31 Ocak 2013 Perşembe

Bugün ..


''   Başlangıç  ürperticidir.  
Ne  zaman   ,  nasıl  başlar  gövde,  gövdemiz?   Vücut bulmanın  ön sınırı  , peş  noktası  nerede  olsa  gerektir?  Yaşamöyküsünün   ilk  satırlarında  yüzünün  hatların,  ataları  tanışır tanışmaz  oluştuğunu yazar ya  Yourcenar,  belki  gövdeye  de  böylesi  bir  tekvin  düşünmek  en kestirme  yol   olur.''
Diye  başlıyor  Enis  Batur'un  harika  kitabı  Gövde'm.  Çok  severek , beğenerek , zevkle  okuduğum bir  yazardır  E.Batur.  Yeni  bitirdiğim  kitabında  insan  vücudunu,  gövdesini  bölüm bölüm yazmış, incelemiş.  Onun  kaleminden okumak gövdemizi  yeniden keşfetmek gibi.  Oldukça  uzun sürede  yazılan  bu kitap  birçok ilginç konuyu  barındırıyor.  Yazar  şöyle diyor:
''  Onbeş  yıldır  gövdeye  pek çok  insandan  daha  fazla  bakmama  yol  açıyor  bu  kitap.  Sayısız  ayrıntı  çeldi  aklımı,geçen  süre  içinde.  Fiziğinden  metafiziğine  , sembolizminden   estetiğine  her  boyutuna   girip  çıktım  gövdenin.  
Bütün bunlar  kendime  bakmamı  değiştirdi.  Ama  iş  sağlığa  geldiğinde,  kendime  bakmamı  sağlamadı.  
Akıl,  ruh,  aslında  gövdeyi  sevemez.''

Tatildeyiz  ya  ,   nasıl  bir tembellik içindeyiz . Kitap  okuma,  film  seyretme,  çay  ya da  kahve  molası  verme,  o koltuk  senin  bu  benim ,  oradan  oraya  atıyoruz  kendimizi  kızımla.  Vüs'at  O. Bener'in  bir  hikayesinde  ev  tutsaklığından  bahseder.  Bizde  kaç gündür  gönüllü  tutsağız.  Ama  haftaya  bir  yurt  dışı
gezimiz  var.  O  zaman  nasıl  olsa  çok  yorulacağız  diye eve  hapsettik  kendimizi.  






Evde  olup  birşeyler  yapmadan  olmuyor  tabi ki.   Ihlamur  yanına  kıymalı  örgü  çöreğimiz.  Daha  
önce   tarif  vermiştim.  Fırından  çıktığı  gibi  yanına  aldığınız  bir  çay  ya da  ıhlamur
öyle  güzel ki..
Hafta  ortası  oldu  bile..  Evde  olup  bunun  önemli  olmadığını  bilmekte  ayrı bir zevkmiş.  Çalışma  olmasa  
gerçi  bunun  da  kıymeti  olmazdı. 
Okuduğum  kitapta  Budist  Rahipler hakkında  bir  bilgi  var, ilginç..

''  Japonya 'da   Budist  keşişlerden  bazıları,   hiçbir  sağlık  sorunları  olmadığı  halde  ölmeye  karar veriyorlar.  Aşama  aşama  dozu  artan  bir  oruç  tutma  sürecini  başlatıyorlar.  Niujo'ya   girmek yaklaşık   yedi  yıl  sürüyor,  gövdeler   yavaşça  mumyalaşıyor  böylelikle,  Japonlar,  bu  mumyaların  (  ki  aralarında  1000  yaşını  geçenlere  rastlanıyor)   
hala  yaşadıklarına  inanıyorlar.  Sergilenen  bu  doğal mumyalarda gerçekten de hiçbir  yapay  mumyalama işleminin  yapılmadığı   biliniyor,  ola  ki,  bu  uzun  oruç  takviminde  ,  ölüm  sonrası
gövde  de çürümeye  yol  açan bütün ögeler  yokoluyodur.''


Ev de  şu  sıralar  dinlediğim  mevsime  de  uygun   bir  de  müzik  var. 
Yağmur damlaların  müziği..  


                                       


                             Frédéric Chopin's "Raindrop" Prelude, Op 28, No. 15












14 yorum:

  1. Kesinlikle okuyacağım bu kitabı tavsiyeniz üzerine. Bu gönüllü ev tutsaklığını birçok pazar ben de yapıyorum fena da olmuyor hani :)

    YanıtlaSil
  2. Buketcim, yine nereye gidiyorsunuz... Maşallah ne de çok gezdiniz bu yıl...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tatiller olmasa katlanılır mı iş hayatı canım:)
      budapeşteye kısmet olursa..

      Sil
  3. çok merak ettim kitabı:)umarım en kısa zamanda bende okurum :)evde zaman geçirmek ayrı bir zevk gerçekten:)takipteyim:)))sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de sana geliyorum zerrin:)

      Sil
  4. çok ilginçmiş kitabı çok merak ettim. Mumyaların çürümemesi de çok ilginç... Ohh evde keyif yapmak da ayrı güzeldir şimdi..

    YanıtlaSil
  5. Ne güzel yazmıssın...enerjin yüksek....caban emegin farkedilir olsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne güzel dileklerde bulunmuşun..
      teşekkür ederim..

      Sil
  6. iyi eylenceler canım... bende pasaportu hallettim bugün yoruldum ama bi oraya bi oraya eve gelince uyuya kalmışım...öptüm kocaman

    YanıtlaSil
  7. aa iyi bari , 1 günde oldu işlerin. artık yolculuğu bekleme
    zamanı:)

    YanıtlaSil
  8. Buketcim dinlenmek, sorumsuzca hayatın akışında yaşamak ne de güzel, değil mi?
    Müzik harkaydı:)
    Yolculuk için de şimdiden keyifli olmasını diliyor ve heyecanla paylaşımlarını bekliyorum...

    YanıtlaSil

Tasarım:Sawako Kuronuma