3 Ocak 2014 Cuma

Kedi Sevenler ve Sevmeyenler..

                                       Böyle  bir genelleme  yapılır mı  bilmiyorum ama  okuduğum  Enis Batur kitabı  Kediler  Krallara  Bakabilir de  böyle  bir bölüm  var.  Ben  bu konuda  sevmemeye  yatkınım.  Daha  doğrusu  onları  elleyememekten  gelen  bir  korku. Hee  bir  de  bahçemde  sevgili  çiçeklerime  yaptıkları  eziyete  kızmam da  neden.  Bir  güzel  en  sevdiğim  bitkilerin  üzerine  oturup  gün  boyu  güneşlenirler. 
                            Nurullah  Ataç'ın  Kedi  isimli   denemesini  bilen var mı?  Orada  şöyle  der  yazar :  '' Kimsenin  zevkine  karışılmaz ,  kedileri  ille  herkes  sevsin  demeyeceğim,  ama ben,  kedi  sevmeyenlerle  anlaşamam. ''   Gerçekten  de  yazarlar  ve  şairlerin  her zaman sevdiği bir  hayvan  olmuştur  kedi.  Edebiyata da  yansımıştır çoğu  zaman.  Bilge  Karasu'nun  Göçmüş kediler  Bahçesi' ni  ,  Ece Ayhan'ın  Bakışsız Kedi  Kara' sı,  Orhan  Veli'nin  Ciğercinin  Kedisi İle  Sokak Kedisi   şiirini  bilmeyen  yoktur.  Kedi  sevmeyi  Bilge Karasu  şöyle  anlatır :  ''  Kedi  sevmek,  kedinin,  kendisini  seven (  kendisinin de sevdiği)  kişi  karşısındaki  umursamaz  bağımsızlığını  baştan  kabul etmek demektir ''  .   Kedileri  kendi  kelimelerimizle  tanımlarız  ;   bencil,  umursamaz,  miskin,  nankör.. Köpek  gibi  vefalı,  dost  olmadığından  yakınırız  çoğumuz..Yazara göre  kedi  sevmek  ,  aslında  sevme  konusunda  önemli bir aşama  katetmektir.  Sevmek,  kendine maletmeden  sevmek  apayrı  bir  olgunluktur. Belki  bir  çoğumuz  bu  yüzden  sevemeyiz kedileri  ..
 Anatole France için kediler kitaplar kentinin sessiz bekçileridir. Aldous Huxley hele “yazmak istiyorsan, kedi besle” buyurmuştur. Henry James omzunda bir kediyle yazmıştır. George Sand bir kediydi inceden inceye, kedisiyle aynı kaptan yemek yerdi. Ya Baudelaire?
Yığınların kedileri neden sevmediklerini anlamak kolay” diyordu: “Kedi güzeldir, seçkinlik düşüncesi aşılar insana, temizlik, şehvet.”
                     Edebiyatta  olduğu  gibi  kedi  resimde de  çok anılır.  Bazı  ressamlar  için  ayrı  bir  yeri  vardır kedinin.  Leonor Fini yi  bilir misiniz?  Hani  şu  onlarca kedisiyle  yaşayan  ve onları  resmeden Arjantinli  ressam kadın. 


                                           

                   Balthus 'un  kedilerini de  unutmamak  lazım.  Hani şu genç kızları  resmettiğinde  yandan  yana  o kızlara  bakan  kediler.  Klee,  Jacques Prevert,  Orhan Peker  'in   kedili  resimleri..  Louvre  müzesinde  VII. yy  Mısır  sanatının  ürünü  bronz  kedi  durur  bir çok  izleyicisinin  önünde.  Daha  yazamadığım  bir  çokları  var.  Bunları  nereden mi  öğrendim?  Yine  çok  çok  sevdiğim  yazar Enis  Batur'dan .  Yazımı  Mallerme 'in  bir  şiiriyle  bitiriyorum:

                 “Gereklidir
                  bir iç mekana kedi 
                  tamamlar görüntüyü 
                  parlatır mobilyaları 
                  yuvarlar açıları
                  ve nihayet bir biblodur
                  en muhteşem taçtır kedi.” 







20 yorum:

  1. Şimdi, benim nickim olan Balthus, Conan'da bir çizgiroman kakakteri :) Ne o Balthus'u biliyorum ne de Fini'yi :(
    Lakin yazar kedi ilişkisi yerinde bir tespit bencede. Ev ahalisini bi ikna edebilsem hemen edinecem bir kaçını,tabi kedicikler kabul ederse. Kedisi olanlar kıymetini bilsin bence. Hatırlarsınız,Müyesser Yıldız içerideyken hücresine bi kedi alabilmek için ne uğraşmıştı.Yine güzel bir yazı,severek okumaya devam ediyoruz efem :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Müyesser Yıldız kedi istemiş evet, hapiste yalnızca kuş beslemelerine izin veriliyormuş ama o da kafes olduğundan istemediğini söylemiş. aklıma alkatraz kuşçusu geldi nedense.
      neyse balthus, ne zamandır sana söyleyeceğim ; ben de yazılarını büyük bir keyifle okuyorum. sonunda birşeyler yazayım diyorum ama yorum kapalı :((

      Sil
  2. çok güzeldi zevkle okudum kediler olunca zevkle okunmaz mı hiç..

    YanıtlaSil
  3. ellerınes ağlık güzel yazı :D

    YanıtlaSil
  4. Ne güzel bir yazı. Kedi sevgisi başka bir şey. Gerçekten onları sevmek kolay değil. Sevildiğini anlayamıyor insan. :) Kedim her gün başını okşamam için gelir kucağıma kurulur. Bunu bana karşı bir sevgi gösterisi olarak kabul etmek istemesem de sanırım onun tek derdi okşanmak. Önüne başkaları çıktığında da yine mırr mırr sesleriyle başını öne uzatıyor. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kediyi sevmek aslında karşılıksız sevgiyi öğrenme de en iyi yol galiba. siz de
      bu deneyimi yaşıyorsunuz . yazımı beğendiğiniz için teşekkür ederim..

      Sil
  5. Kedi sevsem de alıp evimde ona bakamam. Çocuklarım çok istiyor ama kedi, köpek tüylerine alejim olduğunu gördükleri için başkalarının kedilerini severek avunuyorlar.

    YanıtlaSil
  6. evet ilgi çekici ve keyifli bir yazı olmuş, başarılar. kedi candır can... bkz: bu da benim kedimin anısına yazdığım yazı; http://pinkyninblogu.blogspot.com/2013/12/yumosa-ithafen.html

    YanıtlaSil
  7. evet, ilgi çekici ve keyifli bir yazı olmuş, başarılar. bkz: bu da benim kedimin anısına yazdığım yazı; http://pinkyninblogu.blogspot.com/2013/12/yumosa-ithafen.html

    YanıtlaSil
  8. Kedici olarak bu yazıya bayıldım. Kediler çok başkalar benim için. Ben de senin gibi eskiden korkardım kedilerden sevmeme rağmen. Öyle dokunayım seveyim falan istemezdim. Uzaktan bir ilişkiydi bizimkisi. Sonra eşim burada çalışmadığım yıllarda ki o da kedicidir, bana eski kaldığımız şantiyeden arkadaşım olsun diye ufak bir kedi yavrusu aldı. Görsen el kadar şeyden bile korkuyordum. Ama sonra birlikte yaşadıkça o kadar alıştım o kadar sevdim ki şimdi kedisiz bir hayat düşünemiyorum. Kedisiz hayatı tecrübe de ettik ne yazık ki o ilk kedim Charlotte kaybolduğunda çektiğim acıyı anlatsam inanmazsın, sonra bu yeni kedimiz cicoz hediye geldi bize kayınbiraderimden:) Annem bile diyor seni bu kadar mutlu edeceklerini bileydim çoook önceleri alırdım bir tane diye. İşin komik kısmı böyle kedici insanlarla kedilerin delicesine yakın illişkileri annemlere de önceden komik gelirken benim sayemde artık onlar da kedi sever oldular, çok samimi olamasalar da henüz. Köpekleri ve diğer hayvanları da çok seviyorum elbette ama kedilerin yeri çok ayrı. Alıntılarını da çok sevdim. Ben de bilmediğim bir kaçını keşfetmeliyim. İnternet bağlantım kötü olduğundan fotoğrafı bir türlü görüntülemeyi başaramadım ama yeniden deneyeceğim. Çok sevgiler selamlar:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kediseverler öyle bağlılar ki bu sevgilerine, ben de şaşıp kalıyorum. çünkü bir köpek gibi sevgi
      karşılalıkları yok gibi geliyor bana. yine de tutkuyla sevmelerini takdirle karşılıyorum. acaba bir gün sever miyim, bilmiyorum. bakımları da zor zaten. ama yaptıkları tembellikte anlaşabilirdik sanıyorum. şöyle battaniyenin altında saatlerce mırıl mırıl. öyle mi oluyor onu da bilmiyorum ama. yazımı beğendiğine sevindim. bizim buralardan kocaman sevgiler :)

      Sil
    2. Bir nevi deli oluyorlar kedi severler kanımca:) Karşılık almamak kısmına katılmıyorum bence bunların hepsi şehir efsanesi, nankör oldukları da bakımlarının zor olması da. Ben de bu tip nedenlerden ötürü kedi fikrine uzaktım ama nesine zor diyorlar anlamıyorum ki. Bir kum kabı var, bir su bir de kuru mama kabı. Bazen yaş mama veriyorsun işte hepsi o. Kuştan farksız ki. Ekstra başka bir şey yapılmıyor ki. Aşısını yaptırırsın bir de o işte. Köpek hem çok yemek yiyor hem dışarı çıkması gerekiyor hem tuvalet sorunu yaratıyor. Bizim ev kedi bile kokmuyor biliyor musun. Çünkü ben evin hayvan hayvan kokmasından nefret ederim eğer temiz bakarsan kediciğine kumunu bekletmez zamanında temizlersen bişeycik olmuyor. Dünyanın en kolay şeyi kedi bakmak, sevdikten sonra. Hem o kadar sevgiye ilgiye açlar ki doğaları gereği diye düşünüyorum şaşar kalırsın. Ben hep diyorum çocukken sevdiğin bir bebeği ya da oyuncağı düşün ve onun canlandığını seninle konuştuğunu uyuduğunu oynadığını düşün ve dokusunun da en sevdiğin şey olduğunu mesela kadife olabilir, benim için battaniye mesela. Ben kedimde bunları hissediyorum oyuncağımın canlı hali gibi aynı. Aman ne biliym işte gaza geldim çok seviyorum bu pudufukların hepsini ben: Belki de yaşlanıyorum...Ne de olsa gençlik her şeye itiraz yaşlılık kabullenme ve alışkanlık demek..

      Sil
  9. kedileride kopekleri de inanilmaz severim, ama illa secim yapmak zorunda kalirsam sanirim kopegi secerim. bu yuzden olsa gerek kedilerin edebiyata daha cok yer almasi beni kiskandirir, birazda kopeklerle ilgili bilgece felsefik sozler yazilsin isterim ama karsilastigim sey '' kopek gibi soysuz'' dan oteye gecmez
    Cogu sairin, yazarin kediler ile dediklerine katiliyorum. Bence kedie olsa kopekte olsa kusta olsa hayvan sevmek ayricaliktir, herkes basaramaz.
    Cok guzelbir paylasim olmus, beni gulumsettiniz
    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. beğendiğine, keyif aldığına sevindim Aner :)

      Sil
  10. Kıyaslanmamaları gerektiğini düşünüyorum ben , nasıl bizle kıyaslanamazlarsa köpeklerle de aynı familyadan değiller. Sonuçta kaplanlarla aynı familyadan onlar :D Tabi mükemmel şekilde uyum sağlamış halleri ev hayatına ; bir yıldır kedim var (18 yaşındayım) ve masrafların artmayacağını bilsem arkadaş olması için bir , en az , kedi daha alırım:) bakım anlamında hiçbir zorluğu yok sadece kendi istediğini yapar istediği yerde istediği zaman uyur ve istemezse sen çağırınca gelmez vs. ;gerçi sokakta kalsalar da yaşayabilirler tabi. Hatta yurtdışında bir kasırgada çoğu ev kedisi kendine besin bulup hayatta kalmış diğer canlılar ölürken...(Bu hafta Nat Geo da kediler haftası dün orda izledim :) ) Bir Dinazorun Anıları kitabında Mina Urgan ' Kedi sevenler farklı bir soydan geliyor olmalı çok daha asiller' diyor(muş) (Hocam bahsetti henüz okumadım ne yazık ki kitabı :) ) İnanılmaz bir huzur verdiğini de söyleyebilirim aynı zamanda, sabah gelip yanına kıvrılması horul horul uyumasını, bisküvi paketinden patisiyle kendine çıkarıp kemirmesini izlemek vs. inanılmaz güzel bir şey gerçekten. Hayvansever olmak kesinlikle bir ayrıcalık bence de ilerde bahçeli bir evim olur umarım , aynı zamanda vaktimin de olması gerekir, ve köpek de bakarım...
    Not: Kedi almadan önce kedilere yaklaşmaktan korkardım şimdi Mia'yla oynarken ısırsa bile bir şey yapmıyorum sonuçta kolunu ısırıp saat yapan bir nesildik biz:D
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  11. "Esteban" ilk kedimin ismi. 2 yıldır uzağım kendisinden. Ama sevgi eğer yöneldiği şeyle bütünleşirse anlam kazanır. kedi sevmeyen bir insanı sevmek zordur. Çünkü sevgileriniz bütünleşmez ki... Kedimi kaybedeşimin ardından başladığım projem ile bu yola koyuldum. Yaklaşık 2 ay önce yazdığım bir yazıda bu konuyu işlemiştim.
    http://patitrend.com/patiblog/kedilerin-vucut-dili-kulak/

    YanıtlaSil
  12. Kedi mi köpek mi:) Yıllarca köpek besleyen biri olarak günün birinde kedi besleyeceğimi hiç düşünmemiştim.Kedi başka birşey arkadaş,hayatımda böyle bir ilişki görmedim:)Aslan Burcu Olduğum için sanırım karakteristik özelliklerimiz tıpatıp aynı:)onu ben beniide o anlıyor.Tembel Olduğumuz için saatlerce battaniye altında arada bir tek gözümüzü açıp birbirimize bakar sonra uykuya devam..Kedi başka birşey yaşamayan asla anlamaz..

    YanıtlaSil

Tasarım:Sawako Kuronuma