13 Nisan 2014 Pazar

Pazar Notları

                         Geçenlerde   Ah Bu Çingeneler  (  Skupljaci  Perja )  adlı  filmi  seyrederken , şu  dünyada  ne kadar farklılıklar var,  insanlar nasıl da birbirinden apayrı diye  düşündüm. Farklılıklarımız  sayesinde de  zenginiz aslında.  Fakat  bunu  kabullenecek  olgunlukta değiliz.  Film çok güzel bir  çingene filmi. Yönetmen Petroviç'in griler,  çamurlar içinde ki  çingenelerini anlattığı filmi. Seyrederken  yüzümde  buruk  bir  gülümseme vardı. Bir taraftan  yoksulluk , sefalet içinde çırpınan insanlar, dünyanın neresinde olursa olsun aşağılanan,  tecavüze uğrayan , başında çocukla yaşam savaşındaki kadın;  diğer  yandan çingenelerin neşeli ezgileri..
                  İnternette  birşeylere bakarken   Liu  Bolin   nam-ı diğer  Görünmez  Adam  ve  sanatıyla  karşılaştım. Vay  be  insanlar neler  yapıyorlar  dedim  kendi  kendime.  2005 den   bu  yana  fotoğraflarında  insanların  hayatta  görünmez olabileceklerini  ve  şehrin saklanabileceklerini  savunuyor. Çin'in  aşırı  gelişmesi  nedeniyle  duyduğu  endişeler için  başlamış  bu  projeye. Asla  fotoshop  kullanmıyor.  Hatta  teknolojinin  sanatına  zarar  verdiğini  düşünüyor.

                         

                 
                       
                   
               
                            Diğer  çalışmalarına  mutlaka  bakın  derim. Pazar  günleri  neler  yapılmaz ki.. Daha gün bitmedi aslında. Elimde  sabah çayım ,  bir  taraftan yazıyorum  diğer taraftan TV de  magazin  seyrediyorum. Geç bir  kahvaltı yaptık.  Kızım evde değil şu an.  Ona  dün  güzel  bir  kurabiye yaptım. Lorlu sakızlı Alaçatı  kurabiyesi. Gerçekten çok  güzel  oldu.Sevgili arkadaşım  tatlı cuma  ameliyat oldu  beklenmedik  şekilde. O da  bu  kurabiyeyi çok sever. Ona da bir  uğrayıp  geçmiş  olsun deyin  bence. Allah'tan şifa diliyorum   canım arkadaşıma..
Gri ve  yağmurlu ,  birazda  soğuk  havalarda mutlaka evde birşeyler pişmeli. Bazen kitap okunmalı battaniye altında,  bazen  müzik  dinlenmeli. Lorlu  kurabiye  tarifini hemen  yazıyorum. Yapmak isteyenler olabilir :
         1/4  Bardak  zeytinyağı
          2  bardak  un 
         2 yumurta  (  birinin akı  üzerine  sürülecek )
         250  gr  tuzsuz lor peyniri
         1 çay  kaşığı karbonat
         1 bardağa  yakın toz şeker 
         Üzerine  susam
İçine  damla sakızını biraz dövdükten  sonra  koyup  hamuru  yoğuruyorsunuz.  Sonuç  işte böyle ..
                                      

                      Bugünlerde  ne  okuyorsun diye  sorarsanız ,  yeni  bir kitap  bitirdim. Peyami Safa 'nın  Yalnızız..Öyle  güzel  tahliller  varki,  nasıl  olur da  şimdiye  kadar okumadım  diye kendime kızdım. Yalnız  tat  almanız için  sıkı bir  okur olmalısınız. Eski  kelimeler,  kafanızda bir anda çözümlenmeyen uzun cümleler,  sizi  düşünmeye iten  paragraflar iyi olmayan okuru  sıkar. 
                    Bu  uzun pazar gününü  bitirmeye  hiç  niyetim  yok.  Dün  gece başlayıp  40 dakikasını seyrettiğim  bir filme  devam edeceğim. İsa Eliboli'de durdu ..Filmin  kitabı da  var.  Carlo Levi tarafından  yazılmış.. Carlo Levi’nin bu romanı, 1961’de Sabahattin Eyüboğlu çevirisiyle Remzi Kitabevi tarafından 205 sayfa olarak okurlarımıza sunulmuş. İtalyan sinemasının büyük ustalarından, “Ben filmlerimde her şeyden çok ülkemi anlamaya ve onun öyküsünü anlatmaya çalıştım” diyen Marksist sinemacı Francesco Rosi’nin eliyle 1979’da “İsa Eboli’de Durdu” adıyla beyazperdeye aktarılan roman, sinema tarihindeki en güzel uyarlama filmlerden.  Gerçekten de  tam  bu  havada  seyredilecek bir film..Film  bir İtalyan köyünde, Eboli’de geçiyor. Yazar, doktor, ressam ve bir siyasi eylemci olan Levi ülkesinin az gelişmişlik sorununa son derece yalın bir dille çarpıcı biçimde el attığı kitapta  peygamberin bile uğramaya gerek duymadığı bir dağ köyünde, Mussolini faşizmi döneminde yaşananları anlatıyor.

                                           

                Haşmet  Babaoğlu'nun  yazdıklarını  okurum bir de pazarları  toptan. Geçen ay  yazdıklarından  birini  saklamışım.  Sizlerle  paylaşarak  yazımı bitirmek  istiyorum.  Herkese  iyi pazarlar !

Genç adam kararlı adımlarla  kitapçıya girdi. 
Bir masanın  üzerinde  yan yana  dizilmiş  Chuck Plahniuk   ve  genç  kuşaklarca yeni  keşfedilip  sevilen  Sabahattin Ali romanlarına  göz ucuyla bile  takılmadı. Doğrudan  kişisel başarı  ve gelişim  bölümüne geçti. ''  Başarının Anahtarları ''  7  Adımda Başarı ,  Başarı yolculuğu, '' Başarının Sırları ''   falan  filan  hepsi  oradaydı.  Genç  adam kravatını gevşetip  ceketinin  düğmesini açtı,  hafifçe  öksürdü  ve  heyecanla kitapları karıştırmaya başladı.
O an  eylemci ve  şair tarafı ile  tanınan keşiş  Thomas Merton'un  sözlerini hatırladı.  
''   Bütün hayatını  başarı  merdivenini  tırmanmaya  adayan  insanlar  biliyorum,  sonra  en tepeye  çıktıklarında  bir  bakıyorlar ki,  merdiven yanlış  duvara  dayanmış..''








7 yorum:

  1. Ne keyifli bir pazar olmuş, dolu dolu. Sonra kendimi düşündüm neler yaptım diye.. Bir-iki film seyretseydim iyi olurdu aslında. Yine de çok boş geçirmediğim için mutluyum. Güzel bir haftan olsun. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. Görünmez adam çok ama çok iyimiş önümüzdeki pazar kahvaltı sonrası çayım elimde izlemek üzere şimdilik ertelendi :))

    YanıtlaSil
  3. Telefon kulübesi önündeki adam ne ilginç?
    Ne güzel bir haftasonu hakikaten.
    sevgiler

    YanıtlaSil
  4. buket hanım merhaba. sık sık sitenize girip bakıyorum. neler izlemişsiniz neler okumuşsunuz diye. okuduğunuz,önerdiğiniz kitaplardan henüz okuyamasam da tavsiye ettiğiniz filmleri izlemeye çalışıyorum sıkça. bahsettiğiniz filmi de izlemek istedim. ne yazık ki yarım kaldı her sitede.siz internetten mi izlediniz? rica etsem link verebilir misiniz? ya da site adını yazabilir misiniz? şimdiden teşekkür ederim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim..yazdıklarımı okuduğunu söyleyenler olunca çok
      seviniyorum :)
      tabi ki link veririm. ben de bir yerlerden bulup yazıyorum , not alıyorum bu kitapları , filmleri. sonra filmi netten araştırıyorum. varsa çıkıyor zaten. ben de seyrediyorum. ama sık olarak
      şuralardan seyrediyorum.

      http://www.izlebizle.net/

      http://unutulmazfilmler.com/

      Sil
  5. Buketcim seni okumak gerçekten hem çok özel hem de bilgilendirici, yaptığın her şey insanda yapma isteği uyandırıyor:)

    YanıtlaSil

Tasarım:Sawako Kuronuma