11 Şubat 2013 Pazartesi

Budapeşte Gezimiz


                      Sömestr  tatilimizi  THY  dan   bulduğumuz  güzel  bir  kampanya ile  Budapeşte' de  gerçekleştirdik.  Buraya  giden  turlar  çok az  günlü  olduğundan  yine  kendimiz  gidelim  dedik.  5  gün  boyunca  doya doya gezdik. Otelimizi  Booking  com.  dan  bulduk.   Otelimiz   King's Otel di..  Şehir  merkezine  oldukça yakın,  ulaşımı kolay,  fiyatı da  oldukça iyiydi.  
Uçaktan   iner  inmez  havaalanında  euroyu   Macar  para  birimine  bozdurduk.  Ama  burada  fazla  para  değiştirmemeniz  gerekiyor,  oldukça  değer  kaybediyor  çünkü.  Biz  uzun  süre  kalacağımız için  metro , otobüs  için  travel  kart  aldık.  Havaalanı  çıkışında  200E   numaralı  otobüse  binmeniz  gerekiyor.  Bu otobüsle  Köbanya-Kispest  metro  durağına gidiliyor.  Burada  metroya  binip  merkezi  bir durak  olan  Deak  Ter de  iniyoruz.  Her  şehrin bir merkez durağı  vardır ya , burası da böyle.  Buradan istediğiniz adrese  gidebilirsiniz.

Oteli  biraz  aradıktan  sonra  hemen  yollara  düştük. Bavulları  bıraktığımız  gibi  gezmeye  başladık.İlk  durağımız  Devlet  Opera  Binasıydı.


Operanın içi...



  Yakında   bulunan  opera semtine  gidip  Opera  Binasını  gezdik.  Burada  Franz Liszt  akademisi  ve müzesi  bulunuyor. Franz  Liszt 'in  opera binasının  önünde  heykeli de bulunuyor.  1884   yılında  Mcar Devlet Operasının  yapımı  tamamlanmış. 




Buradan  ayrılarak  Gellert  Tepesine   doğru  yola çıktık.  Bunun  için  metroyla  Ferenciek  Ter  metrosuna gidip  buradan otobüse  binip  tepenin eteklerinde indik.  Hava çok soğuktu ama yavaş  yavaş  tepeye doğru  yolundan  tırmanmaya  başladık. Kış  olduğundan  çok insan  yoktu.




                    Citadella  denilen   en yüksek  tepeye  çıktığımızda  nefes nefeseydik ama  buna  değecek  bir  manzarayla karşılaştık.  Tepe adını bir rivayete göre Hıristiyanlığı kabul etmek istemeyen paganların Piskopos Gellért’i bir varil içerisinde tepeden yuvarlayıp öldürmesinden ötürü almış. Tepenin eteklerinde Gellért’in bir anıtı bulunmakta. Anıtın kaidesinden aşağı kat kat yapılmış şelale de huzur dolu bir etki yaratıyor.
Bu tepede bir  kaya kilisesi, Gellért Oteli ve Kaplıcası, Sokullu Mustafa Paşa tarafından genişletilmiş Rudas Hamamı, yine Osmanlı döneminden kalma Rac Hamamı da var.



                                        

                                                                     Otelin  iç kısmı ...



                                     


                         Ayrıca bu tepenin en zirve noktasında , Budapeşte’nin 1945’te Rus ordusu tarafından kurtarılışının anısına dikilmiş, Tuna boyunca hemen her yerden görülen, şehri ayaklar altında bırakan ihtişamı ile devasa Özgürlük Anıtı bulunmakta. 
                         Bu  anıtın  etrafında  biraz dolaşıp  aşağıya  doğru inişe geçtik. 





Tepeden  aşağıya  inince  sola doğru  yürümeye  başladık. Burada  Buda Kalesi  bulunmakta. Karşımıza  ilk önce  St.Florian  Rum  Katolik Kilisesi  çıktı.  Buda Kalesi  1255  yılında  kale  olarak  yapılmış,  1458  de   Kral  I.  Matyas   tarafından  yenilenmiş.  1944-1945  yıllarında   ki  II.  Dünya  Savaşında  tekrar  zarar  görmüş..
    




Kraliyet Sarayı’nın içerisinde, 1975 yılında kurulan Macar Ulusal Galerisi, Macaristan resim ve heykel sanatına dair 100 binin üzerinde parça içermekte. Macar sanatının 7 yüzyıllık tarihini; saray içerisinde birçok odaya yayılan galeri odalarında görebilirsiniz. Buradaki altı kalıcı sergide, Orta Çağ’dan günümüze kadar ulaşmış sanat eserleri bulunmaktadır. Bununla birlikte 19. yüzyılda Avrupa’da ağırlığını hissettiren Sezession akımının güzel örnekleri de galeri duvarlarındaki resimlerde görülebilir.

Kraliyet Sarayı’nın E kanadındaki Budapeşte Tarihi Müzesi, Kale ile Budapeşte’nin tarihinden çarpıcı eserlere ve dokümanlara ev sahipliği yapIıyor. Müzenin kalıcı sergileri şunlardır: Modern Çağ’da Budapeşte, Kraliyet Sarayı’ndan Gotik Heykeller, Tarih Öncesi Çağ’dan Günümüze Budapeşte Tarihi, Orta Çağ’da Kraliyet Sarayı.





Balıkçı Tabyası ;  Görsellik amaçlı olarak Matyas Kilisesinin önünde boy gösteren bu anıt 1895’te balıkçılar loncası için yapılmış. Kilise ile aralarında Hristiyanlığı Macristan’ın dini olrak benimseyen Aziz Istvan’ın at üzerinde heykeli bulunmakta. Kilisenin biraz daha batısında 18 yydaki veba salgınından kurtulmanın anısına bir heykel dikilmiş. Kumdan kaleleri andıran masalsı görüntüsü görülmeli.





Buradan  Meşhur  Kahramanlar  Meydanına  gittik.  Bizden  önce  Başbakan  Tayyip  Erdoğan  ziyaret  ettiğinden   meydan  Türk  Bayrakları  ile  kaplanmış,  çelenk  bırakılmıştı.  
Kahramanlar  Meydanında  Binyıl  Anıtı  Macaristan'ın  bininci  yılı  anısına  1896   yılında  dikilmeye  başlanmış  ancak  tamamlanması  zaman almış.  Macar  Kralı   İstvan  zamanında  Hristiyanlığa  geçişi  tasvir  ediliyor..



Meydanın  hemen  sol  yanında  oldukça  büyük bir  müze  vardı. Güzel  Sanatlar  müzesine  girip 10  Euro   ya   Cezanne  sergisini  büyük  bir  keyifle  gezdik.  Peline  art shoptan   güzel  bir  çalışma  kitabı  aldık. 





Kahramanlar  Meydanın  arkasında  şehir  parkı  var. Oldukça  sakindi  ama  yine  de  içlerine  doğru  yürüdük.  Gerçi   Budapeşte de  oldukça  fazla  evsiz,  sarhoş  ,  dilenci  gördüğümüzden  korka  korka  parka  girdik.  Tek  başına  yürüyen  bayanlar  bize cesaret  verse  de  bu  şehir  de  çok  fazla  dilenci  ve  deli  var.  Bu kadarını  bir  arada  başka  yerde  görmedik.










Şehir  parkını  gezdikten  sonra  akşam  olduğundan  tekrar  merkeze  gidip  yemek  yedik.  Macarların  meşhur Gulaş  çorbasını denemek  istemedik. Etrafta  oldukça çok  Türk  restoranları  var ama  biz  Pelin  istediği  için  hep  hamburger  ve  patates  yedik.  



Gecenin  sonunda  otelimize de  yakın  olan  New York  Cafe de  bir  kahve içtik.  Bu  cafe   Blaha Lujza  Ter'de  bulunuyor.  Ünlü   Boscolo  Otelin  altında  bulunan  tarihi  bir  kafe.  Bu  konuda  daha  sonra  da  yazacağımdan  kısa  geçiyorum.




Kafede  biz  kahve ve  pasta keyfi  yaparken  Pelin de  yeni  aldığı  kitabında  çalışmalara  
başlamıştı.  O  gün  oldukça  yorulmuştuk.  Otele  gidip  banyo yapıp  hemen uyuduk. Ertesi  gün  yapacaklarımız  için  dinlenmemiz gerekliydi.















27 yorum:

  1. Gezinizi sağ salim ve de keyifle sonladırarak
    yurda döndünüz görmekteyim.... Okulda göremedik seni ...sırada neresi var...
    Gezi notlarını birgün değerlendirmelisin...
    Kadir

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel bir yermiş. Ne güzel, Pelin de size ayak uydurabiliyor. Fotograflardan sanki hava soğukmus gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok soğuktu hava , anlatamam..

      Sil
  3. Buketcim gezmenin keyfini sürüyorsun darısı başımıza

    YanıtlaSil
  4. Uzun zamandır Pal Sokağı Çocukları'nın izini sürmek için Budapeşte'ye gitmek istiyorum. Bu sene bir aksilik çıkmazsa Budapeşte benim de rotam da var :)Çok bilgilendirici bir yazı olmuş, bizim gezi programında oldukça faydalanacağız :)Görüşmek üzere.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aa ne güzel. inşllh daha ayrıntılı yine yazacağım.

      Sil
  5. Güzel yerlermiş oralar. Ama çok soğuk olmalı yılın bu zamanı. Ne iyi etmişsiniz de gezmişsiniz. Keyifli bir tatil olmuş anlaşılan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hem de nasıl soğuktu ama devamlı yürüdüğümüz için
      üşümedik. üşüyünce tramvaya bindik, hem ısındık hem de
      nereye giderse gezdik:)

      Sil
  6. hep gitmek istedigim yerlerden biri. Cok da guzel anlatmissiniz. devamini merakla bekliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. devamını yazıyorum şimdi:)
      teşekkürler..

      Sil
  7. Süper bir gezi olmuş ve anlatımınla bizim için bir rehber niteliği taşıyor. Bir gün mutlaka Budapeşte'ye gitmek istiyorum, senin gezi notların da yanımda olacak :-). Sevgiler...

    YanıtlaSil
  8. Okurken kendi gezme anılarım canlandı. İlgiyle izlemeye devam edeceğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. beğeniniz için teşekkür ederim..

      Sil
  9. Cok detayli bir anlatim, ellerinize saglik. Budapeste'ye ne yazik ki henuz gidemedik, yazdiklarinizdan cok faydalanicagim, tesekkurler.

    YanıtlaSil
  10. Budapeşte'nin çok güzel olduğunu duymuştum, gerçekten harika bir gezi olmuş, Cezanne sergisini bile görmüşsünüz:) Budapeşte'ye umarım ben de bir gün giderim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. güzel yerlerini gösterdim aslında. çünkü çok fakir geldi ana. sanki
      savaştan yeni çıkmış gibiydi..

      Sil
  11. Olur mu ama Buket, tam kafede kesmişsin yazını:)
    Budapeşte kafeleri ve pastaları şehirden mühim.
    Gördüklerin senin olsun, benim için yediklerini anlat ve resmet birazcık olmaz mı:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dur dur onu zaten ayrı post konusu yapacğım:)
      ilk önce gezi, sonra yeme-içme:)

      Sil
  12. Bayıldım, ne güzel gezmişsiniz,
    Bana da beklerim,
    sevgiler.

    YanıtlaSil
  13. not aldım. aklımda olsun.
    ben de bi gezide tek şehir sevenlerdenim.
    ve müze binadan çok yaşamı görmeyi seviyorum.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ah evet oturup bir yere gelene gidene
      bakmak ne güzeldir. turların koştur koştur hallerini,
      zaman kısıtlamasını sevmiyoruz işte..

      Sil
  14. Buketcim benim şehrime gittin gezdin gördün ve çok güzel anlattın, sayende ben de geziyorum gibi:))devamını beklerim...

    YanıtlaSil

Tasarım:Sawako Kuronuma