer  kalmadı. Böyle olunca  bahçe  ormana  döndü..


Şu   kabağa  bakar mısınız ?  Sevimli  sevimli  yatıyor  bahçemde. Daha  ellemedik, ne  zaman  koparacağız bilmiyorum  Kabak işi de  zormuş  yani. işte  böyle, mutluluk  her yerde. Farklı  şeyler  aramaya gerek  yok. Ya da  bir  çok  şeye  özenmeye.  Sağlıklıyız  ya,  ailemizleyiz   ya, mevsimleri de sırasıyla  görüyoruz  daha ne  olsun. Bırakın  Türkiye'nin halini, eğitim politikasını,  çevre de  birbirine  düşman olanları, kötülükleri,  saygısızlıkları  vs. vs..
Neyi  görmek  istediğimiz  bize  bağlı ama  mutluluk  için  basit  ve  açık  kalbe  sahip miyiz acaba ?












9 yorum:

  1. mutluluk gerçekten bizim görmek istediklerimizde , ne istediğimize karar veririsek mutlu oluyoruz yoksa ne yapsak nafile, çay bahçesinde kitap okumak ta ne güzeldir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. elimezdekileri doğru kullanmakta ve hep fazlasını arzulamamakta
      olabilir..

      Sil
  2. Mutluluk her yerde ;) Kasabanız ne kadar güzelmiş, sahil kenarında yaşıyor olmanız ne hoş. Çok imrendim açıkçası. Sonbahar benim en sevdiğim mevsim. Bu sene tatil yapamamış olsam da, sonbaharın serinliğiyle uzun yürüyüşler yapıp kendimi mutlu etmeyi düşünüyorum :)
    Bu havaların tadını çıkarmalı o zaman :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet, biz marmara da izmit körfezindeyiz. denize giremesekte görüntü
      yetiyor bir anlamda. gerçi denize giren çok hatta bir plajımımızda var ama onca
      fabrika varken güvenemiyorum. zaten görünüşte iç açıcı değil..

      Sil
  3. Basit ve açık kalbe sahip olmak, işte asıl mesele o. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  4. Zorba'dan yazdığın alıntıyı çok beğendim, gerçekten de öyle canım:)
    Hayat akıp giderken, mevsimler renkten renge dönerken sen hep yaz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler sevgili natali..

      Sil

Tasarım:Sawako Kuronuma