12 Ekim 2011 Çarşamba

YİNE İSTANBUL...

İstanbul da ki  gezime devam....Gece  Bakırköy'de ki  kuzenim de kaldık. Amacım  sabah herkes uyurken ,  erkenden   yola  çıkmak, ev de fazla  vakit kaybetmemekti.  İstanbul' a  gelince  ne  kadar yer  gezersem,  ne  çok şey  görsem kardır  diyorum. Ama  sabah  güzel bir kahvaltı masasıyla  karşılaştık :)




Kahvaltı  sonrası  hemen  Antrepo  da ki  Bineale  gittik..Bu  yıl ki  binealin en dikkat çeken  yanı 'belirsizliği' ,  bilinmezliği ...Binealde bir çok kadın sanatçı var.  Kadın sanatçılar Peru, Brezilya, Meksika,  Hindistan,  Macaristan, gibi  ülkelerde doğmuşlar.




Bunlardan  biri  fotoğraf sanatçısı  Claudia  Adujar. 1931 İsviçre  doğumlu..1970 lerde  Amazonlarda  yaşayan Yanomami yerlileriyle  tanışması  hayatını  değiştirmiş..Yanomami  halkının  barınma,  sağlık,  güvenlik  gibi  temel ihtiyaçlarını  karşılaması  için  fotoğraflarını  çekip   hikayelerini  paylaşmış..




Diğer  bir isim de  Martha  Rosler...1943  doğumlu  New York'lu  sanatçı ...Bienal de  ünlü  fotomontaj  serisi  '' Bringing  the War  Home:  House Beatiful' dan  bir  seçkiyle yer alıyor.  1967 deki  Vietnam Savaşı  ile  2004 teki  Irak Savaşını n  görsel  imajlarını  montajlamış..





                   Bienal den  çıkınca  şu  yıldızları  biz de görelim  dedik.  Biraz da  pasta....



Beyoğlu'na  geri  dönerek  merak ettiğim  sinema ve tiyatro  müzesine  gittik.  Türker İnanoğlu Vakfı (TÜRVAK) tarafında 2001'de kurulan  Türvak  Sinema - Tiyatro  Müzesini gezdik. 





Daha  sonra da Arter ' deki  Kutluğ Ataman  "Mezopotamya Dramaturjileri''  deydik..Mezopotamya Dramaturjileri, moderniteyle ilişkisi gerilim üzerine kurulu bir coğrafyada müzakere alanları açmanın, bu ikiliklerin ötesine geçmenin zorluklarını araştırıyor..



 

18 yorum:

  1. Müthişsin Buket! Du bi.. Pastalara bi daha bakacağım:))

    YanıtlaSil
  2. yaaa bakırköye mi geldin ee bana da uğrasaydın ev hayırlamaya :D

    YanıtlaSil
  3. Şahane bir İstanbul günü daha! ;)

    YanıtlaSil
  4. evet ceren, çok güzeldi :)

    YanıtlaSil
  5. hamidecm, inşllh başka sefere :)

    YanıtlaSil
  6. hayalkahvem, şöyle pastalı böreklide ağırlıyamadım ki seni...

    YanıtlaSil
  7. şekerim sen bakırköye gel, benim dibime ve şimdi haberim olsun benim ...aşkolsun bi kahve içerdik, tanışırdık ben kuzu! :( umarım bir dahaki gelişine denk getiririz...fotoğraflar ve hikayeler ilginçmiş bu arada! çok öptüm seni canım

    http://gozdenin-gozunden.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  8. Kareler çok etkileyici, detaylı olarak inceledim ancak yine de kendim gidip Bineal’i görmem lazım kesinlikle!

    YanıtlaSil
  9. Ne güzel bir blog keşfettim ince
    yorumunuzla...sevgiler..

    YanıtlaSil
  10. gözde, bilseydim olurdu valla :)

    YanıtlaSil
  11. evet giz, mutlaka...
    hoşgeldin sende buraya Ayşe :)

    YanıtlaSil
  12. Merhaba Buket,
    kendi bloğumdan senin yorumlarına
    cevap veremeyecek kadar bilgisayar
    cahiliyim,bir türlü yorumlara yazdığım cevaplar görünmüyor .
    umarım ne burnu büyük kadınmış
    diye düşünmemişsindir::)))
    Bloğumu el yordamıyla kurdum izleyicilerim nasıl kayıt oluyor
    nasıl yorum yolluyor şaşıyorum
    kendi bloğuma yorum yollayamıyor
    izleyicileri göremiyorum...Uzatmadan cahilliğimi

    itiraf ediyorum ve çocuk gelişimi
    uzmanı biri tarafından okunmak ve teselli edilmek beni
    çok mutlu etti. sevgiler...

    YanıtlaSil
  13. öncelikle güzel ziyaretin ve kıymetli yorumun için çok teşekkür ederim canım:)
    görsellere bayıldımm:)
    ev sahibi de pek bi hamaratmış:)
    afiyet ball olsun...
    takipteyim arıkk...
    nice güzel paylaşımlara...
    gönül dolusu sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  14. sevgili Ayşe, zamanla deneye yanıla öğrenirsin, merak etme. yorumlara cevap vermen için yine yorumların altında yorum yyazın kısmına sen de yazacaksın. ben de google açtığımda izleyiciler gözükmüyor, mozilladan açınca gözüküyor.nedenini ben de bilmiyorum..

    YanıtlaSil
  15. hoşgeldin bir tutamkekik :))

    YanıtlaSil
  16. ahh ben de İstanbula her gittiğimde böyle dört dönüyorum bir o yana bir bu yana, aynı mantık ; ne kadar gezsem kârdır :)

    Kahve Dükkanı'ndan sevgiler...

    YanıtlaSil
  17. buketcim, maşallah diyorum... vakti çok güzel değerlendiriyorsun. sende benım gıbı durmayı sevmıyorsun. bıenalı ve turvakı henuz vakıt bulup gezemedım.

    sevgıler

    YanıtlaSil
  18. bu sene bienale gidemediğim için böyle postları bulmak iyi oluyor:) güzel sofralar, sanat, edebiyatla dolu bir blog, iyi ki keşfetmişim, ben de beklerim:)

    YanıtlaSil

Tasarım:Sawako Kuronuma