25 Ocak 2012 Çarşamba

kitap okuma serüvenim

                                           Herkes   bu  kadar çok  kitap okumama şaşıyor. Nasıl  zaman  buluyorum,  kitapları  neye göre  seçiyorum, ayda  kaç  kitap  okuyorum vs. ...karşılaştığım sık  sorular.  Kitap  okuma serüvenim birçokları  gibi  okumayı öğrenmemle başladı. Ne karşımda devamlı okuyan anne-baba modeli  vardı  ,  ne de  ciltler dolusu  kütüphanemiz..Bildiğim  ilkokulda  annem  kardeşimle  bizi  odamıza  yatırdığında  ,  kalkıp  kitabımı alır, gece lambasının  altına gider ,  kırmızı ışıkta okumaya çalışırdım.  Daha  sonraları oyunu  seven  bir  çocuk olmama rağmen  kitaplardaki  olağanüstü olaylar,  kişiler  beni  öylesine  büyülü ve  zengin bir  dünyaya götürüyordu ki,  oyun  arkadaşlarım kısa sürede  çekiciliğini  kaybettiler  gözümde. 
                                         Şimdi ki  çocuklar  gibi  kolay  kitap  bulma  şansımız yoktu ya da  her hafta  bana kitap alan bir  ebeveyn. Bu  yüzden  elimdekileri  tekrar  tekrar  okudum. Özellikle  Heidi  beş  kez okumuş olduğum bir  kitaptı.  Onun Alplerdeki bol oksijenli dedesiyle olan yaşamına özenir ,  hayaller  kurardım.  O  gökyüzüne  uzanan ulu  çamların altına yattığında  ben de papatyaların içinde olduğumu hayal eder,  esen rüzgarı  duyumsardım yüzümde.
                                      Daha sonraları  evimizde  bulunan babamın  sayılı  kitaplarından  Budala 'yı  keşfettim. Artık  zengin bir dünyanın  tadını almıştım. Arkadaşlarımın  çoğu  evlenince ,  çocuk  olunca kitap okuma sekteye uğrar dedi. Ama   bilmiyorlar ki,  bu benim için  temel  gereksinim. Nasıl  yemeden, içmeden,  uyumadan  yaşam devam etmez , bu da benim için böyle bir şey...







                                   Nerden   nereye geldim,  bu  serüven  nasıl aklıma geldi. Bugün kızımı aldm,  kütüphaneye  gittim.  Artık  devamlı gitmekten beni  tanıyan kütüphane görevlisi,  bir liste  yaptıklarını ,  istediğimiz kitapları  getirtebileceğimizi  söyledi.  Hemen  okumak istediklerimi  sıraladım,  bakalım gelecek mi?  O  sırada  bir  kız  yaklaştı  yanımıza.  Borges,  Peavese  dedi.  Şaşkınlıkla  yüzüne baktım.  Çünkü  17  yıllık öğretmenlik  hayatım boyunca ne bu camiada  ne de çevremde bu yazarları duymadım  :)    Yeni  bir  edebiyat öğretmeniyle  tanıştığımda  hemen  ne  okuduğunu  sorarım.  Çantasından  o sıralarda  popüler olan  best-sellerden  çıkardıklarında  tüm beklentilerim  yıkılır..
                               Kızımda  kitap seçip bende  üç  kitap alıp  eve döndük.  İnci Aral'ın  kitabı  Anlar,  İzler , Tutkular'ı  bir  çırpıda  okudum..





                       Justine  blogunda paylaşınca hatırladım  Human Planet  seyretmemiz  gerektiğini..  Benim  seyrettiğim  bölüm  Deserts  :  Life  in the  Furnace.. Dünyadaki eşsiz  çöller. Kimisi  sıcak ,  kimisi  soğuk,  kimisi  kurak.. Ve burada  yaşayan  insanların  su bulma , yaşam savaşları... Ne diyebilirim ki ,   o kadar  etkileyici ki..
     Seyretmek isteyenler   burada...

                       Son olarak  seyrettiğim iki  film var.   Ne yazıkki  yeni  keşfettiğim bir yönetmen Carl Dreyer.  Seyrettiğim ilk filmi Ordet..1955   yılı yapımı olan film tiyatrovari , fazla  dış mekan çekimleri olmayan bir film.  Kierkegaard'ı okuyup aklını kaybeden Johannes ile ailesinin tanrıyı sorgulaması, inanan ve inanmayan düzleminde insanların ilişkilerinin şekillenmesinden oluşan dini  motiflerle dolu bir film.. Dreyer'in  tarzından olsa gerek  sahnelerin  oldukça durağan geçmesi,  insanların  yavaşlığı,  donukluğu, gözlerini uzak bir noktaya dikip uzun uzun bakmaları  başta garip  gelsede  film sizi  içine  çekiyor. Filmi  izlerken  bu  yavaşlığın etkisine  girip  inanç,  acı,  çaresizliği hissediyorsunuz.


                                            



 Diğer  film de  yine  Dreyer'in...Gertrud...1964  yapımı..Dreyer'ın son filmi, aşkı gerçek olarak hayatının merkezine koymuş ve bu hususta hiç taviz vermeyen Gertrud  adındaki  bir  kadını anlatıyor..

                          




                                            

34 yorum:

  1. Heidi'nin yediği peynir,ekmek,süt ne kadar lezzetli olurdu okurken sonra kahvaltıda peynire burun kıvırırdım ekmek kuru gelirdi süt de keçi sütü olmazdı ki.. Gerçekten de edebiyat öğretmenlerinin best seller okuması tam bir hayal kırıklığı benim bir edebiyat öğretmenim hiç Ahmet Ümit okumadığını söylediğinde bitmişti benim gözümde çok haklısınız çoook :)

    YanıtlaSil
  2. Kitaplığınıza ve renkli ışık toplarınıza bayıldım :)

    Kızınız ne kadar şanslı ki sizin gibi kitap aşığı bir annesi var.

    Sevgiyle kalın.

    YanıtlaSil
  3. "Nasıl yemeden, içmeden, uyumadan yaşam devam etmez , bu da benim için böyle bir şey..." ne kadar doğru ve güzel bir cümle ve sanki kendimi bulduğum:)

    YanıtlaSil
  4. Buketcim, ne güzel anlatmıssın. okuma alıskanlıgını, okuma sevdasını. benı de en cok etkıleyen seyler, okumaya baslamadan evvel annemın almanca yemek kıtapları, yabancı dekorasyon dergılerıydı. okumayı kendım ogrendım dıyebılırım. hastalıktan ılkokul 1. sınıfa gıdememıstım ve bır masal kıtabından yazıları bakıp bır deftere yazarak kendım ogrenmıstım. heıdı, marco en sevdıgım kıtaplardı... ama yıne de senın kadar genıs bır edebıyat kulturum yok. borges'ı 16 yasında tanımıstım. resımde Dali, edebiyatta borges diyebilirim. ama bence o yasım ıcın bana agır bır kıtaptı. okuyup kendımce yorumlayıpi kıtap hakkında dusuncelerımı yazmıstım.. bakalım sen begenecekmısın.

    YanıtlaSil
  5. Benim kitap okuma serüvenim de seninkine benzer başladı.Şİmdiki çocuklar çok şanssız,internetin televizyonun renkli ve hızlı dünyasından sonra kitaplar onlara,yavan,yavaş ve sıkıcı geliyordur..İnşallah biz çocuklarımıza sevdirebiliriz..Bir de Cesare Pavesenin bir kitabını almıştım bir vakitler ben de ama sıkıldım yarıda bıraktım,şimdi onu hatırladım yazınızı okuyunca..Kız istediğine göre seveni var adamın,bir daha denenyeyim
    bari okumayı:))sevgiler..

    YanıtlaSil
  6. kitap okumaya ayırdığın zamanı anlıyorum da film izlemeye nasıl zaman buluyorsun işte onu anlamıyorum.sen film izlerken pelin ne yapıyor?ya da farklı bir açıdan sorayım pelin kaçta yatıyor?

    YanıtlaSil
  7. Aslında ana fikir, insanların, severek tutku ile yaptıkları birşeylerin olması ve onu yaparken mutlu olmaları. Sen kitap okurken, başkaları belki dantel örerken:) Önemli olan birşeylerden tatmin olmak sanırım...

    Pelinle sana bol okumalı bir tatil diliyorum o vakit:)

    YanıtlaSil
  8. nice pics!!! enjoyed your blog...

    visit my blog...!

    http://voguelyvan.blogspot.com/

    kisses!!!

    YanıtlaSil
  9. Buketcim ne kadar da iyi ediyorsun. Kitap okuma aliskanligi cok cok ama cok iyi bir aliskanlik gercekten, resmen insanin hayal ve dusunce dunyasini genisletiyor.. Ben de bizim minikten zaman bulup tekrar saatlerce kitaplara dalacagim gunleri iple cekiyorum. Fazla yorum birakamasam da ilgiyle takip ediyorum yazilarini.. Sevgiler..
    Ipek

    YanıtlaSil
  10. ayy utandım bnm sana bir kütüphane fotoğrafı sözüm var dı O_o . Ne kadar da aynı düşünceler içerisindeyiz en çok satanlara benim de alerjim var,hatta bugüne kadar okumadım ve hiçbirşey kaybetmemişim.Epeydir kitapçı gezemedim Ankara'yı ziyaret edersen Kentpark avm de Arkadaş kitabevi var çok güzel ben bayılıyorum oraya.ve Kızılay karanfil sokak da Dost kitabevi.Ankara'ya düşerse yolun muhakkak uğramalısın.ben dün 2 saat gezindim durdum bu Dost kitabevinde.Mutlu oluyorum bildiğin.defter, ayraç, kalem, kitap almak ,hastayım bu 4lüye ;)

    YanıtlaSil
  11. Çocukluğuma gittim yazınla beraber.Benimde çocukluğum buna benzer hikayelerle dolu.
    Bizimkiler hadi yat artık deyip ışığı kapatınca bende fener ile yorganın altında okumaya devam ederdim. Sonra bu keşfimi fark edip gözlerin bozulacak deyip kitaplarımı saklamaya başladılar. Hoş onlara sorsan saklama sebepleri ilkokul 3 'de okumaya kalkıştığım Sefiller'in bana ağır geleceğini düşünmeleri.Okuma tercihleri gazete ve dergi olan bizimkilerden bir şeyler bulamayınca kitap kaynağım o dönemde üniversiteden yeni mezun teyzemin kütüphanesi olmuştu. Elinde klasiklerle dolaşan bacak kadar diye tabir edilen ben bizimkilere pek bir korkutucu geliyormuş:)En son çok hasta olduğum ateşten baygın yatıp konuşamadığım bir gün babam sadece tepkimi ölçmek için ne alayım sana kızım diye sormuş; hiç bir soruya cevap vermeyen hasta ben güç bela "kitap al bana ne olur" demişim işte o gün babam pes etmiş hala her fırsatta bana kitap alır:)

    herkesin anlayamayacağı başka türlü bir aşk bu..

    Ve ne mutlu ki çocuklarımıza bırakabileceğimiz kitaplarımız var.

    YanıtlaSil
  12. Harikasın ! Oku sevgili Buket,oku ki biz öğretmenler gurur duyalım,kitabı sevene ben ziyadesiyle saygı duyarım...

    YanıtlaSil
  13. valla ben de snein gibi delicesine kitap okuduğum için çok mutlu oldum bu postunu okuyunca... kitap candır gerçekten de...

    YanıtlaSil
  14. merhaba Deniz, demek sende severdin heidi'yi. dedesinin yaptığı peyniri bende annemden isterdim. ya yeniden mi okusam kitabı :))

    YanıtlaSil
  15. Madam Dö Gonç, hoş geldin! artık blog yazmıyor musun ??

    YanıtlaSil
  16. kitap eylemcisi, işte ortak yönümüz :)

    YanıtlaSil
  17. zeynepcim, kitap sevdası çocuklukta başlayıp gelişiyor değil mi? bakalım kızlarımız nasıl olacak, çok merak ediyorum..

    YanıtlaSil
  18. my little world, pavese karamsar, acıyı seven bir yazar . belki bu sıkmıştır seni. ama yazdıkları özlü sözler niteliğinde..

    YanıtlaSil
  19. merhaba kara kitap..
    biz gündüz film seyrediyorsak onunda film ya da tv seyretme zamanı başlıyor. akşam zaten 9 da yatıyor. şimdi tatil olduğundan geç yatmak istiyor. 8 yaşında olduğundan oldukça bağımsızlaştı. odasında oynuyor, resim yapıyor, kitap okuyor . benimde zamanım çoğaldı..

    YanıtlaSil
  20. Cafenohut, gerçekten doğru. sevdiğin bir şey hiç sana külfet gelmiyor. ne güzel ki böylesine uğraşlarımız var..

    YanıtlaSil
  21. sevgili ipek, senin kitabın artık o :) bebekler tüm zamanını ve enerjini alıyorlar. büyüyünce sizde bizim gibi olursunuz..

    YanıtlaSil
  22. Arsız kedi, hala dost kitabevi var mı? öğrencilik yıllarımızda ne çok giderdik ama parasızlıktan fazla alamazdık :) evet sen nezaman kütüphaneni koyacaksın..

    YanıtlaSil
  23. hoşgeldin CNL, evet bizi bizden olan anlar :)

    YanıtlaSil
  24. teşekkürler colette ve hamide, iyi ki varsınız!

    YanıtlaSil
  25. Kitap okumak gibisi yoktur, helal olsun..

    YanıtlaSil
  26. bende çok özeniyorum vakit bulup sık sık okuyabilenlere :)


    http://rainbowgatherer.blogspot.com

    YanıtlaSil
  27. Merhaba :-)
    Blog aleminde yeni birisi olarak yeni tanistim blogunla. Cok sevdim blogunu seni izleme listeme aldim

    Sende buyur gel istersen
    sevgiler...

    YanıtlaSil
  28. İnci Aral çok severim. Bizim buralardan olmana bende çok sevindim. Bloğunu ,kitap okumayı sevmeni,sanatı sevmeni çok sevdim. Daha sık görüşelim:)

    YanıtlaSil
  29. Heidi'yi ben de ne çok severdim :)) Eskiden çok daha fazla kitap okuyabilen ve kitap okumanın tadını başka hiçbir şeyle bir tutmayan birisi olarak çok imreniyorum sana canım :) beni hayatımda en çok dehşete düşüren şey, hayatları boyunca kitap okumadıklarını söyleyip bunla övünen insanlar olmuştur. Ne mutlu kitap okuduğumuz için :)

    YanıtlaSil
  30. YKY ve CAN göze çok batıyor. :)

    YanıtlaSil
  31. ben asıl boş zamanlarında kitap okuyanların hastasıyım.

    oysa okumak boş vakit doldurma işi değildir. emek, zaman ayırmak, fedakarlık ister. üstelik pek de kolay bir şey değildir, bir yerlerde oturup, zamandan ve mekandan sıyrılarak bir kitabın dünyasına dahil olmak ve bir süre orada kalmak.

    YanıtlaSil
  32. Bu postuna bayıldım Buket ,o ne güzel Kitaplık öyle,ışıklandırman ne kadar güzelse raflarda yer alan kitapların da eminim o kadar değerlidir :)
    Benden yurt dışı gezisi için fikir istemişsin ya , madem çocukluğunda hayranlıkla 5 kes Heidi'yi okumuşsun ,o zaman sana İsviçre'yi tavsiye ederim.Geçen sömestrde ordaydım.Gerçi orda bi tanıdğımda kaldım ama sanırım Alplere yakın bölgelerde mutlaka pansyon veya misafirhane gibi konaklama imkanları bulursunuz.Eğer oraya gidecek olursanız Luzern ve İnterlaken'e mutlaka gidin.Zaten hızlı trenle hemen heryere kolayca ulaşmanız mümkün.Gerçi Heidi'nin yaşadığı yer her nekadar Avusturya ise de,2si hem komşu ülke hem de coğrafi açıdan birbirine benzer.
    Almanya'nın güneyinde ki Baverya eyaleti de görmeye değer- meşhur Karaormana sahip.
    Benim gittiğim yer ve fotoğraflarda gördüğün o güzel yerler ise çok daha kuzeyde Hannover'e yakın Herford ilçesine bağlı mekanlar.
    Öğrenmek istediğin başka şeyler varsa ,hiç çekinmeden yaz meslektaşım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok çok teşekkür ederim. hemen dediklerini not alıyorum. bu ay okul projesi olarak madride gideceğiz. hadi hayırlısı :)) çünkü ilk kez uçağa bineceğim ve acayip korkum var. yenmek için çabalıyorum. 23 nisana prag gezisi yapacağız inş.. burası için tavsiyen var mı? turla gideceğiz ama boş vakitlerde var..

      Sil

Tasarım:Sawako Kuronuma